Yıllar önce ve milletçe vatan müdafaasına koştuktu. Yıllar süren bir ulusal görevdi.. Yediden yetmişe seferberlik toplumu haline gelmiştik ki sonucunda kurtarılan topraklarımızla kurduğumuz Devlet oldu…...
Kıbrıs Türk halkı çok çileli meşakkatli bir tarihi süreçten geldi bugünlere. Ben, en az 60- 70 milyon insanın öldüğü sanılan 60 ülkenin katıldığı 2. Dünya...
Doğasal kanundur: Her “yapılanmanın,” her “oluşumun” “düşünce ve tasarı” safhasından başlayarak kademe kademe uygulamaları gerçekleştirilen bir kurulum süreci vardır. Hani “inşa” dediğimiz olay.. DEVLET yapılanması...
Bütün sorunları çözdük!.. Dövize endeksli kurları ayarladık!.. Memleketin alt yapı ve trafik sorunlarını ortadan kaldırdık!.. Pandemiyi zapturapt altına aldık!.. Üretimi hem tarımsal hem sanayi alanında...
PANDEMİ geçmedi.. Hâlâ ötesi tüm sorunlar gibi hayatımıza yapışıp kalmış. Tek artısı öldürücü olması!. Ne var ki artık ne onsuz olabiliyoruz ne istesek bile onu...
Ne olursak olalım. Önce biz tüm olumlu ve olumsuz yanlarıyla “adalıyız!” Eğer çok kötümserseniz kendinizi Robensan Kruzo gibi deryalar ortasında hissedersiniz. Yada kalebent! Yaşadığınız yerden...
Bu adanın hiç huzuru dirliği olmadıydı. İngiliz kolonisi döneminde henüz ilkokul öğrencisiyken sınıflardaki duvarlara asılmış büyük şemalarda Kıbrıs’tan hangi “medeniyetlerin” gelip geçtiği yazardı. “Milattan Önce...
Önce yazdıklarımı okuma tahammülü gösteren okuyucularımla iki sevincimi paylaşayım. KIŞ mevsimine Allah’ın rahmetidir dediğimiz bereketle girdik. Ekilenler yeşerecek. Yağışlar böyle devam ederse bu yıl kuraklığı...
Alışkanlık haline gelen pek çok şeyler hayatın rutini olduklarında önemlerini kaybederler. Kaç zamandır Covid 19 vakalarının günlük dökümlerine bakıyor ve gitgide yukarı dikilen rakamlar görüyorum....
Sosyolog Emile Durkheim “bir sosyal hareketin bir başka sosyal hareketlenme yarattığını” söyler.. Gerçekte toplumsal olaylar devinimlerinin öğrettiği bu “etkileşimleri” şimdilerde bizde de benzerliğiyle cereyan ettiğini...