Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Yerel gelirlerin giderleri karşılama oranı yüzde 90…

Maliye Bakanı Amcaoğlu, devletin toplayamadığı vergileri toplama adına bir huruç harekatı başlattı.

Ucu icraya kadar giden bir süreçte, Bakan kararlı görünüyor…

Tabii bunlar dediğim gibi, beyan ettiği halde ödemeyen yüzsüzler konusu.

Bir de, gerçek gelirler üzerinden toplanamayan vergi durumu var ki, KKTC’nin asıl açığını, asıl kaybını bu oluşturuyor.

Kazanca göre vergi, sadece dar gelirli garibana, maaşlıya ücretliye işliyor.

Merkez Bankası 2019 ikinci çeyrek rakamlarını açıkladı.

Önce, gelirler kalemine baktım doğal olarak.

Öyle ya, günümüzün konusu. Hepimizin büyük umutla beklediğimiz bir çalışma var. O nedenle rakamları görelim dedik.

2019 mali yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre, bütçe gelirleri yüzde 5,5 artmış. Giderlerde ise, yüzde 19,1 artış var.

Oysa 2018’de bütçe gelirleri, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17,7 artmış. Bütçe giderlerinde ise artış yüzde 13.

Bu ne demek?

2019’da bütçe gelirleri, bir önceki yılın performansının üçte biri.  Demek ki burada hala bir sorun var.

Vergi gelirlerine baktım.

2019’da bütçe gelirleri içinde vergi gelirleri kaleminin payı yüzde 63,3 iken yüzde 78’e çıkmış. Demek ki, yüzde 14,7 bir artış var.

2018’de ise bu rakam, yüzde 12,9 artış olarak açıklanmıştı.

Benim bu hesaptan anladığım, şu ana kadar yüzde 2’lik bir fark olmuş.

Eminim bunca çabanın karşılığı bu değildir.

Çalışmalar henüz başladığına göre, umutla beklemeye devam edelim.

Son bir not… Raporda şu ifade var; “Bütçe gelirlerinden TC yardım ve kredilerinin çıkarılması sonucu oluşan yerel gelir toplamının bütçe giderlerini karşılama oranı son 10 yılda yüzde 60 seviyelerinden yüzde 90 seviyelerine ulaştı. Bu oranın 2019 bütçe yasasına göre yüzde 75,3 seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyordu”.

Evet bütçe açığı var.

Evet, öngörülmeyen gelişmeler oluyor, beklenen kaynak gelmiyor…

Evet, yatırım yapacak para da kalmıyor.

Ama, bu ülke, demek ki, kendi yağıyla ciğerini kavurabiliyor.

Bu noktaya hiçbir zaman ulaşmamıştık.

Biraz daha gayret gösterirsek, bu garip ülkenin sırtından büyük paralr kazananların mükellefiyetlerini artırır, kendimiz de tasarrufa gidebilirsek, çok daha iyisine ulaşacağız.

Asıl peşine düşmemiz gereken konular bunlar.

Gelirleri arttır, kendi kalkınmanı kendin sağla.

Yok mu o potansiyel?

Fazlasıyla var.

Almak iste yeter ki…

 YERİN KULAĞI VAR

“BANA KUMPAS KURULDU”:

UBP’nin eski Genel Başkanı Özgürgün, dokunulmazlığının kaldırılması ile ilgili olarak Özersay ve kendi partisini suçladı. Özgürgün, “Kudret Özersay ve çetesi bana kumpas kurdu” dedi ve “kumpasa” kendi partisinden de bazı kişilerin de alet olduğunu iddia etti. Şimdilik Özgürgün davasıyla ilgili konuşmaktan kaçınan UBP’lilerin, Özgürgün dosyasıyla ilgili nasıl bir tavır takınacaklarını Meclis’in açılmasıyla öğreneceğiz. Ancak görünen o ki, hakkında bir suç tesbit edilirse Özgürgün’e sahip çıkmak yerine, suçlamaların ileriye götürülmesine engel olmayacaklar…

 BU TATAR’IN TAVRI DEĞİL:

Adli yılın açılışı konusunda bir mesaj da Başbakan Ersin Tatar yayınladı. Şöyle bir ifade var; “Vatandaş kadar devlet esastır ve buna özen göstermek devleti yıpratmamak icra ve yasamanın olduğu kadar yargı camiasının da görevidir… Yargı yasama ve icranın üzerine çıkma anlamına gelecek tutum ve açıklamalardan kaçınmazsa o da hata yapmış olur”… Bu sözlerin, Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı’nın mesajı üzerine yazıldığı açık. Benim tanıdığım Tatar’ın tavrı değil bu. Kimseyi, özellikle de yargıyı bu şekilde ağır bir suçlama ile karşısına almayı istemeyeceğini düşünürüm. Kendisi de yayınlanan mesajı bir daha okursa, bana hak verecek eminim…

“SEÇİMİ SAĞDAN BİR ADAY KAZANMALI”:

UBP Genel Sekreteri Ersan Saner katıldığı bir tv programında; “UBP sağın en güçlü ve en büyük partisi olduğu için cumhurbaşkanlığı seçimlerini sağdan bir aday kazanmalı” diyor. Tüm UBP’lilerin iddiası bu da, aday sıkıntıları sürüyor. Saner’in önemli bir vurgusu var, “diğer sağ partilerle de konsensus içerisinde ciddi bir seçim süreci geçirmemiz gerekir”… Bu sözleri, parti dışından bir adayın da desteklenebileceği sinaylini veriyor. UBP tavanı, alacakları her kararı tabanın da destekleyeceğinden fazla emin olmamalı.

 

MEĞER GÜNCELLEMEYMİŞ:

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan açıklık getirdi de rahatladık. Trafik cezaları arttı diye bir haber vardı. Baktık, ciddi bir artış yok. E, hiç yapmasalardı dedik. Meğer, mevcut rakamların, yeni asgari ücrete göre düzenlenmiş haliymiş. Bakanlık yeni bir düzenleme yapmış, Meclis açılınca yasalaşacakmış. İnşallah okkalı cezalar getirmişlerdir. Telefonla canlı yapanlarla trafikte olmak istemiyoruz. Ya da şehir içinde yüz kilometre hızla gezen ATV’lerle…

NE YAPSALAR OLMUYOR:

Rum tarafı, Türkiye’ye yönelik yaptırım taleplerinin gerçekçi olmadığını bilmesine rağmen, AB’ye yalvarmaya devam ediyor. Daha geçen gün bizzat Anastasiadis, daha fazla yaptırım beklemediklerini söylediği halde, AB Genel İşler Konseyi’ne bir kez daha müracaat etmişler. Yine ele alınmamış,  umutlarını Ekim’deki Avrupa Birliği (AB) Devlet Liderleri Zirvesi’ne bağlamışlar. Dünyanın merkezi olmadıklarını yakında anlayacaklar… Biz de acelelerini anlıyoruz. Altlarındaki halı her gün kayıyor…

 YUMUŞADILAR:

Bilmem fark ettiniz mi, hükümetin Kıbrıs sorunuyla ilgili geçmişteki fanatik açıklamalarında ciddi bir

azalma var. Daha düne kadar, “görüşme masasından kalkalım, AB çatısı altında iki ayrı devlet” gibi söylemler yerine şimdi daha barşçıl ve “biz de adada bir çözümden yanayız” gibi açıklamlar dikkatlerden kaçmıyor. Belli ki Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, KKTC ziyaretinde görüşmelerle ilgili tutumu, hükümetin bu konuda kullandığı dili yumaşatmış…

VARLIK İÇİNDE YOKLUK:

Yenidüzen gazetesine konuşan Maliye Bakanı Amcaoğlu, devletin alacakları konusunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Amcaoğlu, beyana dayalı 100 bin lira ve üzerinde vergi borcu olan 211 kişinin bulunduğu ve bu kişilerin 247 milyonu bulan vergi borçlarını ödemediklerini, 28 kumarhane işletmesinin de ödemesi gereken 65 milyonluk borçlarını ödemediklerini açıkladı. Ercan havaalanındaki alacakla birlikte devletin  tahsil etmesi gereken toplam alacak 440 milyon . Sizin anlayacağınız devlet varlık içinde yokluk çekiyor…

 

BULUNMAZ HİNT KUMAŞI:

Kıbrıs gazetesinde dün yer alan bir habere göre, hakkında Cypruvex’i zarara uğrattığı, haksız kazanç elde ettiği yönünde rapor bulunan kişi UBP-HP hükümeti döneminde önce Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğüne atandı, ardından ne olduysa, bu görevinden alınıp, geçmişte hakkındaki iddialara rağmen yeniden Cypruvex Genel Müdürlüğüne atandı. Bu arkadaş ya çok marifetli, ya da parti içinde önemli bir güce sahip, yoksa bile bile iki kez lades olunmaz…

 ZİRVEDEKİLER

Prof. Dr. Ahmet Sözen (Yenidüzen’den): “Son zamanlarda bugünkü Cumhurbaşkanı’yla Türkiye Dışişleri Bakanı’nın bazı konularda aynı fikirde, aynı frekansta olmadıkları artık gün gibi ortadadır. Türk dış politikasının veya Türkiye’deki iktidarın Kıbrıs’ta kendisiyle müttefik olarak gördüğü siyasi aktörler de giderek belirginleşmiştir…Cumhurbaşkanı halkın iradesiyle doğrudan seçilmiş birisidir. Farklı görüşler olabilir ama bunları diyalog yoluyla, daha çok kapalı kapılar ardında çözmek ve dışarıya yansıtmamak diplomatik olarak en doğrusudur”…

 DİPTEKİLER

Nüfus Planlaması Şart: Okullar, hastaneler, cezaevi, hatta ülkenin alt yapısı plansız bir şekilde artan bu nüfusu kaldırmakta yetersiz kalıyor. İstediğiniz kadar okul, hastane ve yeni cezaevi yapın, nüfus planlaması yapmadığınız, ülkeye girişleri kontrol altına almadığınız sürece, bu sorunlarla boğuşmaya devam edeceksiniz. Bu yük ülkenin kaldırma gücünü çoktan aştı ve toplum olarak bu yükün altında eziliyoruz…