Ne olursak olalım. Önce biz tüm olumlu ve olumsuz yanlarıyla “adalıyız!”
Eğer çok kötümserseniz kendinizi Robensan Kruzo gibi deryalar ortasında hissedersiniz. Yada kalebent!
Yaşadığınız yerden en uzak yöreye bir saatte gider isterseniz öğle isterseniz akşam yemeğini yine evinizde yersiniz..
BİZ kaderin yan yana getirdiği bir tarihi tecellide Rum halkı ile işte bu küçük adayı paylaşmak zorunda kalan bir küçük toplumuz! Ama devletiz de.. Üstelik tüm oranlarıyla…
Üstelik demokratik bir devlet oluşun en uçunda uçarken her yıl bir seçim yapacak kadar seçici ve bir devleti yaratan tüm yasalarla sarmalı… Üstelik okumuş ve çok bilmiş! Dünya alemi küçük adasının yuf deliklerinden seyrederken maytaba alacak kadar!
Bir yanı Osmanlından neşet etmiş öteki yanı İngiliz sömürgesinden..
Atatürk Türkiye’sinin “Atatürkçülüğünde” karar kılmış ki dinine imanına kadar..
Kısaca biz bu küçük adanın insanları dünya aleme ince ayar verecek kadar da büyüğüz ki yeter işitip dikkate alan ola!
































