Köşe Yazarları

Eğitim adına 2018’i uğurlarken

Eğitim adına bir yılı daha geride bıraktık. Bu satırların yazarı olarak 2018’de eğitim adına güzel şeyler yazabilmek isterdim.


Ancak bu çok uzun yıllardır pek mümkün olmuyor. 2018’in da geçmişten farklı pek bir şeyi yok. İleriye değil de geriye gittiğimizi görmek mümkün. 2018’in ikinci yarısından sonra özellikle okulların açıldığı dönemde yaşanılan sorunlar eğitimi ciddi oranda etkiledi. Özellikle bu yıl kitapların basılamaması ve okullara geç gitmesi eğitimi ciddi oranda sarstı. Her zaman olduğu gibi öğretmen eksiklileri ne yazık ki bu dörtlü koalisyon döneminde de yaşandı. Kitapların okullara gelmesi neredeyse iki ayı buldu. Daha geçtiğimiz güne kadar öğretmen atamaları yapılmayan okullar vardı. Tüm bunlar yılın son çeyreğinde eğitim adına iyi şeyler konuşmamızı engelliyor.

Ülkeyi yöneten dörtlü hükümetin daha görevdeki süresi tam bir yıl olmadı ama geçtiğimiz sürede eğitim adına hükümetin başarılı olduğunu söylemek zor. Elbette döviz krizi ve ekonomik sıkıntılar eğitimde yapılması gerekenleri etkilemiştir. Ancak hükümet edenler özellikle eğitim ve sağlıkta mutlaka kaynak yaratmak zorundadır. Artık bu hükümetin icraat yapma dönemi geldi de geçti bile… Yeni yılda mutlaka kaynak yaratıp gerekli yatırımları yapması gerekir. Yani 2018’de verilen sözler 2019’da gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin takipçisi olacağız. Aklımda kaldığı kadarı ile Girne’ye en az bir okul ve İskele’ye de yeni bir kolej binası yapılacağı söylenmişti. Bütçede ben bunlar için kaynak ayrıldığını göremedim. Yoksa bunlarla ilgili Türkiye’den geleceği düşünülen kaynaktan mı kullanılacak hep birlikte göreceğiz.

Hükümet edenler 2018’de verdiği sözler arasında Kolej sınavının değiştirileceği ve daha çok çocuğun kolej programından yararlanılacağı söylenmişti. Bu konuda bir çalışma yapılıyor ancak daha bugüne kadar resmi bir de açıklama yapılmadı. Bu konuda yakın bir zamanda hükümetten veya Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’ndan resmi bir açıklama bekliyoruz.

2018’de eskiyen ve düzgün yapılmayan okul binalarının da sorun yaşadığını görüyoruz. Geçmişte bu okulların yapımında ahbap-çavuş ilişkileri ön planda tutulduğu anlaşılıyor. Okul binaları ile ilgili geçmişte Bayraktar Ortaokulu şimdilerde de Haspolat Meslek Lisesi hakkındaki raporlar konuşuluyor. Bu okul binalarının sağlıksız olması ve buna rağmen öğrencilerin o dönemde okullarda tutulması kazaya davetiye çıkarmak değil de nedir?

Artık eğitimde bazı şeyler ciddiye almak durumundayız. Ciddiyetsizlik, vurdumduymazlık, nemelazımcılık bu toplumda almış başını gidiyor. Elbette bundan eğitim de nasibini alıyor. Dünya Bankası raporlarına çeşitli defalar giren “eğitime en çok para harcayan toplum” imajımızda bir değişiklik yoktur. Benim iddiam daha da ileridir. Nüfus oranına göre eğitime en çok para harcayıp da bunun karşılığını alamayan başka bir millet yoktur.

Bu ülkede yıllardır eğitim adına devletin yapması gereken harcamaları vatandaş yapıyor. Bu çarpık yapı içerisinde sınavlardan dolayı ortada ciddi bir de rant var. Bu rantı paylaşmak için de yoğun bir yarış var.

…Ve ne yazık ki devlet de bu soruna bir çare üretemediği için de birileri bu ranttan nemalanıyor.

Gelinen aşamada mevcut hükümet bir yıllık süresini kısa bir süre sonra dolduracak. Eğitimde artık icraat döneminin başlaması gerekiyor. Aksi taktirde hem hükümet hem de eski sendikacı, öğretmen Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit’in de kredisi tükenmiş olacak. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı gündelik sorunlarla ilgilenmeyi bırakıp can alıcı projeler ile toplumu önüne çıkmalıdır. Aksi taktirde rahmetli Ciğerci Ahmet’in dediği gibi “ Fasulyenin yahnisi giddi geldi aynisi” denildiğinde birinin de gücüne gitmeyecek. Farkı ortaya koymak gerekir.

2019 yılı eğitim adına atılım ve yatırım yılı olması dileği ile…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı