Köşe Yazarları

TOPRAĞA DÖNMEDEN KAZANAMAYACAĞIZ!



Doğrusu hepimiz de çok şaşkınız. Çünkü kimilerine göre Koranavirüs kimilerine göre “Kovid 19” salgını,  hayatlarımızı kökünden etkiledi ve zorla değiştirdi!

İnsan için en zor olandır böylesi değişimler.. Çünkü bizden istenen yaşam alışkanlıklarıyla emişip karakteristik yapımızı oluşturan “bedeni ve beyinsel” fonksiyonlarımızdan ödün vermemizdir..

Kolay değildir. Nitekim bazı tanıdık dostlarım “keşke ölseydim” diyebilecek yakınmalarda bulunuyorlar usandım diyerek! Teselli etmekte zorlanıyorum çünkü bu virüs “kurşunlu bombalı, tanklı tüfekli savaşlar” gibi insan hayatına yeni heyecanlar katmıyor..

Alabildiğine sessiz, sinsi, ve kalleş! Nerede ne zaman nasıl size de bulaşacağını bilemezsiniz! Bu nedenle dehşetli korkutuyor da…

NE var ki “korkunun gerçekten de ecele faydasının olmadığı” bir virüstür sözünü ettiğim..

Neyse ki nüfusumuza oranla fazla olsa da Güneyi Kuzeyi ile bugüne kadar olayı az kayıplarla götürüyoruz.. İnşallah yeni “bundan sonra da yeni olaylarla karşılaşmayız..”

***

BUGÜN nerden söz edecektim bilir misiniz? Dün de ucundan vurguladığım hani şu narenciye dalında, süt ellerde kaldı falan dedimdi ya?

Az süre sonra öğrendik ki günlük üretilen 100 bin litre süt Türkiye’de kaşar peyniri imalatında kullanacak. Yani süt üreticilerimiz mağdur olmayacaklar.(Haberi Tarım Bakanı Dursun Oğuz değil, Başbakan Tatar duyurdu millete! Olur o kadar! Virüs’e inat Cumhurbaşkanlığı seçimine de hazırlık sürerken, propaganda mekanizmaları elbet Başbakanın çarkını çevirecek.. Ha! Eğer sütler kalsaydı ellerde “Tarım Bakanı gittiydi güme!” Darısı dalında kalan narenciyede! Ve gelelim işte bunlarla ilgili asıl soruna:

***

YILLARDIR beni okuyanlar bilirler. “Çoğu zaman bilgimin görgümün de sınırları aşan bir ukalalıkla “tarım sektörünü” köşeme taşırım. İnanırım ki “eğer toprağa tırnaklarımızı geçirmezsek (rahmetlik İsmet Kotak’ın sürekli tekrarladığı laftı) bu ülkede hayır yüzü görmemiz mümkün olmayacak..

Buna karşın yıllar yılıdır da  turizmi “ekonominin lokomotifi” olarak lanse ettik..

Dikkatinizi çekerim: Tam “başardık falan diyecektik alın size Koronavirüs denen felaketi! Ne turist kaldı dolayısıyla ne turizm! Ne casinolar kaldı ne bir gecede on tane şarkı söyleyip yarım milyonu cebe atan şarkıcılarla türkücüler! (Ha bir gün yeniden işlerine dönerler başka konu!)

Bu vesile ile öğrendik ama: “Demek ki böylesi virüs dalgalarında Turizm sektörü ayvayı yiyebiliyormuş!”

FAKAT: Dalındaki portakalı ile Narenciyesi, hayvancılığın sütü hellimiyle, peyniri, yoğurdu… Toprağında sebzesi ile zeytini, harubu ile enginarı tütünü, patatesiyle meyvesi, arılarıyla balı…

Ta atalarımızdan bugünlere kadar milli servetimiz olarak kalıcılıklarıyla bizimledirler, bundan sonra da bizimle beraber olacaklar… Hem de hep “vermek için!..”

NE var ki gördük işte. Yılda üç milyon litre süt üretiyoruz ama bu sütü anca Türkiye’de değerlendirebiliyoruz.

Oysa asıl büyük olay o sütü KKTC’de değerlendirip ihraç etmektir.. İşte KKTC o zaman kazanacak o zaman, büyüyecek dolayısıyla kendi ayakları üzerinde o zaman duracaktır!

Bu soruna yarın da devam etmek istiyorum.

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı