Öğretmenler iyi bilirler. Ödevini yapmayan, okula geç gelen, derslerine çalışmayan… Öğrencilerin bir ayak üstüne fakat hiç birinin de “canım istemedi ve yapmadım” demediğince söyledikleri mazeretleri...
Durağan hayatlarımıza cevvaliyet getirendir. Her yıl olagelen seçimleriyle bereket, hükümet değişiklikleriyle ya “Kurban” yada “Şeker bayramları” gibidir! LEFKOŞA krallığının siyasi kulis labirentlerinde çiğnendikçe şekeri yiten...
(GENE seçim derdine düştük. Gene ya seçim yapacağız yada koalisyon hükümetini bozacağız zaten sonu yine seçime toslar… Öyle de olsa ben yine tersine kürek çekecek...
Önemsemek “önemsetmeyi” kamçılar.. “Oysa artık Kıbrıs Türk seçmenine gerekli olan Meclis dışı muhalefettir.. Bunun da fiiliyatı seçime seçmen olarak katılmak değil; seçimi boykot...
Bugüne kadar siyasi parti “kulislerini” hiç merak etmedim.. Sadece bir devrelerde TKP’den aday olan bazı arkadaşlara seçimlerde yardım etmek için kulislerinde dönüp durdumdu ki kelli...
Bir zamanların en popüler şarkıcılarından olan Ajda Pekkan’ı nasılsa inandırmış olacaklardı, dünyayı saran petrol krizine nazire yaptıkları “Aman Petrol canım petrol” şarkısıyla “eurovision” yarışmalarına soktulardı.....
Ahı gitmiş vahı kalmış bizim gibisi “eski” insanlar için “toplumca yaşanmakta olan bu devir Allah’ın lutfu olmalıdır… Ki o eskiler başlarken konuşmaya, “neler çektikti” derler.....
Bizim gibisi olmak çok daha zordur! Ne var ki yuvarlak ifadesiyle tutun ki yarım asrı aşkın süredir kendimize sadece “devlet” demiyoruz.. Bir devlette olması gereken...
1974 öncesi gazeteciler iyi anımsarlar: Toplumun her katında sürekli “sistem” tartışması yapılırdı.. Fakat kimseler özlenip aranan “sistemin” ne olduğunu formüle etmezdi yada edemezdi! ....
Çocuklar gibi sevinirdik. Zaten çocuktuk! “Bugün arife yarın bayram” diye çığlıklar atarken mahalle yollarında koşturarak, çoşkulu sevincimizi deşarj ederdik.. …Bugün Başbakanın yeni yasama yılı nedeniyle...