İNSANIN SEKİZ DÖNEMİ-VII - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Çarşamba, Mayıs 22, 2024
EğitimKöşe YazarlarıYaşam

İNSANIN SEKİZ DÖNEMİ-VII

Nilgün Sarp

Yaşamın ilk kırk yılı bize metni verir; sonraki otuz, yorum!

Ingmar Bergman

 


Üretkenliğe Karşı Durgunluk veya kendine dönüklük dönemi, günümüzde orta yetişkinlik olarak da adlandırabileceğimiz 40/45-60/65 yaşlarındadır. Bu dönemde bireylerin temel görevi, üretim ve üretilenlere olumlu bağlılıktır, kendilerinden sonra gelenleri yönlendirmeye, başkalarına katkı sağlamaya ve dünyada iz bırakma gibi uzun vadeli eylemler içindedirler. Çocuğu olanlar onları eğiterek ve geliştirerek, olmayanlar da, genç bireylerle iletişime girerek  deneyimlerini geliştirirler. Bu deneyimlerini çocuklarına katkı sağlama, dünyayı daha iyi bir yer haline getirme ve toplum ile ilgilenme gibi etkinliklerinde kullanırlar.

Bu evrede başarılı olan bireyler kendilerini  yararlı, başarısız olanlar ise dünyaya katkı sağlayamadığını ya da yetersiz bir katılım sağladığını hisseder. Bu durum kendilerini faydasız ve durağan hissetmelerine ve içindeki bulundukları topluluklara karşı ilgisiz ve bağlantısız olmalarına neden olur.

Bu dönemin temel sorusu;

“Hayatımı işe yarar kılabilir miyim?”

“Hayatımın anlamı nedir?” veya “Ben kimim ve topluma ne gibi bir katkıda bulunabilirim?”

şeklinde ifade edilebilir. Çünkü  bireyler, kendi yaşamlarını ve toplumun  anlamını sorgulama eğilimindedirler. Kendi yeteneklerini ve kaynaklarını kullanarak nasıl bir fark yaratabileceklerini ve hayatlarının gerçek anlamını bulmayı adarlar. Bu sorular, kişinin kendi değerlerini, hedeflerini ve toplumsal rolünü belirlemesine yardımcı olur. Bu süreç, kişinin kendini tanıma ve kişisel gelişimine odaklanmasını sağlar.

Bu sorular çerçevesinde temel görevleri;

Sağlıklı yaşam kalıplarını korumak,

Eşiyle birlik duygusu geliştirerek, kendisi ve eşinin  başarılarından gurur duymak,

Çocuklarının arkadaşlarını kabul etmek, büyümekte olan veya büyümüş çocuklarının sorumlu yetişkinler olmalarına yardımcı olmak ve yetişkin çocuklarının yaşamlarındaki merkezi rolü bırakmak,

Yaşanan fiziksel değişikliklere uyum sağlamak ve giderek yaşlanan ebeveyn rollerini benimsemek,

Boş zamanlarını yaratıcı bir şekilde kullanmak,  sosyal sorumluluk elde etmek ve rahat bir ev yaratmak şeklindedir.

Bu döneme özgü bazı özellikler ise;

Üretkenlik: Bu aşamada birey, üretkenlik ve yaratıcılık aracılığıyla topluma katkıda bulunma ihtiyacı hisseder. İş, aile, arkadaşlık ve toplumla ilişkiler gibi alanlarda aktif olarak katılım gösterir, toplumsal sorumluluklarını yerine getirmeye yönelik bir arzu duyar. Gönüllü çalışmalar yapmak, toplum projelerine katılmak ve sosyal adalet için mücadele etmek gibi aktivitelerde bulunabilir. Ayrıca kişisel büyüme ve gelişim için çaba harcayarak yeni beceriler öğrenmek, hobiler edinmek, seyahat etmek gibi aktivitelerle uğraşabilir.

Durgunluk: Eğer birey bu dönemi sağlıklı bir şekilde geçiremezse, durgunluk hissi yaşayabilir,  kendini yetersiz hissedebilir, hayatta bir amaç bulmakta zorlanabilir ve kendini topluma yararlı bir şekilde ifade etmekte güçlük çekebilir.

Üretkenlik Alanları: Kişi bu dönemde iş hayatında, aile yaşamında veya toplumsal faaliyetlerde üretkenlik gösterebilir. Çocuk yetiştirmek, kariyer hedefleri gerçekleştirmek, toplum için faydalı projelere katılmak gibi alanlarda aktif olabilir. Bu dönemde aile ilişkileri önemlidir, ebeveynlik rollerini sürdürürken aynı zamanda çocuklarına rehberlik etmeye ve onların gelişimine katkıda bulunmaya, varsa  torunlarıyla da ilişkilerini güçlendirmeye çalışır.

Üretkenlik Krizi: Bazı insanlar bu dönemde, hayatlarının değerini sorgulayabilirler. Kendi başarılarını, yeteneklerini ve katkılarını yeterli bulmazlarsa  üretkenlik krizi yaşayabilirler.

Birikimlerin Aktarılması: Bu dönemde, bireyler genellikle genç nesillere bilgi ve deneyimlerini aktarmak, miraslarını sürdürmek ve toplumsal değerleri korumayı isteme eğilimindedirler. Kariyer hayatı, bu dönemde önemli bir odak noktası olabilir. Kişi, işinde başarı elde etmek, liderlik rolleri üstlenmek ve mesleki hedeflerine ulaşmak için çaba gösterebilir.

Yukarıda bahsedilen  temel unsurları kişiler farklı şekillerde deneyimleyebilir, onların yaşam koşulları, kültürel farklılıklar ve diğer faktörler bu süreci etkileyebilir.

Üretkenlik ve Durgunluk dönemindeki insanlara destek olmak için neler yapabiliriz?

İnsanların duygularını ve endişelerini anlamak için onları dinlemek ve empati kurmak önemlidir, her zaman destek olmaya hazır olduğumuzu ve yanlarında olduğumuzu belirtmek, kişinin kendini daha güvende hissetmesine ve problemleriyle başa çıkmaya daha istekli olmasına yardımcı olabilir yani   duygularını ciddiye almak ve anlamak önemlidir.

İhtiyaç duyduklarında bize ulaşabileceklerini bilmelerini sağlamak ve düzenli olarak iletişim kurmak, ihtiyaç duyduklarında  yardım etmek, örneğin işlerine destek olmak, birlikte aktivitelere katılmak veya günlük sorunları çözmelerine yardımcı olmak, yararlı olabilir.

Başarılarına dikkat çekmek, tebrik etmek ve motive etmek, kişinin kendine güvenini artırır ve üretkenliklerini teşvik eder.

Eğer kişi ciddi bir durgunluk veya üretkenlik krizi yaşıyorsa, profesyonel yardım alması gerektiğini önermeliyiz. Ancak her birey farklı olduğu için, onlara en uygun desteği sunmak için onları tanımak ve ihtiyaçlarını anlamak önemlidir.

Eikson kuramındaki yaşamın sonuncu dönemine geçmeden, bu dönemi  Paul Auster’in güzel bir şiiriyle tamamlayım .

Bir güzellik yap kendine!

Ve sadece sahip olduklarını düşün; mutlu ol onlarla!

Sahip olamadıkların üzülsün senin olmadıklarına…

Bir güzellik yap kendine!

Keşkeleri hiç düşünme!

Mutlu ol seçimlerinle.

Bırak keşkeler üzülsün senin seçimlerine…

Bir güzellik yap kendine!

Her yeni günü senin günün ilan et ve şımart kendini olabildiğince!

Bırak dünler üzülsün seçilmediğine…

Bir güzellik yap kendine!

Kalbinde daha da büyüt sevgisini sevdiklerinin!

Bırak sevmediklerin üzülsün kalbinde yerleri yok diye!

Bir güzellik yap kendine!

Sev kendini, kimseleri sevmediğin kadar.

Mutlu ol varlığınla!

Bırak seni sevmeyenler üzülsün!

Yüreklerine sığamayacak kadar büyüksün diye!

 

Kaynak

Erikson, E. H. (1963). Childhood and society. London: Vintage Digital.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar