KıbrısManşetRöportaj

Uludağ: İhtiyacımız olan çevreci ve ucuz enerjidir




Türkiye’de enerji sektöründe üst düzey yöneticilik ve yönetim kurulu üyeliği yapan enerji uzmanı Serhat Uludağ Havadis’in sorularını yanıtladı. İşte detaylar:

Soru: Kamuoyunun sizi daha yakından tanıması için bize kendinizi anlatır mısınız ?

 

Lefkoşa’da doğdum, Türk Maarif Koleji’ni bitirdikten sonra ABD devlet bursu ile ABD’de Elektrik Mühendisliği dalında, Ekonomi yan dalı ile üniversite eğitimimi tamamladım. İşletme konusunda yüksek lisans yaptım. Üniversite yıllarında yenilenebilir enerjiye ilgi duyarak üniversitedeki güneş enerjili otomobil projesine katıldım. Türkiye’de enerji sektöründe 15 yıl boyunca gerek fosil gerek yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi, bu alanlarda proje geliştirme ve yatırımı, doğal gaz ve elektrik satışı ve ticareti konularında yerli ve yabancı şirketlerde üst düzey yöneticilik ve yönetim kurulu üyeliği yaptım. Türkiye ve dünyada enerji konusunda birçok derneğin üyeliği yanında, Türkiye’deki Enerji Ticareti Derneği’nin kurucu üyelerindenim. Yine Türkiye’de kurulmuş olan Kıbrıslı İş İnsanları ve Profesyonelleri Derneği’nin (KIBİSAD) kurucu üyesi ve yönetim kurulu üyesiyim. Evli ve iki çocuk babasıyım.

 

Soru: Dünyada enerji sektöründe köklü değişiklikler olurken, Kuzey Kıbrıs’ın enerjideki sorunlar sizce nelerdir?

 

Enerji, 20. yüzyılda her ekonominin ve yaşamın en önemli unsuru haline geldi. Bu nedenle, enerjinin öncelikle kesintisiz, kaliteli, uygun maliyetli, çevreci ve erişilebilir olması gerekiyor. Gelişen enerji üretim, dağıtım ve tüketim teknolojileri, bu hedeflere ulaşabilmek için geleneksel yöntemleri devamlı olarak gözden geçirmeyi gerektiriyor. Yirmi yıl önce geçerli olan tercihler, bugün tamamen geçersiz olabiliyor.

Kuzey Kıbrıs’ın, doğal kaynakları kısıtlı bir ada ülkesi olarak enerjideki tercihleri ana kara ülkelerine göre daha az. Örneğin, akarsuların olmaması önemli bir enerji kaynağı olan hidroelektrik santrallerini imkansız kılıyor. Rüzgar gücü ve istikrarının yetersiz olması, rüzgar santrali yatırımını verimsiz kılıyor. Güneş enerjisi konusunda ise Kıbrıs fazlasıyla şanslı. Bu konuda önemli bir yol katedildi. Güneş enerjisinde kurulu güç 70 MW seviyesine ulaştı. Verilen izinlerle birlikte bu rakamın daha da artması bekleniyor. Kıbrıs’ın bir turizm ve hizmet sektörü adası olması temiz teknolojilerin kullanılmasını daha da önemli hale getiriyor.

Ancak, tek başına güneş enerjisinin az önce başta belirttiğim şartları yerine getirmesi mümkün değil, en azından şimdiki teknoloji ve maliyetlerle. Hali hazırda kullanılmakta olan fuel-oil yakıtlı santraller ülkenin ana elektrik kaynağını sağlıyor, ancak çevre kirliliği ve maliyetler çözülmesi gereken önemli bir konu. Dolayısı ile Kuzey Kıbrıs’ta varolan teknolojilerle ileriye doğru gidilemeyeceği açık. Kesintisiz, kaliteli, düşük maliyetli ve çevre dostu enerji için hızlı bir şekilde devlet stratejisinin belirlenmesi ve uygulanması gerekiyor.

 

Soru: Çevreci, kesintisiz, kaliteli ve düşük maliyetli enerji için ne yapılması gerekir?

 

Öncelikle, yenilenebilir enerji kaynaklarındaki maliyet düşüşünden yararlanarak, güneş enerjisi yatırımlarına şebeke dengesi izin verdiği sürece devam edilmelidir. Güneş enerjisinin yeterli olmadığı, hiç olmadığı veya çok dalgalandığı zamanlarda şebekenin sürekliliği için kilit önemde olan kurulu santrallerimizin günün şartlarına göre revize edilmesi gerekmektedir. Yapılan birçok çalışma, doğal gazın burada en doğru seçenek olduğunu göstermektedir. Fuel-oil ile çalışan varolan santrallerimizin doğal gazla çalışabilecek şekilde yenilenmeleri, hem maliyet azaltımı sağlayacaktır, hem de çevre kirliliğini önemli derecede azaltacaktır. Yapılan çalışmaların ortaya koyduğu rakamlara göre, son 10 yılda elektrik üretiminde doğal gaz kullanılsaydı, santrallerimizin doğal gaza dönüşüm maliyeti dahil yaklaşık 500 milyon ABD $ tasarruf edilecekti. Bu da elektrik üretim maliyetinde yaklaşık %30 azalma anlamına geliyor. Diğer yandan, ABD Çevre Dairesi’nin yayınladığı verilere göre, salınan 1 ton karbondioksit doğaya, tarıma, insan sağlığına ve turizme yaptığı olumsuz etkilerle yılda 40 ABD $ toplumsal zarara neden olmaktadır. Doğal gaz kullanımı ile çevre konusunda da önemli bir avantaj sağlamak mümkün. Fuel-oil ve dizel yakıtlarla elde edilen her kilovat-saat elektrik enerjisi 0.778 kg karbondioksit eşdeğeri sera gazı salmakta iken, doğal gazla elde edilen her kilovat-saat elektrik enerjisi 0.443 kg sera gazı salmaktadır. Bu da kilovat-saat başına 0.335 kg daha az sera gazı, ve KKTC için yılda 23 milyon ABD $ daha az çevre etkisi demek olacak. Aynı zamanda fuel-oil’in yakılması ile ortaya çıkan sülfür oksit, doğalgazın sayesinde oluşmayacak.

Uluslararası Enerji Ajansı, yenilenebilir enerji çağına geçişte doğal gazın son derece kilit bir rol üstlendiğini belirtmektedir. Hem alternatiflerine göre daha temiz bir fosil yakıt, hem de şebekenin ihtiyacı olan esnek üretimi sağlayabilecek bir yakıt.

Soru: Başka ne gibi alternatifler değerlendirilebilir?

Kuzey Kıbrıs bildiğiniz gibi halen Güney Kıbrıs’la elektrik şebekelerini canlı olarak bağlamış, enterkonnekte bağlantı kurmuştur. Bu bağlantı, iki şebekenin yönetimini kolaylaştırmıştır ve şebeke dengesini olumsuz etkilemeden kurulabilecek yenilenebilir enerji oranının artmasına izin vermiştir. Aynı şekilde bir bağlantının Türkiye ile de kurulması Kuzey Kıbrıs şebekesinin dengesi ve arz güvenliğini önemli derecede iyileştirecektir. Diğer önemli bir konu da enerji verimliliği: Kıbrıs ne yazık ki enerji verimliliği konusunda çok geride kalınmıştır. Enerji verimliliği mevzuatının acil olarak bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve uygulanması için uluslararası finans imkanlarından yararlanılması gerekmektedir. Kıbrıs’ta enerji verimliliğinin yaygın bir şekilde uygulanması, enerji ithalatı ihtiyacını ve enerji üretiminin çevre etkisini tahminen %30 civarında azaltacaktır. Aynı işi daha az enerji ile yapmayı sağlayan enerji verimliliği, işletmelerimizi daha rekabetçi hale getirirken, verimlilik projesi uygulama, danışmanlık ve finansman alanlarında birçok yeni iş kolu oluşacaktır, istihdam artacaktır.

 

Soru: Son olarak ne söylemek istersiniz?

Dünya doğal gaz rezervlerinin yaklaşık %60’ı Kıbrıs’ın yakınındaki Asya, Ortadoğu ülkelerinde bulunuyor. Boru hatlarına ek olarak, doğal gaz sıvılaştırılarak (LNG) artık dünyanın dört bir köşesine ulaşabilmektedir. LNG ticaretinin ve teknolojilerinin de gelişmesi ile birlikte doğal gaz, adalar için oldukça uygun ve adalarda genellikle kullanılan fuel-oil’e göre daha temiz bir çözüm sunmaktadır. Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesinde bulunan doğal gaz rezervleri de uluslararası piyasalara satış yapma ihtiyacı olmadan iki toplum işbirliği ile adanın her iki kısmında kullanılabilir. Kuzey Kıbrıs yenilenebilir, temiz ve ucuz enerji geleceğini kurgularken doğal gazın sunduğu fırsatlardan yararlanmalıdır.

 







Başa dön tuşu