Ne söylenirse söylensin ne yazılırsa yazılsın ne önerilirse önerilsin.. Belli ki günü saati geldikte önce müzakerelerin başlaması için taraflar bir araya gelecek. Sonra nereden...
Dün 1974 sonrasını 44. yılında bir kez daha düşünmek gereğini duyarken, çok kötümserdim! Çözümsüz geçen yıllara, o yıllar içinde bitmeyen sonuçsuz müzakerelere, müzakerelerle...
Nihayet kırk dört yıl oldu. Kırk dört yıldır çözümsüzlüğün “kadarası” ile yaşıyoruz! Hem de öyle böyle değil! 1974’de bitmesi gereken bir davayı sürdürüp götürme inadında!...
Bir yandan döviz öte yandan sıcak! “Yallah tazyik!” Ki henüz Ağustos ayındayız! “Of puf” çekmekten hiçbir yere bakamaz olduk! Diyorlar ki bundan sonrası mevsimler de...
Siyasi ve ekonomik konumumuz nedeniyle dünya olaylarını ne sorgulayacak halimiz vardır ne de yorumlayacak! Buna karşın kafamızdaki sorular ilmik ilmik dolanıyorlar: Mesela “Amerika mı...
Demek “Amerikan doları” Erdoğan’dan daha büyüktür!.. Düşmez kalkmaz bir Allah.. Ne “büyüklüğün” vardır sınırı ne “küçüklüğün” ama! Tarih ibretli vakalarıyla doludur üstelik dilimize oturmuştur: ...
İnsanı kendinden başka hiç kimse iyi tanıyamaz. Bu gerçekten hareketle Kıbrıs sorununa bakarken, adının önünde ne kadar ün, san, nam olursa olsun; “bizi bizden başka...
Dün “Kıbrıs siyasi sorununa yönelik” yorumumun sonunda “yarın da Politis gazetesinin itiraflarına bakarım” dedimdi! Neydi o itiraflar? “Rum milis ve askeri güçlerinin 1974 ve öncesinde...
Dünkü yazımda, “eğer masaya tanınmış devlet olarak oturmazsak sittin sene daha çözüme ulaşamayacağımıza” mim koymuştum. “O kadar kolay olsaydı gerçekleştirmez miydik” denebilir.. OYSA, eğer biz...
Deniyor ki “Eylül” ayında liderler bir araya gelecekler.. Demek ki BM’ler temsilcisi bayan Lute’nin bir süre önce Güney’de ve Kuzey’deki nabız yoklamalarından “sağlıklı ve müsait”...