İNSANIN SEKİZ DÖNEMİ-IV - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Salı, Mayıs 28, 2024
Çocuk SağlığıKıbrısSağlık

İNSANIN SEKİZ DÖNEMİ-IV

Nilgün Sarp

Erik Erikson’un gelişim kuramında “Çalışkanlığa Karşı Aşağılık Duygusu” aşaması, 6 – 12 yaş arasındaki çocukların karşılaştığı temel gelişim görevlerinden biridir. İlköğretim dönemine denk gelen bu dönemde çocukların, çeşitli becerileri öğrenme, başkalarıyla işbirliği yapma ve başarı hissini deneyimleme, kişisel yeteneklerini geliştirme ve yetişkin rollerine hazırlanma gibi önemli yaşantıları olur. Çocuk bu yaşlarda istekli bir şekilde ve hemen öğrenme konusunda hiçbir zaman olmadığı kadar hazırdır. Okul yaşamı sosyal yaşamını genişletir, öğretmen ve arkadaşlarının önemi artar, ebeveynlerinin etkisi azalış gösterir. Ancak bu süreçte yaşanan zorluklar ve başarısızlıklar, çocuklarda “aşağılık duygusu” olarak nitelendirebileceğimiz olumsuz duyguları tetikleyebilir. Bu çelişkiler, çocukların gelişimlerinde belirli soruları sormalarına neden olabilir.

Bu evrede çocukların kendilerine sorusu;


“İnsanlar ve varlıklarda oluşan bu dünyada hayatta kalabilir miyim?”

Bu döneme özgü bazı özellikler;

Üretkenlik İsteği: Çocuklar, çeşitli becerileri geliştirmeye ve yeni şeyler öğrenmeye karşı büyük bir istek duyarlar. Okulda, spor etkinliklerinde, sanatta veya diğer alanlarda kendilerini ifade etmek için çaba harcarlar. Bu çabalarında geçmiş başarıların gelecekteki başarılar üzerindeki etkisi konusunda “Geçmişte başarılı olduğum şeyler gelecekteki başarılarımı belirler mi, yoksa her zaman yeni şeyler denemeli miyim?” sorularını ele alırlar.

Çocuk bu dönemde, bir önceki döneminden daha fazla görev paylaşımı, disiplin ve bir şeyleri yapabilme duygusundadır, dolayısıyla diğer çocukları bir şeyler yapmaya zorlamak ya da kızdırmak yerine, planlı ve yapıcı bir paylaşım duygusuyla, onlarla birlikte bir şeyler yapmak ister.

Başarı Hissi: Çocuklar, başarılı olduklarında veya belirli bir beceri konusunda ustalaştıklarında kendileriyle gurur duyarlar. Başarı hissi, özgüvenlerini artırır ve kendi yeteneklerine olan güvenlerini pekiştirir.

Bir önceki dönemdeki çocuğun enerjisi öğrenme ve yapma eğilimindedir,  taklit ve kıyaslama daha çok yetişkinlere yöneliktir. Ayrıca enerjisini akranlarına yönlendirmeye başlar. Çocuk akranları arasında en iyisi olmak ister ve enerjisini okuldaki akranları ve sosyal çevresini tanıma ve bu ilişkilerde başarılı olma amacıyla kullanılır.

Çocuk başarı/başarısızlık dengesini sorgularken, “Başarılı olduğumda kendimi iyi hissediyorum, ama başarısız olduğumda kendimi değersiz mi hissetmeliyim?” diye düşünür.

Bu dönem, kişinin ileriki hayatındaki çalışkanlığı ve çalışmaya karşı geliştirdiği tutumların temelidir, çocuk ya çalışkan olma duygusunu kazanacak ya da yaptığı şeylerin farkına varılmadığında, yeterince ödüllendirilmediğinde veya engellendiğinde bu duyguyu kazanamayacaktır. Başarısız olduğu her deneyiminden sonra yetersizlik, aşağılık duyguları geliştirecektir. Çocuk çalışkanlık duygusunu  yaparak, yaşayarak, ödüllendirilerek, onaylanarak geliştirir. Evde becerileri desteklenmemiş bir çocuk, duyarlı bir öğretmenin çabalarıyla yeniden başarı duygusunu geliştirebilir. Bu nedenle çocukta başarı veya aşağılık duygusu geliştirmesi yalnızca ailede değil, başka yetişkinlerin davranış ve tepkilerine de bağlıdır.

Sosyal İlişkiler: Çocuklar, bu dönemde arkadaşlarıyla olan ilişkilerini daha derinleştirir ve işbirliği yaparlar, kendi cinsleriyle beraber olmaktan hoşlanırlar. Sosyal becerilerini grup projelerinde yer almak, takım sporları oynamak gibi aktivitelerde yer alarak geliştirirler. Özellikle grup çalışmaları, paylaşılan hedeflere ulaşmak için işbirliği yapmayı öğrenmelerine olanak tanır.

Aileleri veya öğretmenleri tarafından etkinlikle bulunma çabaları desteklenen ve sonucunda övülen çocukların bir işi başarma, becerikli olma duygusu geliştirecektir. Çocuğun gerçekleştirdiği etkinlikler çevresi tarafından ortalığı dağıtma veya yaramazlık olarak görülüp desteklenmediğinde ise çocuk aşağılık duygusu geliştirebilir ve başarılı olma konusunda şüphe duyabilir.

Toplumsal istek ve beklentilerde, “Ailem, öğretmenlerim veya arkadaşlarım ne istiyor ve bunu yapmak için ne kadar çaba harcamalıyım?” sorgulaması yaparlar.

Bağımsızlık ve Sorumluluk: Çocuklar, bu dönemde kendi sorumluluklarını üstlenmeye başlarlar. Okulda, evde ve sosyal ortamlarda kendilerine verilen görevleri yerine getirme ve bağımsızlık kazanma konusunda adımlar atarlar.

Bağımsızlık ve bağlılık arasındaki dengenin kurulmasında, “Kendi başıma hareket etmeli miyim, yoksa bir gruba dahil olmalı mıyım? Kendi başıma karar vermeli miyim yoksa başkalarının isteklerini takip etmeli miyim?” sorularını düşünürler.

Yeteneklerini Keşfetme: Çocuk, bu dönemde çeşitli alanlarda yeteneklerini keşfetmeye başlarlar. Sanat, müzik, spor, matematik gibi alanlarda kendilerini deneyerek kendi güçlü yönlerini ve ilgi alanlarını belirlerler. Yetenek ve çaba arasındaki ilişkide “Bir konuda yetenekli olduğumda mı, yoksa çok çalıştığımda mı başarılı olurum?” çelişkisini sorgular.

Çocuklar, başarısız olduklarında veya eleştirildiklerinde aşağılık duygusu yaşayabilirler. Bu duygu, özgüvenlerini zedeleyebilir ve motivasyonlarını azaltabilir. Kendi kendine eleştiride, “Eleştiri, beni geliştirmek için mi yoksa aşağılık hissetmemi sağlamak için mi yapılır?” sorgulaması yaparlar.

Başarıya odaklı bir toplum olarak ve gelecek yaşam başarılarının temelini oluşturan bu dönem için 6-12 yaş çocuğu olan ailelere öneriler;

Olumlu Geri Bildirimler Verin: Çocuğunuzun başarılarını ve çabalarını takdir edin. Onların küçük başarılarına odaklanarak kendilerine güvenmelerini sağlayın. Çocuğunuzun hatalarını ve başarısızlıklarını eleştirmeden kabul edin. Onlara hatalarından öğrenme fırsatları olduğunu öğretin ve cesaretlendirin.

Destekleyici Ortamlar Yaratın: Çocuğunuzun ilgi alanlarına ve yeteneklerine uygun aktiviteler ve ortamlar oluşturun. Onların hobilerini destekleyin ve ilgi gösterin.

Çocuğunuza güvenlerini ve kendine saygılarını artıracak aktivitelerde bulunmaları için fırsatlar sağlayın. Kendilerine güvenmelerini ve sınırları keşfetmelerini teşvik edin.

Empati Gösterin: Çocuğunuzun duygularını anlamaya çalışın ve onları desteklemek için yanlarında olduğunuzu gösterin. Onların duygularını ifade etmelerine ve paylaşmalarına izin verin. Çocuğunuzla samimi ve açık iletişim kurun, duygularını, endişelerini ve başarılarını paylaşmaları için güvenli bir ortam sağlayın.

Model Olun: Kendinizin de başarıları ve başarısızlıklarıyla başa çıkma şeklinizi göstererek çocuğunuza örnek olun. Onlara, herkesin zaman zaman zorluklarla karşılaştığını ve bu zorlukları aşmanın yollarını öğrenmenin normal olduğunu gösterin.

Kaynak

Erikson, E. H. (1963). Childhood and society. London: Vintage Digital.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar