Köşe Yazarları

Nekâhet Dönemi








Covid-19’a yakalanmış gibi oldum. Gerçi benimkinin adı zatürre idi. İki hastalığın ortak yanları var: İkisi de akciğerlere saldırır.




İki hafta hastanede üç hafta da evde tedavi gördüm. Hala da eski halime döndüğümü söyleyemem. Bu yaşta eski günlerdeki gibi olmayı beklemek hayalperestlik olur herhalde. Atalarımız boşuna dememişler: “Gençler bilebilseydi, yaşlılar yapabilseydi”.



Tedavi süresince hastalığımın aşamalarını titizlikle izleyen Uzm. Dr. Fadime Tülücü’ye ne denli teşekkür etsem azdır.

Ayrıca hastalarına zaman ayırıp onlarla tıp bilgisini paylaşmayı görev addeden Dr. Ali Ahmet Uzan’a çok teşekkür ederim. Doktorlarımızın çoğu ya zamanları olmadığı için veya bunu gereksiz gördükleri için hastalarına hastalıkları hakkında bilgi vermekten imtina ederler.  Ali bey, tam aksine, hastanın anlayacağı bir dille ona hastalığı hakkında bilgi verir. Bana kalırsa, bu husus, bir madde olarak Hipokrat yeminine eklenmelidir.

Bunlar yanı sıra Yakın Doğu Üniversitesi hastanesinin Batı yakasındaki 4. katında çalışan hemşirelere, hasta bakıcılarına ve temizlik işlerini yapan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim.

Erkek hasta bakıcılarına “hemşire” demeye dilim varmıyor. İngilizce “sister” kelimesinden tercüme ettiğimiz “hemşire” kız kardeş demektir. Bir erkek nasıl kız kardeş olabiliyor?

Eskiden hasta bakıcılığını çoğunlukla rahibeler yapıyordu. Rahibeler, bir manastıra gidip belli bir eğitimden sonra “sister” unvanını kazanıyorlar. Manen İsa ile evlendiklerini var saydıkları için herkesin kız kardeşi oluyorlar. Herkes onlara “sister” diye hitap eder. Dolayısıyla hemşirelik bize rahibelerden kalan bir mirastır.

İngilizcede hasta bakıcılıkla ilgili tüm kelimeler, en azından benim bildiklerim, kadınlarla ilişkilidir. Örnek:

  1. Nurse: Hemşire, sütanne, meme vermek, bakımını yapmak, dadı.
  2. Matron: Baş hemşire, özellikle çocuğu olan orta yaşlı evli kadın, kadın yönetici, okul yöneticisi kadın.

Hastanede yattığım günlerde yaptığım en önemli gözlem şu olmuştur: Hastanelerimizde alışkın olduğumuz İngiliz kültüründen Türk kültürüne evriliyoruz. Bu iki sistem arasındaki fark nedir?

İngiliz sisteminde hastanenin her yerinde, genç bir hemşirenin fotoğrafını görürsünüz. Bu fotoğrafın hastaneye giren her hastanın veya hasta ziyaretçisinin gözünden kaçma ihtimali yoktur. Hemşire, işaret parmağını burnuna götürmüş “sus” işareti yapıyor. Bunun sonucunda tapınaklarda şahit olduğumuz sessizliğe hastanelerde de rastlarız.

Türk hastanelerinde böyle bir fotoğraf görmek zor. Olsa bile “sus emrine” riayet eden pek yok. Bunun sonucunda hastaneler panayır yeri gibi. Hasta yattığı odada kendini hiç de ilgilendirmeyen konularda bilgi sahibi olmak zorunda kalıyor.

  • Yaza ne kaldı ki.
  • Yazda ne var ya?
  • Bu yaz gelinlik giyeceğim. (Böylece hasta, gelinliğin kızların hala hayalini süsleyen önemli bir giysi olduğunu anlıyor.)
  • Kahve nasıl olsun? Sade mi, orta mı? (Bu soruya verilen yanıt duyulmadığı için al başına bir dert. Sade mi olacak yoksa orta?)
  • Kızlar! Annemin oksijeni bitti. (Bunu duymamak mümkün değil. Koridor çın çın öter.)

Aynı hastanede beş yıl önce ben açık kalb ameliyatı geçirmiştim. Hiç böyle haller yoktu. Soran arkadaşlara şöyle diyordum: “Ameliyat sonrası bakım mükemmel. Yönetim iyi ayarlamış, galiba hemşirelik okulundan mezun olan öğrencilerin en iyilerini seçip hastanesine alıyor.” O bölümde aynı sistem sürdürülüyordur diye ümit ederim.

Hastaneden yakında taburcu edileceğim belli olunca bana serum takmaya gelen hemşire ile aramızda şöyle bir diyalog geçti:

  • Affedersiniz, size bir soru sorabilir miyim?
  • İki tane sorun.
  • Siz necisiniz? Ne iş yaparsınız?
  • Hayırdır, nereden icap etti?
  • Çoğumuzun dikkatini çekti. Davranışlarınız öteki insanlardan çok farklı.
  • Peki, sizin gibi genç insanların gözlerinde mutsuzluk bulutları geziniyor. Niye?
  • 20 Hastaya iki kişi bakmak zorunda ise insan hem mutsuz olur hem de sinir küpü. Yanlış anlamayın, ben bu işi çok seviyorum.

Yoksa en iyiler başka hastane ve kliniklere mi kaçıyorlar? İnşallah burası da zamanla devlet hastanelerine benzemez.

XXXXX

Sağlıklı ve huzurlu yeni yıl dileklerimle.





Başa dön tuşu