Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BÖLGEMİZİN BELALISI TEMMUZ

Erdoğan Özbalıkçı

Temmuz ayı sadece sıcaklarıyla meşhur değildir.   Akdeniz ve Türkiye yörelerinde , siyasal sistemi  DERİNDEN sarsan DEPREM ETKİSİNDE alt üst oluşların da  ayıdır.

15 Temmuz 1974, Kıbrıs’ın ikiye bölünmesine yol açan bir tarihtir.

Amerika, MART 1974 tte  o dönemin Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olan Makarios’tan adada askeri üs ister.

Oysa Makarios o dönemde Yunanistan’daki  AMERİKANCI askeri darbeye karşı mücadele edenlerin yanındadır. Devrilen Yunanistan Kıralını desteklemekte ve AKEL’le birlikte, Yunanistan’daki demokratik mücadele için yardım yapmaktadır.

Makarios’un Rus yanlısı AKEL ile ve BAĞLANTISIZ ÜLKE LİDERLERİYLE olan yakınlığı, Amerikan Dışişleri Bakanı Kissinger’i alabildiğine rahatsız etmektedir.

Amerika’nın yönlendirmesiyle 15 Temmuz 1974’tte  , Yunanistan  ve  Kıbrıstaki faşist EOKA B güçleriyle birlikte Makarios’a karşı bir askeri darbe yapılır.

Bu darbe sonucu  Makariyos öldürülemeden BM ye kaçar. Oradan GARANTÖR ÜLKELERE , DARBEYE KARŞI eylem çağrısı yapar.

Türkiye, GARANTİ VE İTTİFAK antlaşmasından doğan müdahale hakkını kullanarak,  20 Temmuz 1974’te adaya ÇIKARTMA  yapar.

Kıbrıs’taki 15 Temmuz , Kıbrıs’ın ikiye bölünmesini sağlayan tarihin başlangıcıdır. BU BÖLÜNME, hala devam etmektedir.

15 Temmuz 2016 da BÖLGEMİZDE olağanüstü gelişmeleri tetikleyen yeni bir darbenin tarihidir.

Bu darbe konusunda çeşitli farklı yorumlar yapılmaktadır. İktidar kanadına yakın yorumcuların bakış açısına göre, AMERİKAN YANLISI Fethullah Gülen Grubu, Tayyip Erdoğan’dan talep ettiği milletvekili sayısının sözünü alamadığı için, örgütlü bir şekilde ayaklanma yoluna gitmiştir

15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye, yakın tarihinin en uzun gecelerinden birini yaşadı.

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu bir grup asker yönetimi ele geçirmeye teşebbüs etti.

İstanbul’da tanklar köprüleri kapattı, Ankara’da meclis binası bombalandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın halkı sokağa çağırmasının ardından yaşanan olaylarda 184’ü sivil olmak üzere toplam 253 kişi hayatını kaybetti. Darbeci askerlerden de 34’ü öldü.

Türkiye’deki 15 Temmuz darbesi, Amerikan yanlısı olduğu tescilli olan Fethullah Gülen grubunun yenilgisi ve adım adım tasviyesine yol açtı. Dini örgütler devlet , okyl ve camilerde, önemli güç kaybettiler.

Bu darbenin diğer bir etkisi ise, Tayyip Erdoğan’ın gücünün her alanda artması ve Erdoğan’ın Türkiye içindeki TEK ADAM pozisyonunu güçlendirilmesidir.

Değişen dünya koşullarında 15 Temmuzların gerek Kıbrıs’taki gerekse Türkiye’deki siyasal sonuçlarını değiştirmek için  yeni politikalar gündeme getirilmektedir.

AB ve BM bu konularda önderlik yapmaktadır.

İşin en ilginç yanı ise, Erdoğan’ın Türkiye’deki iktidarını sürdürebilmesi için, AB ye ihtiyacı olmasıdır.

Erdoğan Türkiye’deki iktidarını bir müddet daha sürdürebilmek için, Kıbrıs’ta AB ve BM nin çizdiği yeni politikalara karşı çıkamamaktadır.