Köşe Yazarları

ŞEHERİ ŞEHER YAPAN…

 

 

Lefkoşa’da “kapı” dendiğinde, Mağusa, Baf ve Girne kapıları akla gelir.

Biri açık ikisi kapalıdır.

Aslında Mağusa Kapısına pek de “kapalı” denemez.

Bilindiği gibi Mağusa Kapısı restore edilmiş, içi düzenlenmiş, sergilere müsait mekan haline sokularak aktif duruma getirilmiştir.

Girne Kapısı da turizm bürosu olarak kullanılıyor.

Atıl kalan Baf Kapısıdır.

Fakat bizim konumuz geçişler…

Annan Planı döneminden sonra kapılar açılmış, her iki tarafa da gidiş ve gelişler başlamıştı.

Ama açılan kapıların tarihi kapılarla ilgisi yoktu!

Kapı denince akla o üç kapı gelirdi.

Memleket ikiye bölününce ve ortasına tel örgüler çekilince kapılar da çoğaldı!

Açılan kapılar o üç bildik ana kapının dışındaki geçitlerden açıldı.

Lokmacı, Ledra Palase geçidi ve en sonunda Metehan…

Bir zamanlar ahali sadece bu üç tarihi kapıyı kullanırdı.

Bilinen kapılardan değillerdi.

Büyük büyük tahta gövdeleri, kapıların üzerinde büyük büyük çiviler, kapılar kapanacağında da büyük büyük kilit ve anahtarları vardı.

Kapılar ağır ağır açılır, ağır ağır kapanırdı…

Annan planından sonra kapılar açılacağında Baf ve Mağusa kapıları bu işin dışında bırakıldı nedense.

Girne Kapısı zaten sınırboyunda değildi bu yüzden mesele de değildi…

Bilindiği gibi, bu kapılardan giriş ve çıkışlar İngiliz döneminde son bulmuştu.

Şehere giriş ve çıkışlar kapıların çevresine yapılan yollarla sağlanmıştı.

Üçünün de.

Mağusa Kapısı, “Yeni Kapı” olarak bilinecekti, o da Çağlayan yolunun sonundan Rum kesimine giden yoldu.

1963 fasariyalarından sonra o yol içinde barikatlar kurulmuş, gidiş gelişler kontrol altına alınmıştı ki yıllarca eziyet çekmişti insanlar…

Kapılar açılacağında bu tarihi kapıların öncelikle açılması gerekmiyor muydu?

Baf Kapısına uzanan sokak eski adı ile Victoria sokağıdır ve yasak bir sokaktır, yani sokağın sonu sınırdır, giriş çıkış yok, barikatlarla kesilmiş halde durmaktadır.

Tanzimat Sokağı da öyle, Zahra Sokak da öyle.

Baf Kapısı açılmış olsaydı, bölge o eski canlılığına tam olmasa da kavuşabilirdi.

Bu kapı askeri açıdan çok mu stratejiktir?

Açılmamasının nedenlerini bilen var mı?

Eğer stratejik bir neden varsa Lokmacı bölgesi az mı stratejikti ya da Ledra Palace geçidi?

Neye itiraz var?

Hangi taraf itiraz ediyor?

Diyeceğim, bu üç tarihi kapının kapalı olanları da açılmalıdır.

Arabahmet mahallesinde bulunan Victoria Sokağı ve hisarüstündeki paralel sokaklar şeherin en nostaljik ve değerli bölgelerindendir.

Yeni Kapının açılması ile de ölgün hale gelen bu bölgede hareketlilik olacağı muhakkaktır…

Lefkoşa kendi kapıları, kendi sokakları ile kalmalı.

Şeheri şeher yapan o kapılardır…

 

 

 

 

 

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı