İNSANIN SEKİZ DÖNEMİ –I - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Perşembe, Mayıs 30, 2024
EğitimYaşam

İNSANIN SEKİZ DÖNEMİ –I

Nilgün Sarp

Erikson’un psikososyal gelişim teorisi, bireylerin yaşamları boyunca nasıl büyüdüklerini ve geliştiklerini anlamak için iyi bir çerçevedir. Her dönem bir zorluk veya krizle karakterize edilir. Bu çatışmaların başarıyla çözülmesinin, bir sonraki aşamaya geçmek için önemli olduğu ancak çözülemeyen çatışmaların da sonraki dönemlerde çözülebileceğini artık biliyoruz.

Bu dönemleri tekrar hatırlarsak;


  1. Temel Güvene Karşı Güvensizlik (0-18 ay),
  2. Özerkliğe Karşı Utanç ve Şüphe (18 ay-3 yaş),
  3. Girişimciliğe Karşı Suçluluk Duygusu(3-6 yaş),
  4. Çalışkanlığa Karşı Yetersizlik Duygusu(6-11 yaş),
  5. Kimlik Kazanmaya Karşı Kimlik Karmaşası (12-21 yaş)
  6. Yakınlığa Karşı Yalıtılmışlık (Yalnızlık) (21-30 yaş)
  7. Üretkenliğe Karşı Verimsizlik(Durgunluk)(30-65 yaş)
  8. Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk (65 yaş ve sonrası)

Tüm dönemlerin bir yazıda paylaşılması mümkün olamayacağı için bu yazıda 1. Dönemin özelliklerini inceleyerek başlayalım.

1.Temel Güvene Karşı Güvensizlik (0-18 ay),

Bebekler ilk yıl tamamıyla etrafındaki bireylere bağımlıdır. Bu bağımlılığın giderilme tarzına göre ya temel güven duygusu kazanır ya da güvensizlik geliştirirler. Erikson, kişiliğin ve kimlik duygusunun temel yapısının bu döneme ait olduğunu ifade eder. Yani temel güven duygusu, diğer kişilere inanabileceğimiz, güvenebileceğimiz, yardım alabileceğimiz, diğer kişilere bağlanabileceğimiz, bizimle ilgili diğerlerinin olumlu duygularını hissetmek gibi, olumlu duygu ve düşüncelerin temelini oluşturur.

Bebeğin “alıcı” oluşu, annenin veya bebeğe bakan kişinin “verici” oluşu, bebeğin bilişsel dünyasında annenin devamlılığı ve anne-bebek arasındaki bu tutarlılık çocukta güven duygusunu başlatır. Bu davranışların eksiliği ya da yokluğunda güvensizlik gelişir, diğer kişilere karşı olumlu duygu ve düşüncelerin oluşumu engellenir ya da sınırlanır.

Bebekte güven oluşumunu gösteren ilk gösterge, ağlama davranışı göstermeden annesinin görünen ortamdan bir süreliğine uzaklaşmasına katlanabilmesidir.

Bebeklik döneminde güvenin başarılı bir şekilde gelişmesi, kişinin yetişkin yaşamında daha olumlu bir bakış açısına sahip olmasına, özsaygının gelişmesine ve sağlıklı ilişkiler kurmasına yardımcı olabilir.

Çocuğa istikrarsız bakım, ihmal, kötü muamele, ayrılık sorunları veya aşırı koruma ise çocuğu dünyaya güvensiz hale getirebilir.

Bu nedenle bebeklik döneminde sevgi ve ilgi gösterilmesi, onun ihtiyaçlarının zamanında giderilmesi, ağladıklarında şefkat gösterilmesi, yetişkinlerle iletişim kurması, seslerin, ışığın, sıcaklığın, soğukluğun ve dokunmanın algılanması yoluyla çevre ile temas etmesi gibi davranışlar kişilik oluşumunda önemlidir.

Erikson, temel güvenin dünyada oluşturulması sorununu çözmede annenin önemli rolüne işaret eder. Bu aşamadaki temel kriz veya zorluk, güven duygusunun geliştirilmesidir.

Bu aşamanın sorusu “Çevremdeki insanlara güvenebilir miyim?”

Yukarıda kısaca bahsettiğim özelliklerle ilgili somut örnekler vermek gerekirse;

Düzenli Bakım ve İlgilenme: Bir bebek, ihtiyacı olduğunda düzenli olarak beslenir, altını kirlettiğinde temizlenir ve ağladığında sakinleştirilirse, bakıcılarına ve çevresine güvenmeyi öğrenir. Bu tutarlı bakım, çevredeki dünyaya güven duygusu ve kendine güvenin gelişmesine katkıda bulunur.

Uzun Süreli Ağlama ve Rahatlatmanın Olmaması: Rahatlatma veya ilgi gösterilmeden uzun süre ağlayan bir bebek, ebeveynlerine ve dünyaya karşı güven eksikliği yaşayabilir. Kendilerini desteklenmemiş ve önemsiz hissedebilirler, bu da gelecekteki yaşamını etkileyebilir.

Tepkilerde Tutarlılığın Olmaması: Ebeveynlerin tutarsız veya öngörülemeyen tepkileri, bir ilgili, bir ilgisiz davranma, bebekte güvensizlik duygusu oluşturabilir. Gelecekte ihtiyaçlarının karşılanmasından endişe duyabilirler.

Düzenli Sevgi Gösterisi: Düzenli kucaklamalar, uyuturken ninni söylemek gibi sevgi gösterileri, bebeklerin kendilerini derinden sevildiklerini ve güvende olduklarını hissetmelerine yardımcı olur, bu da büyüdükçe daha sevgi dolu ve dışa dönük kişiliklere yol açar.

İhmal veya Reddedilme: Bakıcıları tarafından ihmal edilen veya reddedilen bebekler, yakın ilişkiler kurma becerilerine güvensizlik duyabilirler, bu da bilinmeyen durumlardan korkma, girişimde bulunamama, çekinme, risk alamama ve geri çekilme davranışlarına yol açabilir.

Olumlu Pekiştirme: Bebekle bakıcıları arasında güven duygusunu geliştirmeye yardımcı olmak için olumlu davranışlar ve etkileşimler desteklenmelidir. Örneğin, bakıcılar bir bebeğin gülümsemesine olumlu yanıt verdiğinde, çıkardığı seslere cevap verdiğinde, bebek dünyanın güvenli ve emniyetli bir yer olduğu fikrini pekiştirir.

Yapılan çalışmalarda, bebeklik döneminde güven geliştiren çocukların genellikle hayata ve ilişkilere dair olumlu bir bakış açısına sahip oldukları, arkadaşlık ilişkilerinde daha güvende hissettikleri ve sağlıklı bağlar kurma eğiliminde oldukları saptanmıştır. Ayrıca, güven ile büyütülen bebekler, kendilerinin sevildiğini ve değer verildiğini anlar, bu duygu gelecekte özgüvene ve yeteneklerine olan inancın artmasına yol açar.

Bebeklik döneminde güven geliştirememe, çocuğun psikolojik ve duygusal gelişimi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir, bu da gelecekte kaygı, depresyon ve hatta saldırganlık gibi sorunlara yol açabilir, çocuklarda kaygı ve korku gelişebilir, aşırı derecede bakıcılarına bağlı ve bağımlı hale gelebilirler.  Ayrıca düzenli ve duyarlı bakım almamış bebeklerin duygularını düzenlemede zorluk çekmeleri, duygusal patlamalara veya duygusal ifade eksikliğine yol açabileceği de bilinmektedir.

Bebeklikte güven geliştiremeyen yetişkinler, kişisel ve mesleki ilişkilerinde güven sorunlarıyla karşılaşabilirler, diğer insanlara güvenmekte zorlanabilirler veya terk edilme korkusu yaşayabilirler. Eğer bir kişi güven eksikliği yaşarsa, yetişkin hayatında anlamlı ilişkiler kurmakta zorlanabilir.

Özetle, bebeklikte güven geliştirememenin, bir çocuğun duygusal ve psikolojik sağlığı üzerinde önemli ve uzun süreli sonuçları olabilir. Bu nedenle bebeklik dönemindeki güven ve güvensizlik aşaması herhangi bir bebek için kritik aşama olarak tanımlanır, dünyaya ve bakıcılara güven duygusunun kurulması, sonraki aşamalarda sağlıklı bir gelişim için temel oluşturur.

Kaynak:

Erikson, E. H. (1963). Childhood and society. London: Vintage Digital.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar