08 Aralık 2016

Bir tüzük, bir simge…

Haber İçi Üst

Başbakan Sibel Siber’le göreve gelmeden önceki son görüşmemiz, Genç TV’nin kuruluş resepsiyonunda olmuştu. Meclis’te gıda güvenliği konusundaki ısrarlı çabaları için kendisini kutlayan bir yazımdan söz etmiştik. O günlerde öylesine umutsuzdu ki, “Ne kadar uğraşırsak uğraşalım, bir şeyleri sonuca götüremiyoruz” demiş, hatta aday olmamayı düşündüğünü bile söylemişti.

O görüşmeden birkaç gün sonra erken seçim kararı, ardından güvensizlik oylaması derken, Sayın Siber kendini Başbakan olarak buldu.

Yapacağı işlerin başında gıda güvenliğinin geleceğini biliyordum. İki aylık bir hükümette elinden ne geliyorsa yapacaktı. Nitekim de öyle oldu.

Dün açıklanan Bakanlar Kurulu kararları arasında, “Gıda Güvenliği Tüzüğü” de vardı. “Ne güzel” dedim kendi kendime. Yıllar yılı toplum sağlığı için bir çaba göster, sonunda birden eline o sihirli değnek geçsin ve düşündüklerini hayata geçir.

İyi adayları, dürüst adayları, konularının uzmanı adayları seçelim derken kastettiğimiz bu işte. Tüm partilerde sabırlı, çalışkan, uzman, üreten vizyon sahibi kişilerin milletvekili olduklarını gözünüzün önüne getirin. Sayın Siber bir örnek. Listelere baktığımda, gerçekten dört dörtlük bir Meclis çıkarabileceğimizi düşünüyorum. İster karma kullanın, ister partinize mühür vurun, ama tercih yapın. Tüm partilerde, kaliteli bir Meclis profili ortaya çıkarabilecek kadar potansiyelimiz var. Nasıl mı yapacağız; milletvekilliğini statü sahibi olmak için isteyen, kürsüye bile çıkmayan, komitelere katkı yapmayan, hiçbir konuda fikir üretmeyen, buna rağmen yeniden aday olanı mimleyip, geçit vermemekle…

Hangi parti iktidara gelirse gelsin, o dürüst, o çalışkan kadro, eğer iktidarda da, muhalefette de çoğunlukta olursa, halkın yararına, doğruluğu kesin olan  icraatlar yapacaktır. Ama bundan da ötesi, böyle bir ortamda milletvekilliğini çıkar için yapanlar bir kenara itilecek, kendiliğinden deşifre olacaktır…

 

YERİN KULAĞI VAR

BAŞKANLAR DİKKAT:                                                                                                                                                Neredeyse tüm partilerde taban, 28 Temmuz seçimlerinde partisinin kazanması için çalışırken, iç hesaplaşmaları da bu sürecin içine dahil etmeyi ihmal etmiyor. İlk sıralarda yer alan parti başkanlarının, tercih oylarla gerilere düşürüleceği ve seçim sonrası başkanlıklarının tartışılacağı iddia ediliyor. Yine aynı iddiaya göre, en az parti 3 başkanıyla ilgili böyle bir senaryo yazıldığı da belirtiliyor…

BELEDİYELER YASASI DEĞİŞMEK ZORUNDA:                                                                                                        Yeni gelecek olan hükümetin önünde acil bekleyen birçok yasa olacak, orası kesin. Ancak bu önceliklerin arasında Belediyeler Yasası’nın değiştirilmesi de olmalı. Lefkoşa’da yasal boşluklardan yararlanmanın, yasayı hiçe saymanın cezasını vatandaş ödedi.  Başkan’a da, üyelere de tek bir yaptırım uygulamak mümkün olmadı.  Geçelim…  Adam yıllar yılı belediye meclisini toplamadı, yandaşlarıyla karar aldı, yürüdü, ne yapılabildi? Hiç. Çoğu çalışanların sosyal haklarını yatırmadı, yatırmıyor, hovardaca harcamalar nedeniyle birçoğu bu ay maaş ödeyemedi, çalışanın hakkı yenmeye devam ediliyor… Adalet? Ara ki bulasın. Öyle bir yasa değişikliği getirilmeli ki, kişisel olarak da sorumlu tutulabilsinler. Hem onlar, hem de denetimlerini yapmayan İçişleri Bakanları… Başka yolu yok…

TDP’NİN ŞİKAYETİ YOK Kİ:                                                                                                                                       AKP’ye yakınlığını her fırsatta öne çıkaran TDP adayı Fatma Solmaz, kendisinin sosyal medyada eleştirildiğini, oysa partisinden hiçbir tepki gelmediğini söylemiş. E, gelmez tabii, neden aday çıkarıldığını bir düşünse, anlayacak. TDP,  AKP’yle köprü kurmak için bundan iyi fırsat bulamazdı. Sosyal medyada eleştirenler de, TDP’nin bunca zamandır savunduğu “ilke”lerini hatırlatmak istemiş olabilirler mi acaba..?

TALAYKURT TÜRKİYE BASININDA:                                                                                                                        Dün İhlas Haber Ajansı’nın geçtiği bir haber, Türkiye basınının belli bir kesiminde geniş yer buldu. Haber özetle şöyle; “Halil Talaykurt, İskele kasabası Kaymakamlığı’nda müfettiş olduğu dönemde, Yedikonuk köyünde yapımı devam eden cami inşaatını mühürlemeye kalkmıştı… Söz konusu müfettiş bugün bölge halkının karşısına Demokrat Parti (DP)’den milletvekili adayı olarak çıktı… Bölge halkının tepkisiyle karşılaştı. Köy halkı, ‘Bu müfettişken camimizi mühürlemeye kalktı. Milletvekili olsa kim bilir bize neler yapar?’ dedi”.  Gerçekten ilginç bir haberdi…

YETKİLİLER GÖREVE:                                                                                                                                                  2009 seçimlerinde bazı oyların para karşılığı satın alındığını iddia edip, “ben de oy satın aldım” diyerek gündem olan DP-UG Başkanı Serdar Denktaş, bu kez de “Elçilik mensubu” olduğunu iddia eden bazı kişilerin vatandaşlara, kendisi ve partisiyle ilgili karalayıcı sözler söylediğini ifade ediyor. Eğer gerçekten böyle bir olay varsa hemen araştırılmalı ve bu iddiaların muhatapları teşhir edilmelidir. Temiz toplum ve temiz siyaset istiyorsak, bu tür demokrasi dışı eylemlere en sert tepkiyi toplum olarak koymak zorundayız…

UBP İÇİNDEKİ BRÜTÜSLER:                                                                                                                                     UBP’den DP’ye geçenlerin yönlendirdiği bazı kişilerin, partinin içini karıştırmaya yönelik hareket içine oldukları duyumları geliyor. Lefkoşa’ya yakın bir köyümüze giden ve kendilerini UBP gençlik kolları olarak tanıtan bir takım kişilerin, UBP adayı 4 ismin sandıkta bırakılması için faaliyet yaptıkları iddia ediliyor.

İDDİA EDİYORUM:                                                                                                                                                      Dün gazetelerde CTP’nin yaptırdığı anket sonuçları yayınlandı. Her seçim bu tür anketler yayınlanır. Özellikle de son yıllarda yapılan anketlerin, doğruluk ve tarafsızlığı tartışılır hale gelse bile, yine de bu anketleri tartışmaya devam ediyoruz. CTP’nin yaptırdığı ankette CTP uzak ara önde görünüyor. Adım kadar eminim, önümüzdeki günlerde diğer partiler de, kendi yaptırdıkları ve yine kendilerinin önde olduğunu gösteren anket sonuçları yayınlayacaklar. Anketlerde bile olsa, birinci parti çıkmanın psikolojik etkisini yaşamak güzel bir duygu olsa gerek…

ZİRVEDEKİLER

Sosyal Sigortalar: Sigortalılar dünden itibaren yatırımlarına ve kişisel bilgilerine “ssd.gov.ct.tr” adresli web sitesinden ulaşabilecekler. Aslında çok düşündüm, kutlanması gereken kurum mu, yoksa bakanlık mı. Neden derseniz, böyle bir web sitesinin hazırlanması, bir aydan kısa bir sürede olmadı herhalde. Bence hazırlık vardı, ancak birinin o niyeti taşıyıp, düğmeye basması gerekiyordu.  Ne isterse olsun, sonuçta halkın beklediği icraatlar bunlardır. O vizyon, o niyet olduktan sonra o kadar kolay ki… 

 

DİPTEKİLER
Lefkoşa Yine Pislik İçinde: Lefkoşa Belediyesi’nin temizlik biriminde bir sorun var herhalde.  Çöp atıkları, yol kenarları, insan boyuna ulaşan otlarla Lefkoşa, KKTC’nin en bakımsız yerleşim birimi şu anda. Yolları süpüren, otları temizleyen ekipler ortada yoklar.  Sayın Fellahoğlu’nun maddi sorunları çözme gayretlerini izliyoruz, iyi niyetini de biliyoruz, ancak ekiplerin verimli çalışmasını da sağlaması gerekiyor. Bu arada boş arsalarını pislik içinde bırakanları cezalandırabilecek yetkiye de sahip. İş çöp kutularını boşaltmakla bitmiyor…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil