Diğer SporlarManşetRöportajSpor

Postacıoğlu: Spora ve sporcuya değer verilmiyor







Sporcular Yazı Dizisi’nde 47’inci konuğumuz voleybolcu Zalihe Postacıoğlu oldu

Voleybol sporcusu ve aynı zamanda alt yapı sporcusu olan Zalihe Postacıoğlu yaptığı açıklamada Devletin sporculara, özellikle ülkemizi ve bayrağımızı yurt dışında temsil edip taşıyan sporculara maddi ve manevi her türlü yardımı vermesi gerektiğini düşünüyor.




Havadis Spor Servisi’nin Sporcular Yazı Dizisi’nde bugün 47’inci sporcuyu konuk ediyoruz. Bugünkü sporcumu voleybolcu Zeliha Postacıoğlu. İşte Zalihe’nin sorularımıza verdiği cevaplar:



1-Covid-19 döneminin yaşandığı 2020 yılında Devletin spor yönetimini nasıl buldun?

2020 yılında ülkemizde ilk vakanın çıkışı 2019-2020 voleybol liginin final maçına 2 gün kalaya denk geldi. O dönem konu sağlık olduğu için alınan karaların doğru olduğunu düşünüyorum. İlerleyen zamanlarda ve son günlerde yaşadığımız ikinci bir karantina durumu fikrimin biraz değişmesine neden oldu. Sporun her yaştan kişilerin en başta fiziksel sağlıkları daha sonrasında ise zihinsel ve mental sağlıkları için çok nemli olduğu herkes tarafından biliniyor. Açık alanlarda kontrollü bir şekilde bireysel yapılabilen sporların belirli zamanlarda yapılabilmesi için çalışmaların yapılabileceğini düşünüyorum.

Bunun yanında biz sporcular sürekli aktif olan kişileriz. Hareketsiz bir dönem hem fiziksel performans konusunda hem de motivasyon kaybı konusunda düşüş yaşamamızı sağlamıştır. Sağlık her şeyden önce gelir evet, ama bu dönemde yeteri kadar spora önem verilip sporcunun düşünüldüğünü düşünmüyorum.

 

2-Bağlı olduğun federasyonun covid-19 dönemini yaşadığımız 2020 yılındaki çalışmasını veya çalışma yapmamışsa yapmamasını nasıl buluyorsun?

 

Voleybol federasyonu bu dönemde diğer spor branşları gibi maçların oynanmaması kararını aldı. Desteklediğim bir karar oldu. Antrenmanlar ve maçlar için bir çok insan temas halinde oluyoruz.  Bu konuyu bir oyuncu olmanın yanı sıra antrenör olarak düşündüğümde, antrenörlük yaptığım küçük yaştaki çocuk ve gençleri tehlikeye sokmamak açısından maçların oynanmamasını destekliyorum. Ama bu durumun da yan etki olarak hem büyük oyuncu kategorisinde oynayan bizleri, hem de alt yapıdan gelen ve gelişimleri için önemli bir dönemi maalesef evde geçiren oyuncuların motivasyonunu son derece negatif yönde etkilemiştir.

 

3-Federasyonun antrenman, maç veya lig organizasyonu hakkında sana göre yapması gereken düzenlemeler var mı? Varsa nelerdir?

 

Federasyonun bana göre alt yapıyı canlandıracak ve ilerleyen yıllara daha fazla voleybolcu yetiştirme amaçlı organizasyonlar yapması gerekiyor. Şuan oynanan A takım düzeyinde çok az takım bulunuyor. Takımlar sürekli aynı kişilerle oynuyor. Bu sorunun çözülebilmesi için her ilde alt yapı calışmaları başlatılması, ilerletilip yıldız seviyesinin bir altı olarak minikler liginin de kurulabileceğini düşünüyorum. Çocuklara kazanma kaybetme algısını değil de birbirleriyle mücadele edebilecekleri, heyecanlarını yenebilecekleri ve yaşları geldiğinde oynayacakları yıldız-genç ve A takım seviyelerine daha motive ve kendilerine güvenli girebilmeleri için önemli bir adım olabileceğini düşünüyorum.

 

4-Kendi branşın özelinde sporcuların motivasyonunu artırmak ve sporun daha iyi gerçekleşmesi için neler yapılması gerektiğini düşünün?

 

Oynadığımız liglerin iyi bir takip sonucu belirlenen kategorilerde (örneğin en iyi smaçör, en iyi pasör, en iyi servis çeken oyuncu vb..) yıl sonu ödüllerin verilmesi, biz oyuncular için şampiyonluk hedefinin yanında, bireysel başarı için de motive bir şekilde antrenman ve maçlarımızı sürdürmemiz için güzel bir adım olabilirdi. Bunun yanında bizlere çok büyük bir motivasyon kaynağı olan seyirci avantajını maç duyuruları arttırılarak daha fazla kişinin maçlarımızı izlemeye gelmesi de hem sporcular hem de spor branşının gelişimi için önemli bir durum olduğunu düşünüyorum.

 

5-Ülkede spordan sorumlu bakanlığın/dairenin çalışmalarını ve spora katkılarını nasıl buluyorsun?

 

Ne yeteri kadar ne de değeri kadar sporcuya veya spor branşına değer verilmediği düşüncesindeyim. Günümüzde kapanan bir çok kulüp nedeniyle boşta kalan pek çok sporcu bulunmaktadır. Hatırlıyorum yıllar önce oynadığım kulüp makam değişikliği nedeniyle kapanmıştı. Alt yapıda oynayan oyuncular olarak oynayacak kulübümüz yoktu. O dönem ailelerimiz ve bazı sporu seven büyüklerimiz olmasaydı belki de şuan sporcu olarak bu röportajı bile veremeyecektim. Aynı sorun günümüzde de yaşanmaktadır. Ve spordan sorumlu makamlara şimdiye kadar kim geldiyse var olan ada sporu, aynı zamanda sporcularına sahip çıkma ve geliştirmek için yapıcı bir çalışma maalesef göremedik.

 

6-Devletin spor federasyonlarına veya başarılı sporculara yönelik yaklaşımı sence nasıldır? Nasıl olmalıdır?

 

Adamızda koşullar sınırlı olmasına rağmen her spor branşında ayrı ayrı birçok yetenekli ve başarılı sporcularımız veya çok başarılı olabilme ihtimali olan altyapılardan oyuncularımız vardır. Maalesef gerek yurt içinde, gerek yurt dışında kazanılan başarıları sosyal medyadan yayınlanan tebrik mesajlarının ötesine geçmiyor.

Devletin sporculara, özellikle ülkemizi ve bayrağımızı yurt dışında temsil edip taşıyan sporculara maddi ve manevi her türlü yardımı esirgememesi gerektiğini düşünüyorum. Adamızda maalesef sadece spor yaparak hayatımızı sürdüremiyoruz. İşlerimizin yanı sıra sporcuyuz. Zor şartlarda, kısıtlı imkanlarla yapılan antrenmanlar sonucu başarılar geliyor. Bunun göz ardı edilmemesi ve daha fazla desteklenmesi gerekiyor.









Başa dön tuşu