Yıllarca Türkiye’nin dış politikasını kıyasıya eleştirenlerdendim.. 1974 sonrasında Kıbrıs siyasi sorununu çözüme ulaştıramamasını bu zafiyetine örnek diye gösterirdim. Fakat şimdi anlıyorum. “Politika pek çok siyasi...
Önce “haklının” hakkını vereyim:” Sn. Tatar’ı “muhalif” oluşunuzla bile değerlendirirken şu gerçeği atlamayınız: Sn. Tatar “Hükümet” icraatları yönünden “program ve vaatlerinin” gerisinde kalmış olsa da...
Politika, değiştirilemeyecek gerçekler için yapılmaz. Varılmak istenen hedefler için yapılır. Bu nedenle olmalı yıllardır Kıbrıs siyasi sorunu çözüme ulaştırılamıyor. Çünkü “komşunun” amacı bir çözüm sonucunda...
İrade Arapça sözcüktür. Türkçe’de karşılığı “isteme, dilemedir.” Ne var ki bazı soyut kavramlarda olduğu gibi “iradenin” yarattığı “duygu ile çağrışımı” bu iki kelimeyle ifadede yetersiz...
Reel olan Kıbrıs siyasi sorunu 45 yıllık süreciyle çözümsüzlüğü çakarak dolayısıyla Kıbrıs Türk halkına her yönden zarar vererek devam ederken; yine de haklılığımızı çakan çaresizliğimize...
“Kelimelerle” oynaşan bir siyasi sorunun “provalarıyla” oyalanıyoruz. Üstelik “çözüm ve çözümsüzlük” paradigması bolca olan Kıbrıs siyasi sorunuyla ilgili görüşler ileri sürdükçe tadına varamayacağımız kadar büyük...
Rum lideriğiyle Rum halkının Kıbrıs siyasi sorununa yönelik anlayamadıkları yada gördükleri bildikleri halde kabullenemedikleri çok gerçek vardır. BİR: Mesela 1974 sonrası oluşan iki bölge ile...
Her vesileyle Kıbrıs siyasi sorununu hatırlamak artık yaşam tarzımız oldu! Belki olmazdı eğer çözüme ulaşsaydık! Yine çağrışımlarla başlayan hatırlamalar içindeyiz. Mesela 1974’de eğer Ecevit’li Türkiye...
Eğer “Dörtlü Koalisyon” Hükümeti” hâlâ iktidarda olsaydı ve Kıbrıs siyasi sorunu bugünkü süreciyle gündemdeki yerinde bulunsaydı bakın Başbakan Erhürman Sn. Akıncı’ya dolayısıyla Müzakere heyetine nasıl...
Anlıyorum yada anlıyoruz ki Sn. Akıncı ile de anlaşmak zorluğu çekmekteyiz! Çünkü: Kıbrıs siyasi sorunu 1974’ün hemen sonrası siyasi konumunda değildir. Örneğin referanduma kadar gitme...