Her akşam aynı meyhanede aynı tahta masada… … Mevsim kış ise camlar içerinin sıcaklığı ile buğulanmış, içeridekileri dışarıdan görmek mümkün değil, kim kimdir kimin nesidir...
Yazın geçmişimizde günlük tutan, bunları derleyip kitaplaştıran yoktur galiba… Görsel geçmişimiz de oldukça çöl gibidir… Eğer günce yazarlığı olmuş olsaydı, bunların yazın hayatında başlı başına...
Sabah erken kalktığımda, yakınımızda bulunan ilkokuldan öğrenciler tarafından “andımız” okunuyordu: “Türküm, doğruyum…” … İmamlar büyük tepkilere rağmen kaldırmışlardı “ant” ı. Irk temelli bir ant’ın, hele...
Eski surlar içi kentlerin en göze değen görsel unsurlarından biri de kapılarıdır. O kapılar ki kimisi yüzyılı aşkındır durmaktadır… … Ahşap kapılar… … Bahsettiğimiz kapılar...
Bir müddet önce hayata veda eden usta yazar Çetin Altan’ın Milliyet gazetesinde 21 Ekim 2014 tarihinde “OSMANLI TAVRI” başlığı altındaki yazısının bir bölümü şöyle: Bakın...
Böyle ekim aylarıydı havalar serinler kahvehaneler sandalyelerini güneşe inat dışarıya taşıma cesareti gösterirlerdi. Parçalı bulutlar aniden havanın kapanacağına dair ipucu verirdi. Rüzgar hafif esmekte, serin...
İkinci Dünya savaşı sürerken İtalyan partizanlar hem içte hem dışta faşizme karşı mücadele veriyorlardı. O sıralarda dillerine anonim bir şarkı yerleşti ki o şarkı...
74’ün üzerinden 1-2 yıl kadar geçmişti. Mare Monte’de “Yemekli Dans Müsabakası” vardı ki tarih 3 Mayıs 1976, günlerden Cumartesi. Dillere destan Mare Monte Oteli Kıbrıs...
Bir yazımızda fikir ileri sürmüş, kulağa takılan küpelerin kadınlardan önce erkekler tarafından kullanıldığını söylemiştik. Bir tahmindi ki pek yanılmadığımız anlaşılıyor. Konuyla ilgili ulaştığımız bilgilerde...
Her gün belirli saatlerde yemek yemek için masaya oturur insan. Bir elinde çatal, bir elinde bıçak. Yemeğine göre kaşık… … Olağan şeydir, kimse elinde tuttuğu...