KÖŞEMDEN: Karalara Denizlere sığamadığı dünyada, gözünü Ay’a Mars’a diken insanlık! Yada bir çimdiklik çip’e dünyayı sığdıran insanlık! Veya tek bir nükleer bombayla yarattığı dünyaları...
Arzı endam ettiği beyaz perdenin önüne daha yeni düşerken gölgesi, elindeki tefe vurarak, “yar bana bir eğlence” diyen Karagöz, öyle başlardı Hacivatla sohbetine.. Ve geçen...
Tümden Kıbrıs’ı ilgilendiren hemen her sorunda görüp yaşadığımız gerçek, “Anastasiadis’li Güney Rum’unun Kuzey’i dikkate almadan tüm adanın devletiymiş gibi tek başına hareket etmesidir! Ki bu...
Kırk altı yıldır iddia ettiğimiz halde ispatını gözlere sokamadığımız için kabul görmeyen gerçeği… Sağolsun Anastasiadis ispat etmekle kalmadı gözlere de soktu ki görsünler, kulakları da...
“Haklıyım dediğimin üzerinden 60 yıl geçti. Bu süre içinde haklılığım hakkı bakın nasıl tecelli etti: 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda “yürümez” dedimdi. Üç yılda yıkılıp gitti!...
KÖŞEMDEN: Eğer bir ülkede “neden niçin” soruları çoğalıp yoğaldıysa.. Meraklar endişelere dönüştüyse.. Aykırılıklar arttıysa.. Sohbetler kavgalı atışmalar halini aldıysa.. Kimse kimseyi doğru dürüst...
“Anayasal yetkisizlikle” Devleti temsil eden en yüce makam olmak, ayni zamanda şu anlama da gelir: “Sembolik!” Nitekim İngiltere kraliçesi de İngiltere’nin “Krallık” gibi en geleneksel...
Geçtiğimiz gün Ertuğrul Özkök Hürriyet gazetesindeki Köşesinde, Türkiye’nin uğurlarına savaşı bile göze aldığı bazı Müslüman ülkeleri işaretliyor ve Erdoğan’ın bu Müslüman ülkelerin adeta hamiliklerini yüklendiğini...
Toplumca Tüm dikkatlerimizi “sosyoekonomik” sorunlarımıza yöneltmemizin “tarihi” “Liderlikler dönemleri Yönetimlerine” kadar gerilere gider.. 1974 öncesinden söz ediyorum. Ve Bozkurt gazetesindeki köşemde yazdıklarımca şöyle dediğimi hatırlıyorum....
Sıkıntılı günler geçiriyoruz. Ve bir kez daha anlıyoruz. Gerçekten dünya çok küçükmüş!” Kaldı ki bizim sözünü edeceğimiz “dünyamız” Kıbrıs ve çevresi kadar! Ki şimdilerde kaynadıkça...