Bugün de UBP ile DP’nin seçim manifestolarına baktık… UBP’de en dikkat çeken vaat “yeni Anayasa” maddesi ki, detayı yok. Ben buna sevineceğime, endişe ettim desem...
Tam da tahmin ettiğim gibi, Komite’ye gidip, geri gelen polise erken emeklilik önerisi, dün Meclis’te tam bir komediye dönüştü… CTP’nin Komite aşamasından itibaren Anayasa’ya aykırılık...
Neyi, kimleri kast ettiğimi anladınız sanırım. Bazı partilerin içerisinde, yine bazı adayların partiye değil de, kendilerine çalıştıkları dikkat çekiyor. Bakın sosyal medyaya, bunların kimler olduğunu...
Seçime şunun şurasında sadece 3 hafta kaldı. Partiler geziyor, konuşuyor, konuşuyor… Bugün oldu daha, bir tek Halkın Partisi’yle, CTP’nin manifestoları elimize geçti. Her ikisi...
Yani aslında atla deve değil bu ülkeyi yönetmek… Kaynakları belli, destekleri belli, neyi yapıp neyi yapamayacağı da belli… Toprağı belli, insanı belli, en önemlisi sorunları...
Son yılların en sessiz seçim dönemini yaşıyoruz. Geçmişteki o tantana, ses kirlilikleri son bir kaç yıldır yaşanmıyor. Doğru olan belki de budur. Bu seçimlerde sokaklardan...
Sanki kendi geleceğimizle, kaderimizle ilgili değilmiş, sanki başka bir ülkenin seçimiymiş gibi, seçime magazin yönüyle bakıyoruz… Kimin kaşının üstünde gözü var, kimin parası var, kim...
Demek ki neymiş, artık toplum adaletsizliğe karşı çıkabiliyormuş… Popülist önerileri, kim getirirse getirsin, geri aldırabiliyormuş… Dün Meclis’te gördük. UBP ve CTP’nin birlikte onay verdikleri, polise...
Bakın geçen yıl böyle gün ne yazmışım… “2017 bütçesinde enflasyon öngörüsü yüzde 6 olarak belirlenmiş. Çok iyimser bir tahmin. 2016 için de yüzde 6,6 öngörülmüştü...
Erdoğan’ın Atina ziyaretini boşuna beklemiş herkes… Tam bir hüsran oldu… Tam 65 yıl sonra ilk kez bir Türkiye Cumhurbaşkanı Atina’ya gidiyordu… Hele de Kıbrıs’ın da...