11 Aralık 2016

Kıbrıs doğal gazı, hem zenginlik hem de bela

Haber İçi Üst

Kıbrıs’ta doğal gaz çalışmalarının başlamasıyla birlikte, Kıbrıs  sorununa ENERJİ  konusu  da yoğun bir şekilde girdi.
Kıbrıs sorununun özünde, soğuk savaş dönemindeki Orta Doğu’yu kontrol isteği yatmaktaydı. Orta Doğu’nun Enerji Kaynakları’nı kontrolde, Kıbrıs uzun bir sure belirleyici rol oynadı.
Kıbrıs’ta bulunan İngiliz üsleri, bölgedeki en önemli dinleme tesisleridir.
  İngiliz üsleri, dinleme tesislerinin yanı sıra, Orta Doğu’ya yapılacak müdahalelerde, İngiliz Hava Kuvvetleri’nin en önemli üssü olacak şekilde yapılmıştı.
Şimdi, Kıbrıs gazının çıkartılması gündeme gelince, Kıbrıs artık farklı pazarlıkların içinde yer alacak.
Batı Avrupa ve Türkiye, doğal gaz ihtiyacının büyük bir bölümünü Rusya’dan  sağlamak zorundadırlar.
Ukrayna- Rusya gaz sürtüşmelerinde, Batı daima çok zor duruma düşmektedir.
Batı Avrupa, Rusya’ya aşırı gaz bağımlılığının, ekonomisi için büyük bir tehdit oluşturduğunun farkındadır. Avrupa bu nedenle gaz ithalatını değişik ülkelerden sağlamak istemektedir. Rusya’ya aşırı enerji bağımlılığı, Batı’nın en zayıf noktalarından birisidir.
Amerika da, gerek Batı Avrupa’nın, gerekse Türkiye’nin, Rusya’ya aşırı GAZ  BAĞIMLILIĞI’ndan rahatsızdır.
Batı ve Amerika’nın Kıbrıs Sorununa bakışı, Doğu Akdeniz’deki gaz yataklarının bulunmasından sonra, çok farklılaşmıştır.
Doğu Akdeniz’de bulunan doğal gaz kaynaklarının İsrail ve Kıbrıs tarafından değerlendirilmesi, BATI için yeni alternatifler yaratmaktadır. Bu ise AKDENİZ bölgesindeki tüm dengeleri derinden etkileyecektir.
Batı Avrupa, Türkiye üzerinden gelecek boru hatlarıyla, gaz alım merkezlerini çeşitlendirip, gazla ilgili maliyeti düşürmeyi hedeflemektedir.

Türkiye, geçen yıl enerjiye 60,1 milyar dolar ödedi. IMF’ye göre bu rakam 2017 yılında 70 milyar doları geçecek.

TÜİK verilerinden yapılan derlemeye göre, geçen yıl yaklaşık 237 milyar dolarlık ithalatın yapıldığı Türkiye’de, bunun yaklaşık 4’te biri, 60,1 milyar doları enerji için ödendi.

Böylece Türkiye’nin enerji faturası 2012 yılında 2011 yılında gerçekleşen 54,1 milyar dolarlık rakama kıyasla yüzde 11,1 artmış oldu. Bu rakamların içinde en büyük rakamı, DOĞAL GAZ ithalatı almaktadır.
Türkiye gittikçe artan gaz bağımlılığını azaltmak için, alternatif olarak, NÜKLEER ENERJİ santrallerine yönelmektedir. Ancak bu santrallerin maliyeti ve taşıdığı tehlike, birçok çevreci grubun tepkisini çekmektedir.
Öte yandan, Kıbrıs Gazı’nın bir an önce paraya dönüştürülmesi, Kıbrıs Rumlarının ekonomik çıkmazdan kurtulmalarında tek çıkış yoludur.
Bu gazın müşterileri ise şimdiden hazırdır. Bunlar Türkiye ve Batı Avrupa’dır.
Türkiye ve Kıbrıs arasına döşenmekte olan SU BORULARININ, su taşımanın yanı sıra, petrol ve gaz taşımasında kullanılıp kullanılamayacağını araştıran bir TEKNOLOJİ UYGULAMASI olduğunu mutlaka dikkate almalıyız.
Bir yıl içerisinde DUBA SİSTEMİ’yle döşenecek su borularının başarılı olması durumunda, aynı sistemle GAZ ve petrol borularının da hızla döşenmesi gündeme gelecektir.
Eylül veya ekim ayında başlaması düşünülen Kıbrıs görüşmelerinin, artık Rum-Türk sorunu olarak değil, bir GAZ sorunu haline dönüşeceğini unutmamalıyız.
Gaz ve enerji sorunu haline dönüşen Kıbrıs sorununda, son sözü, Türkiye, Yunanistan, İngiltere, diğer Batılı ülkeler, özellikle Almanya ve Amerika söyleyecektir.
Kıbrıslılar, kangren hale gelen Kıbrıs sorununu devamlı ileriye ötelemede, şimdiye kadar başarılı oldular. Ancak artık bu sürecin sonuna gelinmiştir.
Ekim-şubat ayları arasındaki zamanda, Kıbrıs tarihi yeniden ve Batılı ülkelerin istediği şekilde yazılacaktır.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil