Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

KIBRISLILAR AB DEN GÜÇLÜ DEĞİLLER

Erdoğan Özbalıkçı

Kıbrıs sorunu ,Kıbrıslıların eline kalsa BİN YIL BİTMEZ.

Genellikle, Rumlar olsun, Türkler olsun konuşmayı pek severler. Birçok konuda fikir sahibi olmasalar bile, iddialı konuşmaktan çekinmezler.

Oysa, gerçek başkadır. Türkler olsun, Rumlar olsun tarihlerinde kendilerinin karar verip sonuçlandırdıkları hiçbir eylem yoktur.

Yakın tarihte, adanın Osmanlılardan İngilizlere kiralanmasında da gerçeklik buydu. Lozan’da adanın İngiliz’e bırakılmasında da.

1960 da  kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, bölgede esas olarak NATO güçlerinin etkisini arttırmaya yönelikti. Bu Cumhuriyetin kuruluş amacı da buydu.

Makarios’un Bağlantısız Ülkelere ve Moskova’ya göz kırpmasına dayanamayan ABD de önce Yunanistan darbesini, ardından Türkiye Harekatını kullanarak adayı fiilen ikiye böldü. Bu bölünmeyle, Kıbrıs’ın Küba gibi bir adaya dönüşmesi engellenmeye çalışıldı.

Kıbrıs’ın AB ye girişiyle birlikte, tüm ada AB ye girişi sağladı. Ancak Kuzey Kıbrıs, Türkiye AB pazarlıkları devam ettiği için, hala Türkiye’nin etkin kontrolü altındadır.

Rum tarafı, gerek Annan Planını ret edişinde, gerekse, Montana sürecinin reddinde AB kartını Türkiye’ye karşı kullanabileceğini sandı. Ancak bu politikalar başarılı olamadığı için, Kıbrıs konusunda YENİ BİR SÜREÇ başlatıldı.

Bu sürecin başarılı olması için, Türkiye’nin AB den istediklerinin önemli bir kısmını alması gerekmektedir.

Son günlerde gerek AB liderlerinin, gerekse Erdoğan’ın yakınlaşma çabaları, Kıbrıs sorununun çözüm çabalarında yeniden iyimser bir havanın doğmasını ortaya çıkartmıştır.

Gutteres’in son girişimlerinden önce, Erdoğan ile görüşmesi  ve ardından AB liderlerinin Erdoğan ile temasa geçmesi, yeni politikaların gündeme getirileceğinin habercisidir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Liderler Zirvesi için Ankara’da bulunan Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa ile Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula vonder Leyen’i, NATO Ankara Zirvesi marjındakabul etti.

Kabulde Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, her seviyede artan temasların memnuniyet verdiğini, Türkiye’nin beklentisinin Avrupa Birliği üyelik sürecinin canlandırılması olduğunu, bunun için ilgili mekanizmaların harekete geçirilmesinin ve gerekli toplantıların başlatılmasının beklendiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yıllardır Avrupa Birliği’ne aday ve Gümrük Birliği’ne üye olduğunu, atılan adımlar sayesinde Avrupa’da önemli bir üretim merkezi hâline geldiğimizi, ekonomilerimizin entegre yapısının Avrupa’nın dünyaya karşı rekabet gücünü artırdığını, AB’nin ticaret ve yatırımlar konusunda yapmayı düşündüğü düzenlemelerin Türkiye’yi de kapsamasının doğal olarak beklendiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa’nın güvenliğine katkı sunmak için girişimde bulunduğunu, NATO müttefiklik hukukuna uygun adımlar beklediğimizi ifade etti.

Erdoğan’ın bu söylemlerinin ve isteklerinin arasında Kıbrıs sorunu konusunda PAZARLIK YAPILMADIĞINI DÜŞÜNMEK SAFLIKTIR.

Yeni dönemde bu pazarlıkların, Kıbrıslıları dikkate almadan YAPILACAKLARINI GÖRECEĞİZ