Teamül haline getirdiğimce fakat bu kez yazmayı canımın hiç çekmediği “Pazar Sohbetime” bir zımba vurarak atlayacaktım ki zaten artık günlük yazılarımızda da yaptığımız nedir diye...
Koronavirüsle cebelleşirken sanki tam zamanıymış gibi dünkü yazımda, “toprağa dönelim” dedimdi.. Ne ilgi ne de zamanlama yönünden uygun bir “konu” olmadığını biliyordum. Pekala ama bu...
Doğrusu hepimiz de çok şaşkınız. Çünkü kimilerine göre Koranavirüs kimilerine göre “Kovid 19” salgını, hayatlarımızı kökünden etkiledi ve zorla değiştirdi! İnsan için en zor olandır...
Yarım asırlık bir gazetecilik serüvenimden sonra, “eskiliğimin” son demlerinde kendimi, anlayıp uyum sağlamakta çok zorlandığım “dijital çağın” yeniliklerinde bulmam; her halde benim gibi kuşağımızı da...
“Deniz kendinden korkanlar için korkunçtur.” Fakat “korkunun da ecele faydası yoktur!..” Koranavirüs salgını üzerine düşünce praktisi yaparken elbet söylenip önerilecek hatta benim gibi geriye bakıp,...
(Nalına mıhına da vursam da) itiraf edeyim: Uğruna seçim kampanyaları yürütülen, kıyasıya kavgalar kopartılan, dostu düşman, düşmanı dost haline getiren… Hiçbir siyasi parti; bugünkü Koalisyon...
Geçen gün yazımı hazırlamak için notlarımı alırken özellikle “Ekonomik tedbirler Paketiyle” büyük eleştirilere neden olan Sn. Başbakan Tatar’ın “çaresizlikle acının” feryat ettiği şu açıklamasını, ayni...
KÖŞEMDEN: “Nerden çıktı bu virüs” derken, sürekli aldığı canlarla dünyaya korku salmaya devam ediyor! Üstelik “tedbir” olarak da sadece tek bir şans bırakıyor:...
KÖŞEMDEN: Her vesileyle “Devleti” konuşup anıyorsak “varlığını” kendi varlığımızda hissetmemizden olmalıdır.. Mesela ben, sık sık “Devletten” söz ederim. Olmasaydı “millet” de olmazdı...