Bir türkü eser dururdu sokak sokak, dal dal, yaprak yaprak. Estikçe pencerelerden evlere girer çıkar, kulaktan kulağa, dilden dile dolanırdı. Böyle ağustos zamanlarıydı alacakaranlık basmadan...
11 burcun 6’sı bir tarafta, 5‘i bir tarafta kaldı. Aslında yarı yarıya sayılır. Anlaşılmış gibi! Biri Mağusa Kapısındaki sınıra düştü. Her iki tarafın da...
Eskiden bir Venedik kenti olan Lefkoşa taş evlerle süslenmişti. Lüzinyan kraliyet Sarayı Baf kapısındaydı ve burada Dominik manastırı bulunuyordu. Venedikliler buraları yıkmışlar, surların 9 mil...
Tahir Ağa Osmanlı döneminde Lefkoşalı bir ağaydı. Bir aşk yüzünden kellesinden olmuştu. Özellikle ölüm fermanları Babıali’den gelirdi o dönemler. Kadılar görevlerini yapar, şeriat kanunlarına göre...
Bu sene havalar daha serin geçiyor anlaşılan. Ağustos’un ilk yarısından sonra sonbahar başlar ama o sonbahar ta hissedilsin ekim ayı beklenir! … Geçmiş yıllara oranla...
Lefkoşa’da “kapı” dendiğinde, Mağusa, Baf ve Girne kapıları akla gelir. Biri açık ikisi kapalıdır. Aslında Mağusa Kapısına pek de “kapalı” denemez. Bilindiği gibi...
İnsanoğlu başını altına sokacak bir şeyler aramıştır hep. Ağaçlardan inip omurgası dikleştikten, iki ayaküstünde durduktan sonra ağaç ve kaya kovukları ile mağaralarda barındı. Doğadaki...
O dönemler de ekonomi böyle içinden çıkılmaz haldeydi. Zaten ekonomi demeye bin şahit isterdi! Leymosun’da “Four Star”, Lefkoşa’da “Bel Kola” üretiliyor diye ekonomi tıkırında değildi!...