Önce soralım: “Yapısal kusurlu olan KKTC mi yoksa KIB-TEK mi? Yıllardır süregelen “KIB TEK” ile yanına konan KKTC’nin maddi varlıklarını katlayacak varlığı ile AKSA’nın, binbir...
Hâlâ Yapısal kusurlu olanın kurduğumuz Devlet mi yoksa kurduğumuz Devleti “ihya” edip siyasi yapılaşmamızı gerçekleştiremeyen biz yurttaşların mı olduğumuzun idrakine varamadık! BU nedenle olmalı başından...
1974’den hemen sonraydı.. Rum tarafına ne zaman dönüp baksak, “bakın onlar öyle ama biz böyleyiz” yargılarımızın lafazanlığına takılırdık! Kuzey’le Güney’i Kaçınılmaz kıyas merakımızda kantara vurur ...
(ÖNCE Lütfi Özter’i anmak isterim.. Uzun yıllar ve hatırı sayılır bir zaman diliminde “sendika sendikacılık, emekçi işçi” odaklı sohbetlerimiz olduydu.. Bir ara hatta uzunca süre...
Ülkede kanun yapıcılarla uygulayanlar ayni zamanda devletin beka ve düzenini de yüklenmiş ayni kişilerse, o zaman sorarsınız. “Yanlış nerede yapıldı?” Kanun ve kuralların çiğnenmesinde mi...
ÖNCE DEVLET DEĞİLDİK: Rastlantılar üzerinde süregelen gelişmeler sonucunda Devlet olduk! Fakat “Devlet” oluşa da yabancı değildik. Çünkü Devlet deneyim ve yönetimiyle her zaman bürokratik kurallarıyla...
SON günlerde gene “batma” fiili ile sarmalandık! Gün geçmiyor ki her hangi bir sektörden “battık anam” sesleri işitilmiş olmasın! Yada iş değiştiren, işini tasfiye eden...
1974 Barış Harekâtında! Ne bir adım ilerisinde ne gerisinde! Bir savaş oldu, Kıbrıs ikiye bölündü, Türkler Kuzey’de Rumlar Güney’de yeniden toplandı ve zaman sadece bizim...
Aradan yıllar geçti, doğrusu biraz da Mağusa’da kalebent kalmışlığımdan olmalı unutup gitmiştim.. Oysa son günlerin sorunlarından biri olarak ortaya çıkan “Ceza ve Müfsidane Yayımlar, Özel...