EğitimKöşe YazarlarıSürmanşet

Bu yıl kolej sınavı yerine alternatif değerlendirmeyle öğrenci alınsa…

Kemal Akkan Batman yazdı






 

Bu yıl kolej sınavının birinci basamağı akademik takvime göre 29 Ocak 21 tarihinde yapılacaktı; yapılamadı. Pandemideki artış nedeniyle 20 Şubat 21 tarihine ertelendi; yine yapılamadı. Eğitim Bakanlığı’ının sitesinde YKS’nin yapılacağı tarih verilmeyip, Sağlık Bakanlığı Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi ile Bakanlar Kurulu’nun alacağı kararlar doğrultusunda tarihlerin belirleneceği duyuruldu.

Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalar Nisan 1’den önce okulların yüz yüze eğitime açılmayacağı yönündedir. Bu tarihten önce öğrenciler kağıt-kalemle aktif olarak bulaşamayacaklar. Tahminen Nisan sonu 1. Sınav, Haziran sonu 2. Sınav olacak. Belki de Nisan sonuna kadar eğitim çalışanların aşıları sarkarsa muhtemelen Haziran sonu tek sınavla öğrenci seçimi yapılacak.

KKTC eğitim sistemi 2006 yılından itibaren ‘yapılandırmacılık’ akımına geçti. Tüm öğretim programları ve bunlara bağlı ders kitapları yapılandırmacılık temelinde yazılmıştı. Belki de en çok hizmet içi eğitimler ‘yapılandırmacılık’ konusunda yapılmıştı. Tüm öğretim programları ve ders kitapları öğretmenlere yine yapılandırmacılık temelinde nasıl kullanılacağı konusunda seminer verilmişti. Hala daha KKTC Eğitim Sistemi farklı bir eğitim anlayışına geçtiğini duyurmadığına göre yapılandırmacılık temelindeki anlayış devam etmektedir.

Yapılandırmacılık anlayışında öğretmen rolü öğreticilikten rehberliğe dönüşmüştür. Öğretmenler öğrencilere yeni konuları, kendi önbilgilerine göre yapılandırmada rehberlik yapıyor. Öğrencilerin kendi kendilerine öğrendikleri bilgileri, yine kendilerine en uygun yöntemlerle göstermelidirler.

Yapılandırmacılıkta pozitif okul ikliminin en önemli bacağı ‘rehberlik’tir. Okullarda Psikolojik Danışman ve Rehber (PDR) uzmanlarına her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Öğrencileri tek tek, bireysel yetenekleri doğrultusunda yapacakları çalışmalar ile PDR uzmanları belirler. Ne yazık ki hala daha ilkokullara PDR uzmanı alınmasını sağlayacak kadrolar yasallaşmadı; çağdışı bir durum.

Bu yıl yüz yüze eğitim yapılmadı ve yapılması da zor ya da çok az bir zaman dilimini kapsayacak. Dolayısıyla yüz yüze eğitim anlayışındaki kolej sınavını yapmayı iddia etmek doğru değildir. Bu yıl kolej sınavının yapılması eğitimde fırsat eşitliğini en çok yaralayan olgu olacak. Kimi öğrenciler olanaksızlıklar nedeniyle çevrim içi derslerden yeterli derecede faydalanamadı, kimi öğrenciler yüz yüze eğitime çok az katılırken kimi öğrenciler her gün okula, dershanelere ve özel derslere devam etti. Şimdi hepsini aynı niteliklerle donanık kabul edip tek ya da iki sınavla yarıştırıp aralarından iyi olanları seçmek adil midir?

Oluşan yeni anlayış ve pandemi olgusu nedeniyle bu duruma uygun yeni bir kolejli seçme yöntemi belirlenmelidir. Yapılandırmacılık anlayışına uygun çoklu değerlendirme ile öğrencileri koleje almak en doğrusu olur. Pandemi nedeniyle öğrencilerin yaşadıkları sosyal ve psikolojik problemler de bir nebze olsun hafifletilmiş olur.

PDR uzmanlarının yer aldığı ilkokullarda (TC’den kültür anlaşmasıyla gelen uzmanlar) onların rehberliğinde, öğretmenler, müdür ve müdür muavinleri, öğrencinin kendisi, diğer öğrenciler, öğrencinin anne-babasının (eğitim paydaşları) yapacağı değerlendirme ile öğrencilerin seçilmesi yönüne gidilebilir.

İlkokul öğretmenleri bu konuda gerçekten bilirkişilerdir. Yıllarca okutmuş oldukları öğrenci potansiyeli bağlamında hangi öğrencinin kolej sınavını başarıp, kolejde okuyacağını büyük bir olasılıkla yanılmadan saptayabilirler. Öğretmenlere güvenmek lazım. Onlar öğrencilerini onlarca sınav yaptılar. Devlet kendi öğretmenlerinin yaptığı sınavlara güvenmeli. Öğretmenlerin yaptıkları onlarca sınav mı daha güvenilir ve geçerli yoksa bakanlığın yaptığı iki sınav mı? KGS sınavlarında önceki yıllardaki şaibeler hala hafızalarda canlı.

Yukarıdaki eğitim paydaşlarının yapacağı değerlendirmeden elde edilecek veriler ile öğrenciler seçilebilir. Ailelerle de kolejin amacının 3. ülkelere öğrenci hazırlamak olduğu gerçeği aktarılmalı. Ailelerin de kendi durumlarını dikkate alıp çocuklarını Avrupa veya diğer yabancı ülkelerde okutup okutamayacakları değerlendirmeleri istenebilir. Buna göre de koleje alternatif okulları tercih etmeleri daha yerinde bir karar olur.

 







Başa dön tuşu