Siyasi çözüme ne kadar çok ihtiyacımızın olduğunu söylemeye bile gerek yoktur. Ne var ki bugüne kadar dediğimizce 1974’den beridir ne Annan Planı ne de 1....
Aşağıdaki yazımı geçen hafta Cüneyt Arkın’ın ölümünden hemen sonra yazdımdı.. Benden kaynaklanan bir hata sonucu “köşeme” bir başka yazım girmişti.. Buna karşın Arkın hakkında yazdıklarımın...
Çocukluğumuzdan kalma alışkanlıklarımız vardı. Mesela her hafta mangal yakardık. Et gitgide artan pahasıyla o geleneği de yıktı… Önümüzde yeni bir bayram var. Yavaştan...
Önce soralım: “Yapısal kusurlu olan KKTC mi yoksa KIB-TEK mi? Yıllardır süregelen “KIB TEK” ile yanına konan KKTC’nin maddi varlıklarını katlayacak varlığı ile AKSA’nın, binbir...
Hâlâ Yapısal kusurlu olanın kurduğumuz Devlet mi yoksa kurduğumuz Devleti “ihya” edip siyasi yapılaşmamızı gerçekleştiremeyen biz yurttaşların mı olduğumuzun idrakine varamadık! BU nedenle olmalı başından...
1974’den hemen sonraydı.. Rum tarafına ne zaman dönüp baksak, “bakın onlar öyle ama biz böyleyiz” yargılarımızın lafazanlığına takılırdık! Kuzey’le Güney’i Kaçınılmaz kıyas merakımızda kantara vurur ...
(ÖNCE Lütfi Özter’i anmak isterim.. Uzun yıllar ve hatırı sayılır bir zaman diliminde “sendika sendikacılık, emekçi işçi” odaklı sohbetlerimiz olduydu.. Bir ara hatta uzunca süre...
Ülkede kanun yapıcılarla uygulayanlar ayni zamanda devletin beka ve düzenini de yüklenmiş ayni kişilerse, o zaman sorarsınız. “Yanlış nerede yapıldı?” Kanun ve kuralların çiğnenmesinde mi...
ÖNCE DEVLET DEĞİLDİK: Rastlantılar üzerinde süregelen gelişmeler sonucunda Devlet olduk! Fakat “Devlet” oluşa da yabancı değildik. Çünkü Devlet deneyim ve yönetimiyle her zaman bürokratik kurallarıyla...
SON günlerde gene “batma” fiili ile sarmalandık! Gün geçmiyor ki her hangi bir sektörden “battık anam” sesleri işitilmiş olmasın! Yada iş değiştiren, işini tasfiye eden...