03 Aralık 2016

Orta Çağ demokrasisi terk edilmeli

Haber İçi Üst

İlkokul 1’den itibaren öğrencilere birtakım değerler öğretmeye çalışılmakta. Söz konusu değerleri benimsemeleri istenmekte. Bunların başında gelen de “demokrasi”dir. Hani Eski Yunan’da halkın (demos) egemenliği (kratos) anlamına gelen demokrasi. Gerçek demokrasinin de hep halkın egemenliği olduğu öğretilmekte ancak uygulamaya ne kadar yansıdığı tartışmalı bir konu. Öğrencilerle bu konu derinlemesine tartışılmamakta.
Cumhuriyet bir rejim, demokrasi ise cumhuriyetin uygulanış şekillerinden biri. Çeşit çeşit cumhuriyetler mevcut: demokratik cumhuriyetin yanında, dini cumhuriyet, oligarşik cumhuriyet ve sosyalist cumhuriyet biçimleri de mevcut*.
Ancak en önemli sorun demokrasinin araçlarında. Demokrasi araçlarıysa: parlamento, siyasi partiler, anayasa, sivil toplum örgütleri, kolluk kuvvetleridir (ordu, polis).
Demokrasilerde en büyük tehlike “çoğunluğun” yönetimidir. Buralarda bu konu yeni kuşaklarla pek tartışılmaz. Sosyal yapı içerisinde de göz ardı edilmekte. Gerçek demokraside halkın oybirliği ile kendi kendisini yönetmesi esası vardır. Ancak bu durum ütobik bir kavram. O nedenle daha çok ‘çoğunlukçu demokrasi’ denen bir demokrasi buralarda hakim.
Çoğunluğun hak ve çıkarlarının korunduğu bir demokrasi anlayışı, ne yazık ki. Bu demokrasi biçimi milli iradeyi değil,  çoğunluk iradesini temsil etmekte. Halkın bir bölümü seçimlere katılmamış, geriye kalan seçmenler arasından ortaya çıkan ‘çoğunluğun’ iradesi. Diğer taraftan KKTC’nin demografik yapısı gibi unsurlar da bunda çok önemli. Demografik yapıdaki seçmenin ne kadar bilinçli? Çoğunluk gücünden, manipülasyondan ve yaptırımlardan etkilenme düzeyleri ne durumda acaba?
Demokrasilerde böylesi bir çoğunluğun parlamentoda oluşturdukları yapıyı kötüye kullanmaması için, toplum sözleşmesi ismiyle de anılan “anayasa” ile yetkileri kısıtlanmaya çalışılır. Peki KKTC anayasası ne durumda? Gerçek demokrasinin yaşam bulmasını ne kadar desteklemekte? En önemlisi siyaset yasakları ne durumda? Geçici maddeler hala daha varlıklarını niye korumakta? Tüm bu unsurlar gerçek demokrasinin hayat bulmasını engellemekte.
İlkokuldan üniversiteye kadar öğrencilerle gerçek demokrasi ve KKTC demokrasisi gerçekten tartışılmalı. Gerçek demokrasinin prototipi insanların uzun süreli belleklerinde şemalaştırılmalı. Gelecek yaşam onların çünkü. Nasıl bir demokrasi istediklerine onlar karar vermeli.
Kaldı ki üniversitelerde bile demokrasi içselleştirilmemiş. Akademisyenler fikirlerini serbestçe söyleyememekte. Halbuki anayasada düşünce ve fikir özgürlüğü mevcut. Bilimsel görüşlerini herhangi bir iletişim aracıyla yaymaları bilimsel bir düşünce özgürlüğü olarak kendilerine verilmiş. Ne yazık ki çoğunluk demokrasisi düşünce özgürlüğünü kendi yöntemleriyle baskı altında tutmakta. Akademisyenlerin her anlamda özgür olmaları toplumların kalkınması için en temel olgudur. Onların ürettikleri düşünceler bilgiye dönüşür. Her türlü bilgi de maddi ve manevi üretime.
Yeniden kurmacılık eğitim akımında olduğu gibi demokrasi de tartışılmalı. Gerçek demokrasinin  ne olduğu ortaya konmalı. Sonrasındaysa ilkokuldan üniversiteye kadar öğrencilerle “gerçek demokrasi” tartışılmalı. Ama ne yazık ki buralardaki demokrasi üniversitelerde bile içselleştirilmemiş, düşünceler engellenmekte. Bu ortaçağ demokrasisi ne zaman terk edilecek?
*http://demokrasi.nedir.com/

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam