Geçen gün medya haberlerine bakarken üç dört polisiye vakaya takıldıydım. Birisi “alkollü şekilde Bağırıp çağırıp polislere saldıran NCO’nun 966 gündür ülkede kaçak olduğunun ortaya çıkmış...
1974’ten önce başladı… “Nasıl kalkınacağımızın sistem arayışından” söz ediyorum.. Henüz ekonomimizin “e”si bile yoktu.. Fakat Solda ve Sağ’da saf tutanlar için “sistemler” ayni zamanda...
Geçen hafta Kıbrıs siyasi sorunu yönünden Güney’den Kuzey’e “ilginç” denilebilecek bir ziyaret gerçekleşti. Ziyaretin sahibi eski Rum müzakerecilerinden de hatırladığımız Akel’in de desteklediği aday olan...
Heyecanlı filmler gibi heyecanlı bir toplum olduk! Her yeni güne bir yeni sürprizle uyanıyoruz. Ve sahile vuran dalgalar gibi dövünürken hangi sorunda takılıp kaldığımızı bile...
KKTC’nin son sayımlarda nüfusu 382 bin 836 olarak tespit edildi.. Anladığımca hâlâ çoğalamıyoruz! 1963’lerde ayıp olmasın diye yüz bin kişi olduğumuzu söylerdik ama değildik! Oysa...
Kaç zamandır adına “sosyal medya” dedikleri fakat kimi kullanıcıları için ağlama duvarı.. Kimileri için ona buna sövüp saydırma fırsatı.. Kimileri için ukalalık yapma.. Kimileri için...
Önümüze bakamadığımız ülkede, çünkü göremiyoruz; geçen günleri gevelemek üzerine kurulmuş düzenlerimizin düzensizliklerini sürüyerek yol kat ederken önce Belediyeleri yeniden birleştirdik, şimdi de seçimlerine hazırlanıyoruz. Eskiden...
Bizim için “ekonomi” yada “maliye” falan dendi mi anlamı, cebimize giren para ile çıkan para arasındaki farklarla dengelerden öte değildir.. Nitekim bir zamanlar böylesi düşünce...
Şimdi “yurt” diyorlar. Ben “vatan” demeyi çok seviyorum. Çünkü bizim kuşak yetişirken henüz şiirlerle şarkılarda, siyah beyaz filmlerle tiyatrolarda falan hamasetin yanı sıra “vatan” kelimesi...
“EKONOMİK YÖNDEN GÜÇLÜ OLMALIYIZ” dediğimizin üzerinden yarım asrı aşkın süre geçmiş olmalı! Üstelik elimizin altında Rum tarafı gibi somut kıyaslamalar yapacak yada örneklemelerde bulunacak şansımız...