Ne güzel…

11 Ağustos 2018 Cumartesi | 10:42
Ahmet Okan

 

11 burcun 6’sı bir tarafta, 5‘i bir tarafta kaldı.

Aslında yarı yarıya sayılır.

Anlaşılmış gibi!

Biri Mağusa Kapısındaki sınıra düştü.

Her iki tarafın da birbirinden farkı yoktur.

Burçlar işgal edilmiş durumdadır…

Lefkoşa’nın kuzeyindeki burçlara bakılacak olursa birinde cumhurbaşkanlığı binaları, birinde esirgeme yurdu, bir diğerinde mücahitler sitesi, bir tanesinde bir futbol kulübü vardır.

Elde tek kalan Rocca (Yiğitler) Burcudur ki Baf Kapısına bakar.

Orası tel örgülerle çevrili ama gündüz saatlerinde açık.

Küçük bir büfe iş görmekte, doğrusu çevreyi de bozmamaktadır…

Girne kapısı ile Musalla Burcu yani sitenin olduğu burç arasındaki hisarın üstü anlatılamaz.

Leş!

Bilindiği gibi altı Mücahitler Parkıdır.

Yıllarca pislik içerisinde bırakılmış; temiz tutulamamış.

Çok eskiden ramazan toplarının patlatıldığı yerdi orası…

Bir zamanlar,

Bayrak törenleri sırasında ve sair etkinliklerde o hisarların üstü insanlarla dolup taşardı.

Kuğulu Park ile Mücahitler Parkı görülmeğe değerdi.

Bayram desen değil, festival desen değil, neydi o coşkulu kalabalıklar…

Hisarlara dayanırdı insanlar!

Burçlar çocukların oyun alanlarıydı; geceleyin piknik yapanlar bile vardı.

Musalla tabyasının altındaki Yusuf Kaptan sahasında yapılan futbol müsabakaları esnasında, o hisarların her taşı insanlardan görünmezdi…

Lingiri oyunları da o hisarlarda oynanırdı, uçurganlar da oralarda uçurulurdu.

Hisarların altı kadar üstü de kullanılırdı insanlar tarafından…

O burçlar teker teker kaybedildi ki “düşman” a gerek yok!

Bu tür tarihi surlara kontrollü bir şekilde hayat verilebilir; kullanılır halde bırakılabilirdi…

Bir zamanlar adaya gelen yabancı yazarlar o surlara çıkar, üstünde bir boydan bir boya dolanır, burçlarını inceler, Lefkoşa’yı o surlardan gözlemlerlerdi.

Kimisi de at arabası ile surları dıştan turlardı…

Biliniyor ama 11 burcun adlarını hatırlayalım:

Sazlı Burcu (Pedokataro)

Bayraktar Burcu (Kostanza)

Kara İsmail Burcu (D’Avilo)

Değirmen Burcu (Tripoli)

Kaytaz Burcu (Rokkas)

Zahra Burcu (Mula)

Cephane Burcu (Quirini)

Musalla Burcu (Barbaro)

Derviş Burcu (Loredano)

Şevketli Burcu (Filatro)

Altun Burcu (Giraffa/Caraffa)

Venedik ve Türk döneminde kullanılan isimler böyle…

Kaybolan hayatlarla birlikte o burçlar da kayboldu!

Elde olanlar da değerlendirilemiyor…

Ama galiba haksızlık ediyoruz!

Aslında başarılı olunan çok şey var!

Bir şeyi değerlendirememek de bir başarı değil mi?

Var olan bir değeri ya da bir kültürü akıl almaz bir şekilde yoğa yazmak da bir beceri değil mi?

Kim yapabilir böylesini?

O surlara neresinden bakılırsa bakılsın!

Ne güzel başarıyorlar!

Ya da ne güzel başaramıyorlar, göreceksiniz…