Köşe Yazarları

ZATİ SUNGUR’U HATIRLADIK



KÖŞEMDEN:                                                     

      Çocukluğumda Türkiye’den şarkıcılar türkücüler, tuluat tiyatrolarıyla en ciddisinden tiyatro grupları gelirler,   Lefkoşa ve  Mağusa’da konserler verir eserlerini sahnlerlerdi.

Doğrusu çok eğlenirdik. Henüz Rum Türk kapışması da başlamadıydı.  Mağusa’ya gelen bu sanatçılar çoğunlukta konleriyle gösterilerini  Maraş’ta yeni inşa edilen yazlık Olimpia sinemasında  verirlerdi. Sonraları Mağusa surlar içinde Lozan Palas sineması açılınca “kumpanyalar”   orada  sahne almaya başladılardı.

Kış aylarında gelen olursa Maraş’taki kışlık İrion ile Hacıhambi sinemasında buluşurlardı seyircileriyle..                                 VE işte o yıllardan  bir gün o dünyaca ünlü İlizyonist  Zati Sungur da uğradıydı Mağusa’ya.  Yaptığı numaraları izlerken şaşkınlıktan şaşkınlığa düşerdik. Mesela bir kapalı tahta sandığa  kapattığı kızı ortasından bıçkı ile keser fakat bakardınız kız dipdiri seyircilere öpücükler yollamakta… Yada bazı seyircileri sahneye çağırır kollarındaki saatler kaybeder, “nereye gitti” derken, Zati Sungur kaybolan saatleri sahiplerinin ceplerinden çıkartırdı…

Şimdi denecek ki nerden çıktı bu Zati Sungur hatırası. Aşağıda anlatayım:

***

GÜNÜ KURTARMAK TELAŞI!               Dünkü yazımda,  “Tatar Koalisyon Hükümeti  bizi elli yıl geriye, Paşalar dönemine götürdü” dediğim “Ekonomik Önlemler Paketini” açıkladıydı.        Şöyle bir üstünkörü bakışla üzerinden geçerken, “Allah dedimdi yarın kıyametler kopacak!”

Ve koptu! Kim ne dedi neleri niçin eleştirdi gibilerinden soru suale hiç de gerek yoktu, bizzat   Devletin tepesindeki Sn. Cumhurbaşkanı Akıncı bile   “Hükümetin ekonomik önlemler paketini üç kelimeyle özetlerken şöyle dediydi:  “Sosyal Adaletten yoksun!”                                                                 ÖTE yandan, “toplumun tüm KamuKurum ve Kuruluşları, Sosyal Sigortalar Dairesi ve Kamu kaynağı kullanan Tüm Kuruluşlar tarafından yapılan her türlü maaş ödemelerinde…” Diyerek başlayan “Ekonomik Önlemler Paketi” Sn. Cumhurbaşkanının yanı sıra, UBP çevrelerinden bile olumsuz tepki görürken, tüm toplum katlarında aforoz edildi!        BENSE bu “paketten” tek bir şey anladım. Vakti zamanında “okus pokusla” insanları kesip doğrayan, saatlerini kaybettirip sonra bulan   Zati Sungur, tutun  ki taş çatlasa bir sinema dolusu insanın gözlerini bağlıyordu! Oysa Tatar Başbakanlığındaki Koalisyon Hükümeti 350 bin kişinin gözünü bağlamaya çalıştı!

Kaldı ki “Ekonomik Önlemler Paketi” sadece 3 aylık bir süreyi kapsıyor.  Eğer bu üç ay içinde Koronavirüs defolup gitmez, şimdilerde artma eğilimi gösteren ölüm vakaları devam eder ve sonunda olay bazı bölgelerde veya tümden sokağa çıkma yasağına kadar varırsa; bu alınan “mali önlemlerin” de tırnak kadar kıymeti kalmayacaktır hatta zararından ve açacağı yaralardan başka!

DOĞRUSU bugüne kadar Kıbrıs Türk halkı  böylesi bir “olayla” hiç karşılamadıydı. Evet salgın hastalıklar vardı ama “bugünkü anlamda “ekonomi ve sosyal hayat ile teknoloji, dijital gelişmelerle bunlara sıradan insanların bile sahip olabilmesi gibilerinden gelişimle olanaklar yoktu… Tutun ki “ölmek” de Allah’ın emriydi!

Fakat bugün, artık o geçmişin kaderci toplumu yoktur. Dolayısıyla insanları virüs belasından kurtarma” iddiasında alınan ve insanları kaderlerine rızaya, yada Hükümete güven duymaya dayandırılan    tedbirler; sosyoekonomik yıkımı getirmekten başka bir işe yaramayacaktır.                                          Kaldı ki Hükümetin o “sosyoekonomik yıkımı getirmesin diye aldığı artı tedbirler  de doğrusu beterin beteri olacaktır!

BİR de konuyla ilgili şu hatırlatmayı yapayım:        Gene toplumsal konsensüs oluşturamadık! Köşemi okuyanlar bileceklerdir. Bir süre ısrarla “Hükümetin ve  Cumhurbaşkanlığının ayrı gayrı “tedbirler için kendi “Ekonomik Kurullarını” oluşturmalarına takmış, böylesi kritik dönemlerde ulusal birlikteliğe ihtiyacımız varken nedir bu ikilem diye serzenişte bulunmuştum.

Nitekim şimdi görüyoruz “Devletin tepesindeki iki büyük “üst makamın” bu ayrı gayrılığı  hiç olmaması gerektiği halde ayni zamanda “karşılıklı eleştiriler” nedeniyle sorun haline geldi!

HÜKÜMETİN  aldığı tedbirlere gelince: Türkiye’yi Tv.’lerde Gazetelerinde  izlemeye çalışıyorum. 80 milyonluk ülkede tek sorun “koronavirüsü bertaraf edecek tedbirler.”

Nitekim ana muhalefet partisi Başkanı Kılıçtaroğlu sosyoekonomik konulardaki görüşlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletmek ihtiyacını duyduğunda  “12 maddeden oluşan önlemler paketini sundu Erdoğan’a”

Bize bakıyorum 350 bin kişilik toplumuz ama  Hükümet şu 33 maddelik “önlemler  paketiyle”  Zati Sungur’un  bile  okus pokusuyla beceremeyeceği bir beceride ve bir gecede, insanları “fukara yapıp aciz durumlara düşürdü!”

Bütün tedbirler “insanların evlerinde kapalı otururlarken açlıktan ölmeyecek kadarıyla gıda satın alabilecekleri paranın sahibi olabilmeleri için “eldeki tüm bütçenin” mevkilere, niteliklere göre paylaştırılması oldu!

YA korona Virüs ne olacak? Öğrencilerin yarım kalmış eğitimleri?  Kepenkleri açılmayan dükkânlar mağazalar? Yarım kalmış inşaatlar? Kimbilir artık kaç yıl sonra anca gelecek turistler? Üniversiteler! Hatta tarım, hayvancılık, sütçülük sektörleri? Mayna eden ithalatla ihracat? Vesaire…

Neyse bari günü kurtaralım!

 

 

 

 

 

 

 

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı