Köşe Yazarları

Kamu bitti, adaletsiz istihdamlar bitmiyor…


Meclis’te CTP milletvekili Armağan Candan, BRT’ye 15 münhalsiz ve ilansız istihdam yapıldığı duyumu aldıklarını söyledi.

Bu sadece bir örnek. Yalanlanmadı…

Yine bütçe çalışmaları sırasında gördük ki, genel bütçesi 578 milyon lira açık veren bu devlette, Maliye Bakanlığı ve Başbakanlığın sözleşmeli personel bütçeleri yüzde 47, yüzde 74 oranlarında artırılmış. Diğer bakanlıkları bilmiyoruz.

Gördüğümüz duyduğumuz yeni işe başlayan sayısı gırla. Kimi Bakanlar Kurulu kararlarına giriyor, kimi, danışman, şu bu denilerek girmiyor.

Mayıs 2019’da 286 olan sözleşmeli sayısı, sadece 3 ayda yani Ağustos 2019’da 306’ya çıkmış. O günden buyana da artmaya devam ettiği anlaşılıyor.

Bir süre önce geçici alımını kısıtlayan bir yasa geçmemiş miydi? Hangi cambazlıkla ödemeler yapılıyor, bilemiyoruz.

Bildiğimiz bir şey var, o da Halkın Partisi’nin ta kurulduğu günden beri “münhalsiz, sınavsız istihdamlara izin vermeyeceğiz” sözü.

UBP malum. Bu onun geleneği, Halkın Partisi nasıl oldu da tüm idealist söylemlerinden vaz geçti. Nasıl oldu da bozuk düzene uydu. Uydu işte. Zaten halkın kızgınlığı da bu aldatılmışlığa değil mi? Geçen seçimde aldığı oyları hep bu söylemleri ile aldı. Şimdi oy veren vermeyen herkes büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. İşte nedenlerinden biri daha.

Son bir söz, Başbakan Ersin Tatar’a.

Kendisine sadece İrsen Küçük’ü hatırlatmak isterim. Başbakanlığı döneminde hiçbir kurala kaideye uymadan yapılan korkunç istihdamlar, kamuya on yıllarca temizlenemeyecek zararlar verdi.

Peki bunun kendisine kazancı ne oldu?

Onu da, aynı yolu izleyen Sayın Tatar yanıtlasın…

 

ERMENİ MANASTIRI KURTULUYOR…

İki Toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi Türk Başkanı Ali Tuncay, Alevkayası’nda tam da bir utanç abidesi olarak yıkılmaya terkedilen Ermeni Sourp Magar Manastırı’ndaki konservasyon ve destekleme çalışmalarının başlama aşamasına geldiğini müjdeledi.

Kıbrıs tarihinin bir önemli eseri daha Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin yapacağı çalışmayla kurtarılıyor.

İlk olarak M.S.1000 yıllarında bir Mısır Hristiyanlarına ait olarak kurulmuş ve İskenderiye’li aziz St. Makarios’a adanmış olan Manastır, 15. yy. başında Ermeni Kilisesi’ne geçmiş. Ve o günden sonra Kudüs’e giden Ermenilerin hac yolunda durağı olmuş.

 

Manastır en son İngiliz döneminde 1949’da restore edilmiş. 2007’ye kadar biz, turistlerin girişini yasaklamışız, ancak bu tarihten sonra da ciddi bir turist çekmekteymiş.

 

Ali Tuncay, “Kökeni ne olursa olsun kültürel miras ortak zenginliğimizdir. Onu seviyoruz ve gelecek nesillere aktarmak için çalışıyoruz” diyor.

Yaptıkları iş çok değerli. Sadece bu manastır için değil, adanın tümündeki eski eserler ve en son da yine yıkılmasını sadece izlediğimiz Lefkoşa surlarının kurtarılması gibi büyük çabaları var.

Ancak bu iş bununla bitmemeli. Restorasyon tamamlandıktan sonra, turizm adına gereği gibi değerlendirilmeli. Geçmişte birilerine işletmek için kiralandığı gibi bir yanlışa gidilmemeli. Turizm Bakanlığı en iyi şekilde tanıtımını yapmalı, Manastır’ı dünya mirasına yeniden kazandıranların emeği de değer bulmalı…

YERİN KULAĞI VAR

ARIKLI OCAK’TA AÇIKLIYOR:

Katıldığı bir programda; “Sağda bir çatı aday olması konusu ortadan kalktı. DP ile de ortak aday konusu olmadı. Erken seçim olmaması durumunda ben Cumhurbaşkanlığına adayım” diyen TDP Başkanı Erhan Arıklı, adaylığını Ocak ayında şölenle açıklayacağını söyledi. Daha önce de yazmıştım, bağımsızlar hariç parti destekli en az 5-6 aday yarışacak diye. Önemli olan, ilk ikiye kalanların kimlerin desteğini alacağı veya kaybedenlerin ikinci turda kime oy verecekleridir.

AMAÇ BAĞCIYI DÖVMEK

Havadis gazetesinden Cenk Diler, “örtülü ödenek” üzerinden Akıncı’yı eleştirenlerin, örtülü ödeneği dillerine dolamalarını, inandırıcılıktan ve samimiyetten uzak olduğunu söyleyerek, “Beğenmiyor ve eleştiriyorsanız yapılacak olan iş bellidir. Çoğunluktaki partiler olarak anlaşıp bu ödeneğin yetki aldığı Bütçe Yasasını değiştirecek ve o maddeyi kaldıracaksınız. Hem elinizdeki yetkiyi kullanmıyorsunuz hem de bu eleştirilerden nema sağlamaya çalışıyorsunuz…” diyor. Onların niyeti örtülünün örtüsünü açmak değil. Amaç, bağcıyı dövmek…

SENARYOLAR YAZILIYOR:

YDP Başkanı Arıklı’nın, “Bütçeye onay vereceğiz, zira yeni yılda biz uygulayacağız” sözleri son günlerde çok konuşulan “hükümet bozuluyor” dedikodularını da artırdı. “Yok öyle bir şey” deseler de, belli ki hükümette sıkıntı var. Ufukta yeni bir hükümet modeli mi, yoksa erken bir seçim mi var onu da cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra öğreneceğiz… Daha öncesini beklemeyin, parti başkanları aynı zamanda aday, kendilerini bu riske atarlar mı?

NÜFUSU BİLMEDEN:

Bütçe görüşmelerini izlerken kafama takıldı. Açık, kaynak, zam tamam anlıyorum da bu bütçe hazırlanırken ülke nüfusunu dikkate aldınız mı? Hani gerçekçi olması için öncelikle bu ülkede kaç kişinin yaşadığını bilmeden, örneğin hastane, okul gibi sektörlerin ihtiyacının ne olduğunu nasıl tespit ediyorsunuz? Gerek yok değil mi? Zaten en son yapılan sayıma bile baksak, ayrılan bütçeyle o nüfusa dahi yatırım olanağı yok.

HELE ÖNCE BİR AÇIN:

UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu;  Kapalı Maraş’la ilgili envanter çalışmalarının 2020 yılının ilk aylarında tamamlanacağını söyleyerek, Kapalı Maraş’ı açıp cazibe ve önemli bir turizm merkezi haline getireceklerini söyledi. Cazibe merkezi olur mu, olmaz mı bilemem ama, siz hele önce bir Maraş’ı açın, gerisini sonra düşünürüz…

ŞIRINGA ÇİKOLATA İTHALİ YASAKLANSIN:

Türkiye’de, şırınga çikolata diye bir rezillik. Bir gıda firması nasıl olur da bu görüntüde bir ürün çıkarır? Çocukları ileride uyuşturucuya alıştırmak için mi? Ve nasıl olur da ilgili makamlar buna izin verir. Daha da kötüsü, o kadar berbat yapılmış ki, Türkiye’de iki çocuk kapağı yutarak hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı mı olur, Ekonomi Bakanlığı mı olur, hangisi yetkiliyse, bu saçma şeyin ülkeye girişini önlemeli. Herhangi bir markette görürsem, ben dava açacağım…

ZİRVEDEKİLER

Erkut Uluçam: Ziraat Odaları Birliği Başkanı Erkut Uluçam, tarım arazilerinin imara açılmasının cinayet olduğunu söylüyor. Mağusa, İskele, Yeniboğaziçi bölgesinde zaten bu planla tarım arazilerinin yüzde 76’sı imara açılıyor ve bu cinayet işleniyor. Diğer taraftan tarımla geçinen bölge halkı, daha fazla arazi imara açılsın derdinde. Çünkü gelecek rant, çiftçilikten elde edilen gelirden çok daha büyük. Bunlara Belediyeler de öncülük ediyor. İnsan düşünüyor, yerel yönetimler için öncelik nedir? Tüm ülkenin geleceği mi, bölge halkının kısa günün karından elde edeceği rant mı?

 DİPTEKİLER

Kim Bunlar?: Taciz, sarkıntılık, tecavüz olayları artık aile içine de sızdı. Amcanın, çocuk yaştaki yeğenine tecavüz etmesinin şokunu atlatmadan bu kez de baldızının küçük kızına cinsel istismarda bulunan bir başka sapığa şahit olduk. İşin ilginç yanı ailenin, taciz mağduru çocuğa şikayetini geri çekmesi için baskı yapması. Ben bu ülkeyi tanımıyorum.

 

 


Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı