Tosunoğlu: Koop-Süt’e gözümüz gibi bakmalıyız - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Pazartesi, Mayıs 20, 2024
KıbrısManşet

Tosunoğlu: Koop-Süt’e gözümüz gibi bakmalıyız

Demokrat Parti milletvekili Hasan Tosunoğlu, kooperatifçiliğin önemi konusunda yaptığı güncel konuşmada, halkın sorunlarının çözümü konusunda başarılı olmadıklarını kaydetti.

Vaktinde atılmayan adımlar nedeniyle sorunların çözülemediğini dile getiren Tosunoğlu, özellikle Kalkınma Bankası gibi kurumların özerk biçimde yönetilmesi gerektiğini belirtti.


“Kurumlara atama yarışı”ndan  çıkılması gerektiğini dile getiren Tosunoğlu, kooperatiflerin ve kooperatifçiliğin öneminin arttığını ve kooperatiflerin önünün açılması gerektiğini belirtti.

“Koop-Süt’e gözümüz gibi bakmalıyız” ifadelerini kullanan Tosunoğlu, ülkede levazım gibi kurumları koruyarak gerekli adımların atılması gerektiğini kaydetti.

Hasan Tosunoğlu’nun konuşması şöyle:

İster iktidar partilerinden birisine mensup olalım, istersek muhalefet…

Hiçbirimizin göz ardı edemeyeceği bir gerçek var: Siyaset kurumu olarak halkımızın sorunlarını çözebilme konusunda yeterince başarılı değiliz.

Buna bağlı olarak da halkın siyasete inancı giderek azalıyor.

Elbette bu konuda iktidar sorumluluğuna sahip partilerin kendilerini daha çok sorgulamaları gerekir.

Fakat bu, muhalefetin de kendisini sorgulaması gerektiği gerçeğini ortadan kaldırmamaktadır.

Sonuçta ortada biriken sorunlar vardır ve bunlar sadece son döneme mal edilebilecek türden sorunlar değildir.

Vaktinde atılmayan adımlar ve önlenemeyen yanlışlar bugünkü sorunların daha karmaşık bir hale gelmesinin nedenleri arasındadır.

Bugün siyasal aidiyetlerimizden bağımsız olarak hepimize önemli sorumluluklar düştüğü kanaatindeyim.

Halkımızın görevlendirdiği vekiller olarak Meclisimizi daha üretken ve sorun çözücü bir hale getirebilmeliyiz.

Bu çatı altında söylenen her söz kıymetlidir. Farklı görüşlerin, eleştirinin ve müzakerenin geliştirici bir yanı vardır. Fakat elbette uzlaşının, iş birliğinin ve birlikte iş yapma kültürünün de yüceltilmesine ihtiyaç vardır.

Halkımız diğer tüm siyasal kurumlar gibi Cumhuriyet Meclisi’ne de düşük puan veriyorsa, bu durumu değiştirmek için hepimize görevler düşmektedir.

Üretken, verimli ve iş bitirici bir Meclis, ulusal egemenlik inancının sarsılmasını önleyebilecek yegâne yoldur.

“Devlet banka ya da fabrika yönetmemeli”

Günlük siyasal çekişmelerin ve dönemsel stratejilerin ötesinde daha kapsayıcı ve bütünlüklü yaklaşımlarla hareket etmekte yarar vardır.

Bu noktada özellikle en yaygın şikayetler arasında yer alan, kurumların üzerindeki siyasal vesayetin kaldırılması konusunda el birliğiyle yapabileceğimiz şeyler olduğunu düşünüyorum.

Geçmişte görev aldığım kamu kurumlarında, hep özerkleştirme yönünde irade sergilemiş bir kişi olarak bugün de bu yönde ciddi adımlar atılması gerektiğine inanıyorum.

Örneğin Kalkınma Bankası gibi kamu kurumlarının özerk biçimde yönetilmesi gerekir. Hep söylediğim gibi devlet banka ya da fabrika yönetmemeli. Vizyon ortaya koymalı, yasalar çıkarmalı, denetlemeli.

Yapılan çeşitli araştırmalar, önemli kamu kurumlarının üzerindeki siyasi etkinin halkı rahatsız ettiğini ortaya koymaktadır. Kamuoyunda da özerkleştirme yönünde bir irade vardır.

Bu ülkede yem fabrikası ya da süt fabrikası olacaksa kooperatiflerin kontrolünde olacak. Bize düşen buraların önünü açmaktır. Bu kurumları atama yarışı yaptığımız yerler olmaktan çıkarmalıyız.

Aslında bu konuda geçmişte attığımız çok önemli ve olumlu adımlar vardır. Örneğin Koop Süt’ü 2011’de köy kooperatiflerinden oluşan bir hissedarlar topluluğuna devrettik.

Aynı şekilde Binboğa Yem Fabrikası’nı ve Kooperatif Levazım’ı özerk yapılara kavuşturan düzenlemeleri yaptık.

Bugün, bunlara benzer örnekleri çoğaltmamız gerekir. Ekonomik sorunlar, kooperatiflerin ve kooperatifleşmenin önemini hepimize anımsatmalıdır.

Hem küçük ve orta boy işletmelerimizin ve üreticilerimizin ayakta kalabilmesi hem de dar gelirli insanlarımızın alım gücünü koruyabilmesi için dayanışma kültürünün bir parçası olan kooperatiflerin önünü açmakla görevliyiz.

Kooperatifçiliğin, tabanı yönetime katmanın ve özerk yapılar oluşturmanın önemini vurgulayıp örnekleri çoğaltmamız gerektiğini anlatırken, mevcut özerk kurumlarımızın dahi siyasi çember tarafından ablukaya alınma girişiminde bulunulması hiçbirimiz için kabul edilebilir olmayacaktır.

Örneğin 13 yıl önce özerkliğine kavuşturulan ve o günden bugüne gerçek sahipleri tarafından yönetilen Koop Süt’e gözümüz gibi bakmalıyız. Bu güzide kurumumuzu 13 yıl öncesine taşıyabilecek her türlü girişime karşı sesimizi yükseltmeliyiz. Binboğa’nın, Levazım’ın özerkliğini korumayı görev bilmeliyiz.

“Her milletvekili, öncelikle aklının ve vicdanının sesine kulak vermelidir…”

Başta da belirttiğim gibi, Meclis’te hangi sıralarda oturduğumuzun bir önemi yok. Ülkedeki sorunlardan hepimize düşen paylar vardır.

Bütün bunları söylerken iktidar sorumluluğunu yadsımaya çalışmadığımı ve kendi payımıza düşen sorgulamadan kaçınmadığımızı bir kez daha ifade etme ihtiyacı hissediyorum.

Örneğin koalisyon ortağı bir partinin milletvekili olarak hükümetin Meclis’teki çalışma süreçlerine daha çok dahil olma ve atmayı düşündüğü adımlardan daha çok haberdar olma ihtiyacı içinde olduğumu açık yüreklilikle söylemekten çekinmiyorum.

Keşke Meclis’e getirilen tüm yasa tasarılarını önceden bilme noktasında olabilsek ve bu sayede çok daha fazla katkı koyma şansına kavuşabilsek…

Halkına karşı sorumluluk taşıyan her milletvekili, öncelikle aklının ve vicdanının sesine kulak vermelidir. Doğruya doğru, yanlışa yanlış deme cesaretini gösterebilmelidir.

Elbette hepimizin gözetmek zorunda olduğumuz sorumluluklarımız bulunmaktadır. Koalisyon ortağı partilerin milletvekilleri olarak bizlerin hükümet çalışmalarına daha çok katkı ve etki yapmamız gerekir.

Şüphesiz hükümetin istikrarlı bir ortamda çalışmasını temin etmek için gerekli desteği bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Buna karşın hiçbirimiz sadece matematiksel bir denklemin içine hapsedilemeyecek kadar geniş bir sorumluluk altındayız. Bu sorumluluk halkımıza karşıdır. Ben kendimi hiçbir zaman bir “sayı”dan ibaret görmedim; bundan sonra da görmeyeceğim.

İnanıyorum ki hepimizin yaklaşımı benzerdir. Bu bakımdan kooperatiflerin güçlendirilmesi ve genel anlamda kurumsal özerklik anlayışının geliştirilmesi için, iktidarıyla muhalefetiyle, birlikte yapabileceğimiz çok iş olduğunu düşünüyorum.

Bu inançla tümünüzü sevgi ve saygıyla selamlarım.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar