11 Aralık 2016

Bu kez yanılma lüksümüz yok…

Haber İçi Üst

Arabacıoğlu, Fellahoğlu, Hüdaoğlu, Sertoğlu ve Kırdağ… 7 Nisan’da yapılacak Lefkoşa Belediye Başkanlığı seçimlerinin adayları. Dördü partili, biri bağımsız. Aslında hepsi de, kamuoyunun çok yakından tanıdığı isimler. Yaklaşık bir ay boyunca gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında sıkça göreceğimiz simalar.
Lefkoşalı, yıllardır çektiği sıkıntıları yaşamamak, yine aylarca pisliğe terk edilmemek için bu kez yoğurdu üfleyerek, hem de iki kez üfleyerek yemelidir. İnanıyorum ki, hiçbir Lefkoşalı seçmen, son bir yılda yaşadığı rezaleti, bir kez daha yaşamak istemeyecektir. Bu bilince, yaşayarak varmış seçmen, iş yapabilecek, sorunlara çözüm üretebilecek bir adayı tercih etmelidir. Yok eğer, geçmişte olduğu gibi, sırf “benim partimin adayı” kriteri ile oyunu kullanırsa işte o zaman şikayet etme hakkı olmayacaktır. Lefkoşa seçmeni, önce DP’den seçilen, daha sonra UBP’ye katılıp ikinci kez ve çok daha fazla oy ile UBP’den seçilip yola devam eden Cemal Bulutoğluları’nı aklının bir köşesinde mutlaka tutmalıdır. İkinci bir Cemal vakasını yaşamak istemiyorsak, parti rozetini değil, iş yapabilme kapasitesini ve propaganda döneminde söylediklerini çok iyi okumalıyız. “Cek, caklara”,  popülizm kokan cafcaflı, kulağa hoş gelen laflara kanmamalıyız.    
Dün itibarıyla adaylar resmiyet kazandı. Kimin ne olduğunu, hangisinin Lefkoşalı için neler yapabileceğini az çok biliyoruz. Yukarıda da söyledim, adayların tümü herkesin bildiği, tanıdığı isimler…
Örneğin adaylığını ilk açıklayan DP adayı doktor Mustafa Arabacıoğlu. Yıllardır siyasetin içinde olan, temiz, dürüst birisi. Konularına vakıf, konuşmasını bilen dürüst bir siyasetçi. Gönyeli’de oturur olması, “Kazanırsam maaş almayacağım” açıklaması onun en büyük handikaplarından biri olacaktır…
CTP’nin adayı da tıpkı DP’de olduğu gibi bir milletvekili. Sevilen sayılan bir siyasetçi. Dürüst, vatandaşla diyaloğu iyi birisi. CTP içinden çıkabilecek en iyi isimlerden birisi. Kaymaklı bölgesinde sevilen ve oyu olan bir politikacı. Onun da en büyük handikabı, CTP içerisindeki kliğin gazabına uğrayabilmesi yanında, Kaymaklı oylarında Sertoğlu ile çekişecek olması…
TDP adına ise, CTP ile ortak aday çıkarma planının suya düşmesinin ardından aday gösterilen Suphi Hüdaoğlu yarışacak. Doktorluk mesleğinin yanı sıra, basına yakın, genç ve vizyon sahibi olmanın yanı sıra siyasette yeni bir yüz olması, Hüdaoğlu’nun avantajları olarak sayılabilir. Bu yarışın partiler arası bir yarışa dönüşmesi halinde, TDP’nin Lefkoşa’daki oy oranına ve Akıncı sonrası Lefkoşa’da aldığı oylara bakıldığında durum pek de iç açıcı değil…           
Ve Hasan Sertoğlu UBP adına Lefkoşa’da yarışacak isim oldu. Daha bir hafta önce, “ben aday olmayacağım” açıklamasına rağmen aday çıkması, Sertoğlu’nun hanesine ilk handikabı olarak yazıldı. Daha ilk günden sözünden caymış görüntüsü verdi. Genç, iş hayatında başarılı… Hem Küçük, hem de Eroğlu’na yakın duruş sergileyen birisi. Kulüp başkanlığı yanı sıra, son dönemde yürüttüğü ve olumlu işlere imza attığı KTFF Başkanlığı, Sertoğlu’nun avantajları olarak sayılabilir. Bölgesi Kaymaklı’da, CTP adayı Kadri Fellahoğlu ile büyük bir “kavga” verecek. Bana göre en büyük dezavantajı, Cemal başkandan sonra Lefkoşa’da UBP adayı olarak yarışacak olmasıdır…   
Yarışın en renkli ve seçimlere damgasını vuracak adayı hiç kuşkusuz bağımsız aday Arif Salih Kırdağ… Yıllardır “tek kişilik ordu” gibi. Milletvekilliği, cumhurbaşkanlığı gibi hemen her seçimde şansını deneyen Kırdağ, seçimlerin gülen yüzü olmaya tek aday. Öyle inanıyorum ki, bu seçimlerde alacağı tepki oyları ile bugüne kadar ulaşmadığı oy oranına ulaşacaktır. Önceleri küreği ile Annan Planı döneminde terazisi, şimdi ise süpürgesi ile bu seçime renk katacağından kimsenin şüphesi olmasın…
Sonuç olarak her seçimde olduğu gibi, bu seçimin de bir kazananı olacak. Kimse kazanan adayın bir yıllık sürede Lefkoşa’nın tüm sorunlarını çözmesini beklemiyor. Ancak geçen gün yine yazmıştım,
Ben düzgün işler yapılırken, aynı zamanda hesap sorulmasını bekliyorum. Tek tek. Her kim ki o harcamalara onay vermiştir, hesaba çekilmeli, cezasını da cebinden ödemelidir. Onun için dün ceza davası değil, alacak davası açılmalı demiştim. Belediyenin avukatları bunun farkını anlayacaklar. Eğer hesap sorulmazsa, bundan sonraki dönemlerde de aynı rezillikleri yaşamayacağımızın bir garantisi olmaz.

YERİN KULAĞI VAR
DEREYİ GEÇENE KADAR:                                                                                                                                   

Kurultay maskaralığı dediğimde kızarlar. Kurultaya bir kaç gün kala, onu kırmasınlar, bunu küstürmesinler, dereyi kazasız atlasınlar diye 6 adayımız var, sonra karar vereceğiz dediklerinde, ta baştan aday görülen Hasan Sertoğlu çıkmış, “Aday değilim” demişti. İşte kurultay bitti. Diğer aday dedikleri bir anda silindi, yine Sertoğlu’na teklif götürüldü. Daha bir kaç gün önce aday olmadığını söyleyen kişi de, itirazsız kabul etti. Bu maskaralık değil de nedir…
 

SERTOĞLU DİKKATLİ OLMALI:                                                                                                                       

Adaylığının ilanı tuhaf olsa da artık adaydır. Ancak bu UBP içindeki kliklerin gazabından kurtulduğu anlamına gelmez. Geçmiş belediye seçimlerinde olduğu gibi, parti içi iktidarı yıpratmak isteyenlerin kendisinin aleyhine çalışacaklarını da hesap edip, gardını ona göre almalı. Bizden hatırlatması…
DEDİKODULAR BİTMİYOR:                                                                                                                                    

Kurultay bitti ama dedikoduları daha uzun süre devam edeceğe benziyor. Son gece saf değiştirdiği iddia edilen ilçe başkanları ve Girne’de bir otelde yenen akşam yemeği. Hamitköy’deki bir yemeğe Eroğlu’nun makam aracında giden bir Bakan ve Kaşif kazandı sanarak, salonda göbek atan daire müdürleri. Ve son gece dağıtıldığı iddia edilen paralar. Öyle çok ihbar geliyor ki. Ama öyle ya da böyle bu kurultay bitti. Bunları yazmanın kimseye bir faydası olmaz bundan sonra sanırım…

BEN GÖRMEDİM:                                                                                                                                                  

UBP Kurultayı sonrası İrsen Küçük’e, Türkiye’deki siyasiler yanında birçok kutlama mesajları geldi. Ancak Cumhurun başı Eroğlu’ndan henüz bir ses veya kutlama yok. Bilmiyorum benim mi gözümden kaçtı. Ancak, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun kurultayı kazanan Küçük’ü kutlamaması, kurultay süresince tavan yapan kavganın devam edeceğinin bir işareti olarak yorumlanabilir…

DENETLER Mİ ACABA:                                                                                                                                           

Ahmet Kaşif yaptığı açıklamada, hane halkı yardım kaleminden UBP delegelerine para dağıtıldığını duyumu aldığını ve Sayıştay’ın bunu denetlemesi gerektiğini söyledi. Bunu söyleyen yine ayni partiden bir vekil. Bağımsız diye bildiğimiz sayıştay acaba bu açıklamayı ciddiye alıp denetimi gerçekleştirecek mi sizce? Yoksa kulağının üzerine yatmayı sürdürecek mi?..

UĞURAL NEDEN BEKLEDİ:                                                                                                                                           

Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Çetin Uğural, 2012 öğretmen sınavlarına başta Cumhurbaşkanı Eroğlu olmak üzere, komisyonun bazı üyeleriyle sınav müdürü tarafından organize bir şekilde müdahale edildiği gerekçesiyle yargıya başvurdu. Ancak merak edilen, bunu neden komisyonun başından ayrılmasına çok kısa bir süre kalarak yaptığıdır…
ÖLME EŞŞEĞİM ÖLME:                                                                                                                                               

Bizler sadece Meclis’in genel kurulunun toplanamamasını görüyor ve yeteri kadar üzülüyoruz. Ancak Meclis Komitelerinin durumu daha da içler acısı. Meclis’te vatandaşın çözülmeyen sorunları için başvurduğu bir “dilekçe” uygulaması ve bunların takibini yapan bir de komite var. Komitenin adı var kendi yok. 18 Şubat’ta toplanan komite, 2009-2012 arası dilekçeleri görüşmüş. Düşünün 4 yıllık konular. Tabii birçoğu zaman aşımına uğramış, ya da kendi kendine bir şekilde çözülmüş. Değerli milletvekillerimiz bir rapor yazmışlar, altına da “Yapılacak işlem olmadığı kararına varıldı” diye not düşmüşler. Sonra da gönül rahatlığıyla evlerine gitmişler…
GÖSTERMELİK: Ben de bu gece kulübü baskınlarını anlamıyorum. Bu kadınlar buraya masalarda dert dinlesinler diye mi getiriliyor. Onca mantar gibi bina bunun için mi? ya yanlarındaki otel benzeri yerler? Yüzme havuzları filan. Fuhuş yasaksa, devlet neden zührevi hastalık kontrolü yapıyor? Derdiniz ne kardeşim? Buralarda fuhuş yapılmasın diyorsanız, kapatırsınız gider. Nedir ö göstermelik operasyonlar?

ZİRVEDEKİLER
KOOP-SÜT: KOOP-SÜT devlet kaynaklarından yapılan hovardalığın kurbanı olmak üzereyken, kurtarılma şansı elde eden kurumlardan. Ama bakın orada da geçicilerle doldurulan bir kadro ve devletin çok üstünde maaşlar olduğu ortaya çıktı. Yeni yönetim de rasyonel bir anlayışla, kurumu yaşatabilmek için çalışanların haklarından kesinti yapmak yoluna gitti. Yapılanlar doğru ve güzel, başarılı olması dileğimiz…

DİPTEKİLER
Atlasjet: KTHY’nin mirasını yiyen ancak, bu mirasla da yetinmeyip daha da çok isteyen Atlasjet, batmasını engelleyen KKTC Hükümeti’ne diyetini, uçurmadığı yolcuların parasını talep ederek ödedi… Sayıştay raporuna göre Atlasjet, KTHY adına uçtuğu tarifeli seferlerde milyonlarca lira “fazla ödeme” talep etmiş. Unutmadan bunun birçoğunu da takır takır almış, bakan Saner söyledi…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil