Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Mehmetçiğin kullandığı Türk bayraklarından birini 36 yıldır sandığında saklayan Aynur Gazcıoğlu, bayrağı torununa miras bırakmak istiyor.
Güzelyurt kentinde yaşayan ve 1990 yılında KKTC’ye yerleşen Aynur Gazcıoğlu’na (54) aynı yıl Kıbrıs Türkü komşusu tarafından 20 Temmuz 1974’teki harekatta kullanılan bayraklardan biri emanet edildi.
Savaşta zarar gören bayrağı 36 yıl boyunca sandıkta muhafaza eden Gazcıoğlu, vatan ve bayrak bilincinin devamı için 52 yıl önceki Kıbrıs Barış Harekatı’nda Mehmetçiğin kullandığı Türk bayrağını torununa bırakarak gelecek nesillere ulaştırmayı hedefliyor.
AA muhabirine bayrağın öyküsünü anlatan Aynur Gazcıoğlu, “Bayrağı bana harekata tanık olan komşum emanet etti. Ben de bunu torunuma miras olarak bırakacağım. Kıbrıs Türk’ü olan komşum kendisi vefat etmeden önce buraya ilk geldiğimde verdi. Ben de 36 yıldır sandığımda saklıyorum.” diye konuştu.
Savaş koşullarında deforme olan Türk bayrağının bu hali ile kalabilmesi için özen gösterdiğini aktaran Gazcıoğlu, “Şanlı Türk bayrağı bana Mehmetçiğin emaneti; ben de bunu torunuma miras bırakacağım. Kur’an ve bayrak gibi kavramlar bizim için önemlidir. Türk bayrağı sonsuza kadar yaşayacak.” ifadelerini kullandı.
Bayrağın 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın izlerini taşıdığını belirten KKTC vatandaşı Aynur Gazcıoğlu, Türk milletinin milli değerlere ve özellikle bayrağına karşı hassas olduğuna dikkati çekerek, “Şanlı bayrağımız bizim her şeyimizdir.” dedi.
– Kıbrıs Barış Harekatı
Türkiye, 1960 Zürih ve Londra Antlaşmaları ile tesis edilen garantörlük haklarını kullanarak, Ada’daki anayasal düzeni ve Türk halkının varlığını korumak üzere 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’nı düzenledi.
Kıbrıs’ta Türkler ve Rumların ortak olduğu 1960’ta kurulan “Kıbrıs Cumhuriyeti”, Ada’yı Yunanistan’a bağlamak isteyen Rumların, silah zoru ile Türkleri önce devletten atması ardından da Kıbrıslı Türklere yönelik öldürme, sürgüne gönderme, kamplarda yaşamaya zorlama faaliyetleri sonucu 1963 yılında çöktü.
1963’ten 1974 yılına kadar Kıbrıs Türklerine yönelik başta EOKA terör örgütü olmak üzere bazı Rum devlet görevlilerinin de karıştığı öldürme eylemleri sonucu 30 binden fazla Kıbrıslı Türk, can güvenlikleri olmadığı için 100’ün üzerinde köyü terk etmek zorunda kalarak, etrafı Rum silahlı güçleri ile çevrili izole kamplarda yaşamaya zorlandı.
Yunanistan’daki askeri cunta tarafından desteklenen EOKA lideri Nikos Sampson’un, “Kıbrıs Cumhuriyeti” Cumhurbaşkanı Başpiskopos III. Makarios’u devirmek amacıyla 15 Temmuz 1974’te yaptığı askeri darbe sonucunda Ada’da yaşayan Türklerin durumu daha da kötüleşti.
Darbe sonucu meşru Cumhurbaşkanı III. Makarios meselenin iç mesele olmadığını ilan ederek, garantör ülkelere (Türkiye, Yunanistan ve İngiltere) duruma müdahale etme çağrısı yaptı.
Türk Silahlı Kuvvetleri 20 Temmuz 1974 sabahı Kıbrıs’a denizden çıkarma, havadan da indirme harekatı yaparak, Kıbrıs’taki Türk Mukavemet Teşkilatı’na mensup “Mücahitler” ile birleşti.
Kıbrıs’ta Türk varlığını güvence altına alan Mehmetçik, Rumların ateşkesi bozması ve ateşkes görüşmelerinin başarısız olması sonucu 14 Ağustos 1974’te ikinci harekatı başlattı.
Türk askeri birliklerinin 16 Ağustos 1974 akşamı Mağusa-Lefkoşa-Güzelyurt hattına ulaşmasıyla Kıbrıs Barış Harekatı’nın ikinci evresi de kesin Türk zaferi ile tamamlandı.


































