En Üst

23 Kasım 2017

Lefkoşa Belediye borçları ve halka yüklenen vergilerin sınırları

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

Geçenlerde basına yansıyan haberlerde, Lefkoşa Belediyesi’nin 30 Nisan 2010 tarihinde, bir finans şirketinden aldığı 10 milyon sterlin borca karşılık, bu sürede 11.5 milyon sterlin ödenmesine ve 720 bin sterlin ana para borç kalmasına rağmen, 4.5 milyon faiz birikimi olduğu iddiasıyla tarafların görüşmeleri, vardı. Belediye avukatının, 3 küsur yılda yapılan toplam 11 milyon sterlinlik ödemelere rağmen, alınan borç faizinin 4.5 milyon sterline ulaştığı beyanatı, ürkütücü bir durumu ortaya koymaktadır.
Nasıl bir sözleşme sonucu hesaplanmıştır ki 3 yıl önce % 9 faizle alınan 10 milyon sterlin ana para, tümüne yakın ödendiği halde, 4.5 milyon sterlin faiz birikmiştir. Kanaatimce ödeme ve faiz uygulamalarıyla bu sonuca nasıl varıldığının, tablo halinde kamuoyuyla paylaşılması şeffaflık adına gereklidir. Bu rakam şu veya bu şekilde halkın cebinden çıkacağı için, halkı direk ilgilendirmekte ve kuşkuların giderilmesi için, yararlıdır. Yetki var mıydı yok muydu, yasal mı değil mi tartışmalarının muğlaklığı da ayrı bir konu.
Bir de sosyal sigorta, ihtiyat sandığı ve gelir vergisi kesintisi yapıldığı halde ve borçlar bu amaçla alındığı halde, ilgili yerlere yatırımlar yapılmayarak başka amaçlarla kullanılması ve alacaklı fon yetkililerinin de yıllarca buna ses çıkarmaması, ciddi bir devlet uygulamasında mümkün değildir. Ancak maalesef bu uygulamalar birçok belediye kurum ve kuruluşlarda son yılların modası haline geldi. Aslında devletin tüm kurumlarının ivedilikle bu hakların yerine getirilmesi konusunda bir takvim ve program belirleyerek, kesin çözüme ulaştırması ve yasaların verdiği sorumlulukları uygulamayanlara yaptırım getirmesi ile ciddi bir yükümlülük olduğunu hissettirmesi gerekir.
Hem bankalarda hem de ikili sözleşmelerde fahiş faiz giderlerine karşı, TL’de ayrı, dövizde ayrı, anaparaya bağlı olarak tavan ölçü konması kaçınılmazdır. Bu tavan 2000 yılına kadar vardı. 1983 ve 1987’de Merkez Bankası Yasaları ile Merkez Bankası’na verilen yasal yetki ile o dönemlerde, Merkez Bankası’nca alınan kararlarla, faiz ne olursa olsun, 4 katı ile sınırlandırılmış ve 2000 yılına kadar sürmüştür. 2000 yılında ise, maalesef bu sınır hükümetlerin oluruyla 9 katına çıkarılmış, akabinde 2001’de ise sınır tamamen kaldırılmış ve kaosa dönüşmüştür. Uzun zamandan beri gündemde olduğu halde ve bu kararlar alınırken hükümetlerin onayı olduğu halde, yapılan bu hata 3-5 paragraflık bir yasa ile düzeltilememiştir. Bu konuyu çok defalar detaylı şekilde yazılarımla vurgulamıştım. Şimdi yeni bir yasanın yürürlüğe gireceği haberleri gündemdedir. Açılan bir yaraya neşter vurulmuş olacaktır. Devletin, Anayasamıza göre halkı koruyuculuk görevi çerçevesinde, bu anomali süratle giderilmelidir. Bugüne kadar Yüksek Mahkeme’nin de aldığı karar doğrultusunda 7-8 yıldan beri geçirilemeyen yeni bir yasanın, yeni Meclis çalışmalarıyla yürürlüğe girerek, fahiş artışların frenlenmesi herkes tarafından beklenen bir husustur. Ekonomik ve mali konularda sürat çok önemlidir. Aksi halde hem anlamsızlaşır hem de kangrenleşir.
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri izlersek, dünyanın ekonomik ve mali gidişatına paralel olarak sürekli olarak, nerede ise her gün yeni koşullar ve mevzuatlar geliştirmektedirler. Değişen dünya ekonomik koşullarına göre kendilerini adeta günlük adapte etmektedirler. Bizde her konuda yıllar, hatta 8- 10 yıl sarf edeceksek vay halimize.
Lefkoşa belediyesinin borçları da, şeffaflık gereği detaylarıyla açıklanmalıdır. Bu borçların ödenmesinde halkın bir suçu olmamasına rağmen sonuçta, halktan alınan vergilerle karşılanmaktadır. Bu güne kadar yüklenen gerekli gereksiz ağır vergilerle, hesapsız kitapsız alınan borçların ve yapıldığı defalarca ilan edilen gereksiz harcamaların karşılığı halka ödettirilmektedir.
Tabii ki Belediye’nin yeni Başkanı K. Fellahoğlu’nu bu olanlardan tenzih etmek isterim, çünkü bu borçların ve harcamaların daha önce alınmış ve yapılmış olduğunu bilmeyen de yoktur. Ancak hak ve adaleti sağlayacak makamların, bu fahiş harcamalara bir kontrol getirmeye ve çare bulmaya çabalarken, bu borçları ödeyecek Lefkoşa halkının hesaplarla ilgili sarih olarak aydınlatılması ve daha fazla harçlarla halka yüklenilmemesi gerektiği de yaygın bir kanaattir.
Bir taraftan belediyelerin artan hizmet bedelleri bir taraftan devletin de kaç yıllardan beri dolaylı vergilere gittikçe daha da asılması, halkın genelinin donan gelirini ve geçimini zorlaştırmaktadır. Esasen halkımız dolaylı vergilerden, bu güne kadar yüklenen elektrik ve su faturalarından, akaryakıt ve yiyecek gibi temel günlük hayatını direk etkileyen madde ve kalemlere para yetiştiremez hale gelmiştir. Herkesi direk etkileyen elektrik, su, telefon, akaryakıt, gaz, araba ruhsatları, harç ve fonlara yüklenilmesi, hayatı gittikçe pahalılaştırmakta, maliyetleri de yükseltmektedir.
Öte yandan GSMH’da her yıl büyüme rakamları çıkmaktadır. Enflasyon ise son 5 yılda açıklanan ve düşük yansıtıldığı yönünde tenkit edilen rakamlara göre, 2009- 2013 Eylül, toplam % 33.69 oranındadır. Halkın satın alma gücü, bu oranda düşmüştür.
Dolayısıyla yeni Hükümetin öncelikli programında, maliyetleri düşürmek yanında, dolaylı vergi ve harçlara daha fazla yüklenilmemesi ve kayıt dışılıkla mücadeleye ağırlık verilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Gelir dağılımında adalet, sosyal huzur ve olumlu beklentiler, ekonomik hedeflerin gerçekleştirilmesine ve açılıma daha çok yardımcı olur.

Yazar Hakkında

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis