06 Aralık 2016

Borç verme işleminde her türlü riski bilmek lazım

Haber İçi Üst

Ekonominin vazgeçilmez unsurları finans kuruluşlarıdır. Finans kuruluşlarının vazgeçilmez aktörleri mevduat sahipleri ve kredi alanlardır.
Finans kuruluşlarının sağladığı krediler ekonomideki çarkın dönebilmesinde büyük bir role sahiptir. Aynı zamanda verilen kredilerin içeri dönmesi de bankalarca büyük öneme haizdir. Çünkü içeri dönmeyen yani ödenmeyen krediler hem ekonominin çarkına zarar veriyor hem de tekrar ekonomiye plase edilememesinden dolayı çarkın dönmesinde negatif etki sağlıyor. Kredi yani fonun piyasaya arz edilmesi aynı zaman da ekonomi yönetimlerinin politikasıdır. Piyasa kontrolü ve piyasanın işlevselliği kredi politikalarıyla bire bir bağlantılıdır.
Bizim ülkemizde yukarıda bahsettiğim politikaların varlığından henüz söz edemiyoruz. Fakat son zamanlarda özellikle kötü giden ekonomik atmosferde finans kuruluşları tarafından arz edilen kredi fonlarının ödenebilmesinde ortaya çıkan sıkıntılar, ödenmeyen borçlarla ilgili mahkemelerdeki davalar basına da sık sık yansıyor.
Bankalar tarafından konuya baktığımızda, kredilerin kişilere veya kurumlara arzında yeteri kadar dikkatli davranılmadığını görüyoruz. İstihbarat ve araştırma konularında ise bankaların elinde çok da fazla olanak ve alternatifleri mevcut değildir. Yani sistem içinde bankalarında karar verme aşamasında sıkıntılar yaşadıklarını belirtmek gerekir.
Bankalar krediyi arz ederken genelde kişinin şahsi kredibilitesine bakıyor, teminatı alıyor bir de çoğu uyduruk olan aylık gelir beyanı istiyor. Bir de başka bankalara borcu olup olmadığına bakıyor ve karar veriyor. Oysa kişinin riskini anlamak için bunlar yeterli değildir.
Kurumlara arz edilen kredilerde ise bilançoların incelenmesi bana göre yeterli değildir. Kefalet bilgileri bilançolarda yer almaz. Ama bir şekilde kefaletten dolayı şirket ya da şirket ortakları yüklü miktarda para ödemek zorunda kalabilir. Şirkette bundan etkilenir, hatta batma noktasına gelebilir. Bu görülmeyen büyük bir risktir.
Finans sisteminin karşı karşıya kalabileceği risk faktörlerini bilmesi ve kredi arzı karar aşamasında kararını vermesinde kendisine yardımcı olacak ( en azından riskleri tanıması bakımından) bir sistem kurulmasına ihtiyaç vardır. Bu sistem “RİSK TANIMA SİSTEMİ” olarak isimlendirilir. Yani bankalar krediyi verirken sadece kredi kartı ve bireysel kredi borçları riskini takip etmemeli aynı zamanda diğer tüm borçları yani bankacılık sistemi dışındaki borçları ve bunlarla ilgili riskleri de görebilmelidir.
Bu sistem ticari ve sosyal hayatı değiştirebilecek potansiyele sahiptir. Bu açıdan ben bu sistemi çok önemsiyorum. Burada hedef hem bireylerde hem de şirketlerde olsun kişinin finansal resminin tamamını karar vericinin önüne koymaktadır.
Bu sistem aynı zamanda bozulan ticari ahlaka da bir düzenleme getirecek. Risk yönetimi anlayışının değişmesine zemin yaratacaktır.
Bu öneriye veya bu sisteme muhalefeti şu anda duyar gibiyim. Şahsi bilgilere ulaşılacağı için kişilerin veya kurumların bilgilerinin açığa çıkacak olmasından dolayı muhalefet gelecektir. Şunu belirtmekte fayda var şahıstan veya kurum yetkilisinden onay alındıktan sonra ilgili bilgilere ulaşılacaktır. Bilgileri toplamak tamamıyla şahsın veya kurumun onayına bağlı olacaktır.
KKTC’de bir şeyleri düzene koymak istiyorsak, bizde dünyayla birlikte hareket ediyoruz, biz başka dünyada yaşamıyoruz demek için bu çağdaş ve şeffaf uygulamaya geçmek zorundayız.

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam