09 Aralık 2016

Lapta hız kesmiyor

Haber İçi Üst

Süper Lig’in birinci devresinde; zirveye oynayan K. Kaymaklı, Çetinkaya ve Yenicami, özellikle Cihangir, Mağusa Türk Gücü, Doğan Türk Birliği ve Lefke takımlarının “bekleneni” verememeleri nedeniyle, önemli puan farkı ile diğerlerinden koptular ve “üst kattakiler” “kendi liglerinde” oynamaya başladılar. Bu arada Göçmenköy’ün “makus talihi” de belirlenince geriye, “17 puanlı” Türk Ocağı’nın “beşinci sırada”, “12 puanlı” Gençlik Gücü’nün de, “on üçüncü” konumda “alt kattakilerden” oluşan “play-out ligi” kaldı. Ancak alt kattaki takımlar arasındaki puan farkının “azlığı”, takımların ikinci devrede oynadıkları karşılaşmalarda aldıkları bir-iki galibiyet veya mağlubiyet ile play-out sıralamasının “çorbaya” dönmesine neden oldu. Ayrıca, “bire-bir” rakip olmaları nedeniyle birbirleriyle oynadıkları karşılaşmaların altı puan değerine ve diğer takımları da ilgilendiren boyutta oluşu karşılaşmaların, “olmak veya olmamak” havasında oynanmasına neden oldu.  Nitekim, karşılaşmanın taşıdığı önemin yanı sıra, bir yerde de bölge derbisi konumunda olan Lapta-Türk Ocağı karşılaşması, kağıt üzerinde böylesine “hayati” bir karşılaşma idi. Ve Lapta, evinde ağırladığı Türk Ocağı’nı, Prince ve Ahmet Coşkun’un attığı goller ile 2-0 yendi.

Her ne kadar ülkemizde “ev sahibi” avantajından, gerek “saha” ve gerekse “taraftar” desteği bakımından yararlanılmıyor ve taraftar da karşılaşmayı “tiyatro” seyreder gibi izliyorsa da, yine de her iki takım, içinde bulundukları konum itibariyle oyuna süratli girdi. Başlangıçta oyuna hakim gibi gözüken Lapta, gezgin Ahmet Coşkun’un desteğindeki Prince ve Yusuf Kaygusuz’la Ocak kalesine gelmeye başladı. Bir de buna, sahanın yıldızı konumunda olan Dennis’in yanı sıra, Tufan ve M. Arnavut ‘tan oluşan ikinci bölge elemanları eşlik edince, Lapta’nın baskısı iyice hissedilir oldu. İstekli olan Türk Ocağı, ileride bıraktığı Ercan ve Gouiffe’ye atılan kontra toplarla neticeye gitmek istediler. Aslında, her iki takımın oynadığı oyunda “kalite” olmamasına rağmen, karşılıklı ataklara dayalı oyun anlayışları, “heyecan katsayısının” artmasına neden oldu. Ve maç her geçen dakika, “denk kuvvetlerin” karşılaşması şekline büründü. Ancak final paslarındaki isabetsizlik, takımların mücadelelerini skora yansıtmalarını engelledi. Nitekim ilk devrede iyi oynadığı iddia edilemeyecek Lapta’nın golü organize ataktan değil, kaleci Ali’nin şahsi hatasından kaynaklandı. Ayrıca, Mustafa Avcı’nın duran top kullanımından vurduğu top direkten döndü. Ocak adına ise, Gouffe’nin altı pasta oluşan “karamboldan” kaçırdığı bir gol fırsatı var. Maç boyunca da o kadar.
İkinci devreye de takımlar, ilk bölümdeki anlayışla başladılar. Ne var ki Lapta bu defa “organize” bir ataktan ikinci golü kazandı. Ve bir de Emrah, Ahmet Coşkun’a “bilinçli” tekme atıp takımını 10 kişi bırakınca, Türk Ocağı’nın “gardı düştü” ve Lapta oyunun “şeklen” hakimi gözüktü. Ancak yine de Lapta “beklenen” oyunu sergileyemedi ve üstelik cesaretlenen Türk Ocağı, ilk devrede olduğu gibi, bu bölümde de “korkusuzca” Lapta’nın üzerine gitmeye başladı. Hele bir de Yusuf Kaygusuz ve Dennis, “kasıtlı elle oynama” nedeniyle çift sarı karttan kırmızıyı görünce, Ocağın baskısı iyice arttı. Ancak, bunu skora yansıtacak zamanı ve “becerisi” yoktu. Sonuçta, Lapta vasatın üstünde oynadı ve hakkıyla kazandı. Türk Ocağı ise, yaptığı mücadele ile ligde “direneceği” işaretini verdi.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil