06 Aralık 2016

Hayatta neye önem verirsen onu destekle” *

Haber İçi Üst

Özellikle evle üniversite arasında arabayla gidip gelirken, her zaman dinlediğim radyo istasyonu New York şehrinin Halk Radyosu FM 93.9 WNYC. Fakat son bir haftadır radyoda alışık olduğum programları dinleyemiyorum. Daha doğrusu kesik kesik dinliyorum. Bunun sebebi ise yılda bir iki kere yapılan bağış toplama kampanyalarından bir tanesinin bugünlerde olması ve bunun gün boyunca sürmesi.
* * *
Federal hükümetten alınan para radyonun harcamalarının sadece %5’ini ödüyor. Geriye kalan kısmı ise şahısların, ailelerin ve vakıfların yaptığı katkılardan geliyor. Örneğin radyonun işletme bütçesinin neredeyse tümü şahıslardan toplanan bağışlarla finanse ediliyor. Dinleyenlerden toplanılması gereken para büyük olduğundan bağış kampanyaları doğal olarak uzun sürüyor. Fakat sürdüğüne de değiyor.
* * *
Önceki yıllara göre daha uzun süren ve yayın akışını sık sık kesintiye uğratan kampanya sırasında radyo istasyonu “Hayatta neye değer veriyorsan onu destekle” gibi sloganlar kullanıyor ve çok değişik teşvikler vererek dinleyicilerinden yardım toplamaya çalışıyor. “Normalde bağış yapan bazı insanlar ekonomik krizden dolayı işini kaybetti, bu sefer bağış yapamıyorlar; eğer bu radyo istasyonu sizin hayatınızın vazgeçilmez bir parçası ise o zaman katkınızı yapma sorumluluğunuzu yerine getiriniz, lütfen beleşçi olmayınız” diyor.
* * *
Doğru ve yansız haberleri öğrenmek istiyorsanız bu radyo istasyonu sizin için. Radyonun programları gazeteciliğin en yüksek standartlarına göre hazırlanıyor. Kamuyu ilgilendiren olaylar, konular ve fikirler üzerine geniş ve derinlikli programlar dinleyenleri en iyi şekilde bilgilendirip eğitecek şekilde yapılıyor.
* * *
Radyo kanalının bütçesinin çok küçük bir kısmı federal devletin verdiği paralarla finanse edildiğinden hükümette olan partinin baskı koyup yanlı yayın yapılması talebinde bulunması söz konusu olmuyor. Aynı şekilde hükümet değişince radyonun yayın politikası değişmiyor. Bir de şirketlerden reklam alınmadığından reklamı veren şirketleri kızdıracak bir şey yapmayalım diye bir kaygıları da yok. Federal hükümetten para almamak ve reklam gelirlerine bağlı olmamak radyoya programlarını kamu yararına olacak şekilde hazırlama konusunda kuşkusuz büyük bir özgürlük veriyor. Fakat bu madalyonun sadece bir yüzü. Diğer yüzünü ise radyo yayınlarının bir kamu malı özelliği taşıması şekillendiriyor.
* * *
Kamu mallarında, özel mallardan farklı olarak, parayı ödeyenler ödemeyenleri bu malı tüketmek ve faydalanmaktan men edemiyor. Yani radyo yayınını yaptığı anda herkes programları dinleyebiliyor. Böyle olduğu için de beleşçilik problemiyle karşı karşıya kalınabiliyor. Herkesten daha akıllı olduğunu düşünen uyanıklar, “Bırakınız enayiler parasını ödesin ben de bedavaya bu servisten faydalanayım,” diyebiliyor. İşin kötü tarafı herkes veya çok sayıda dinleyici uyanıklık ederse, bu servis ya hiç üretilmeyecek ya da ihtiyaç duyulandan daha az üretilip sağlanabilecektir. Oysa objektif ve tarafsız yayın yapan kamu radyosunun halkı bilgilendirme ve eğitme konusunda oynadığı rol çok önemli.
* * *
* Bu yazı 24 Ekim, 2009’da yine bu köşede yayımlanmıştı.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam