05 Aralık 2016

SÜRPRİZLERE HAZIR OLUN

Haber İçi Üst

 

Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın Yunanistan Başbakanı Samaras ile yaptığı 3 saatlik görüşme İstanbul basınına terör yönüyle yansıdı.
Erdoğan, Samaras’tan Lavrion Mülteci Kampı’nı kapamasını ve suç işleyenlerin Türkiye’ye iade edilmesini istemiş.
PKK ve Kürt sorununun gündemde olduğu bugünlerde görüşmenin terör kısmının medyanın ilgisini çekmesi normal olabilir.
Başka bir yazının konusudur ama Türkiye bu belalardan kurtulmak için ciddi adımlar atıyor.
Kürt sorununda bu kadar riski göğüsleyen bir Başbakan elbette Yunanistan’daki sorunlu noktaların ortadan kaldırılmasını isteyecek.
Fakat görüşmenin sıklet noktası yani görüşmede ele alınan ağırlıklı konu terör değildi.
Yine İstanbul medyasına yansıyan haberlerin detayında iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi (ki batmış durumda olan Yunanistan’ın buna çok ihtiyacı var) ile Kıbrıs sorunu iki liderin terörden daha fazla zaman ayırdıkları konular oldu.
Başbakan Erdoğan görüşme sonrası yaptığı açıklamada 2003 dönemi profili çizdi ve bu sorundan kurtulmak için gereken adımları atmaya hazır olduğunu söyledi.
Erdoğan’ın bu açıklamasının ardından Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun bugünkü Havadis’in manşetine yansıyan açıklaması tamamlayıcı ya da bütünleyici oldu.
Davutoğlu, Kıbrıs sorununun çözülmesi gerektiği şeklindeki temennilerin ötesine geçti, başkanlığa yeni seçilen Anastasiadis ile ilgili olumlu ifadeler kullandı ve Anastasiadis’in bir şans olabileceğini belirtti.
Bugüne kadar içinde alay etmeyi de barındıran çatışmacı bir üslup kullanılıyordu.
Rum Yönetimleri de bu üsluptan nemalanıyordu.
“Türkiye’ye kafa tutan, Türkiye ile çatışan kahramanlar” imajıyla Rum toplumunun onayını almaya çalışıyorlardı.
Davutoğlu’nun söyledikleri bu ezberi bozacak türdendir.
Anastasiadis’in ilk etapta ortaya koydukları da öyle.
Şu bir gerçektir:
Kıbrıs sorununun çözümü Türkiye’ye dayak atılarak sağlanmaz. Rum liderliği ve Rum toplumu ikna edilmeden de Kıbrıs sorunu çözülmez.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun sergilediği tutum iknaya uygun bir tutumdur.
Ve devamının artarak gelmesi gerekir.

      ***

Ankara Büromuzun açılışında aslında bu konuları Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile uzun uzun konuşmuştuk.
Beşir Atalay, Kürt sorununun çözüm çalışmalarının gizli mimarıdır.
Kıbrıs’a olan ilgisi malumdur.
Görüşmede Kıbrıs Türk Kültür Derneği Başkanı Ahmet Göksan da vardı.
Ve Beşir Atalay’a şöyle bir soru yöneltmişti:
“Kürt sorunu ile Kıbrıs sorununun çözümünün aynı döneme denk düşmesi bir tesadüf müdür?”
Toplantının son bölümünde ve Beşir Atalay’ın ayrılacağı anda olduğu için bu sorunun yanıtını alamadık.
Ama öncesi Beşir Atalay Kıbrıs sorunuyla ilgili uzun uzun konuşmuş ve bu sorunun mutlaka çözülmesi gerektiği üzerinde durmuştu.
Hatta “Rum tarafındaki Başkanlık seçiminden sonra sürprizlere hazır olun” bile demişti.
Şimdi galiba sürpriz zamanıdır.
Ya da ezber bozma zamanı.
Kürt sorunu, Kıbrıs sorunu artık kimsenin kaldırmak istemediği bir ağırlığa dönüştü.
Bu ağırlıklardan kurtulmanın zamanı çoktan geçti…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam