Köşe Yazarları

HÜKÜMET PAZARLIKLARI VE HP’NİN DÜŞTÜĞÜ DURUM…






Cumhurbaşkanlığı seçimleri, genelde partilerin içini dizayn etme özelliğine sahiptir.




Başkanlar aday çıkar, yerine kim gelecek tartışması, çoğu kez cumhurbaşkanlığı seçimlerinin önüne geçer. Hatta bazen o kadar şiddetli olur ki, adayın arkasındaki desteği çekmeye kadar gider. Bunları çok gördük.



Bu defa, hükümeti dizayn ediyor.

Şehir efsanesi gibiydi önce, sağ partiler arasında yeni bir hükümet modeli ve erken seçim konusu. Sadece fısıltılarla başladı. İddiaydı, tahmindi falan.

Sonra, YDP’nin UBP’ye “erken seçim kararı alın, adayınızı destekleyelim” teklifini, taaa Ankara’daki bir kaynaktan duyduk. Zaten ardından kendileri de açıkladılar; “Gittik, itibar etmediler” falan dediler. Derken, YDP adayını çıkarttı, ama hala adayını geri çekip, Tatar’ı destekleyeceği tartışmaları var. Ve tabii sadece konu erken seçim değil, mevcut hükümetin bozulup, içinde YDP’nin de yer alacağı bir hükümet formülü. Erhan Arıklı konuşmalarında, seçim sürecinin hükümetin resmen bitişi olacağını iddia ediyor. Hatta “Keşke bu kararı daha önce alsalardı” diyor.

Diğer yandan DP’nin ne yapacağı konusu, hep yeni bir koalisyon olasılığıyla beraber konuşulur oldu. DP seçim ister mi, istemez mi bilmem ama, yeni başkanıyla bir koalisyonda yer almayı istemeyeceğini sanmam. Zaten Fikri Ataoğlu, “şu anda bir hükümet yok” iddiasında.

UBP tarafında ise, resmen söylenmese de HP ile ortaklıktan rahatsızlık olduğu açıktı. Muhaceretten, vatandaşlıklara, oradan İmar Planı olayına ve daha şimdi yazıp da ortalığı karıştırmak istemeyeceğimiz bazı konulara kadar rahatsızlık olduğunu kulaklarımızla duymuştuk.

UBP’de önce Hasan Taçoy 2021 içinde mutlaka bir erken seçimi dile getirdi.

Başkanı Ersin Tatar hemen cevap verdi, erken seçimin değil, önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin konuşulması gerektiğini söyledi; “Şu anda hükümet ‘ne olur olmaz’ noktasını düşünmek, ihtimaller üzerinde durmak istemiyorum” diyerek, iddia edilen pazarlıkları doğrulamadı. E, doğrulamasını da beklemezdik.

Ama baktık işaretler durmuyor. Önceki gün UBP Genel Sekreteri, Başkan’ın söyleyemediğini söyleyiverdi. Ersan Saner seçim sonrası erken seçim tartışmalarını değerlendirirken, oturup bir değerlendirme yapmak gerekeceğini söyledi; “Ortak vizyon devam ediyorsa, yolumuza devam ederiz. Yoksa oturup diğer alternatiflere bakarız… Meclis içinde sonuç bulamazsak erken seçim gündeme gelir” dedi açıkça.

Dediğim gibi, cumhurbaşkanlığı seçimi hükümet formülleri de çıkarıyor.

Ancak burada önemli olan HP’nin düştüğü pozisyondur.

Yoluna baş koydukları, uygulanmaması hukuka aykırı olan İmar Planı ile Muhaceret Tüzüğü’nün askıya alınması; yol inşa ve bakımı için bile bir uzlaşıya varmakta zorlanmaları; daha bir çok örnek uyumsuzluğun göstergeleri olduğu halde, HP sineye çektiği için hükümet devam ediyor.

Ama ortağının, HP’yi dışta bırakacak hükümet pazarlıklarını sürdürdüğü iddiaları var. Onu bırakın; sadece erken seçim açıklamaları bile, HP’yi rencide etmeye yeter. İki parti, erken seçim konusunda anlaşmışlar mıdır ki, bir ortak erken seçimden bahsediyor?

Bunu da mı sineye çekecekler?

Hükümeti bozsunlar demiyoruz. Aman bozulmasın. Ekstra bir kaosa ihtiyacımız yok şu sıralar. Varlığı ile yokluğu fark etmese de yeni bir istikrarsızlığa gerek yok. Ancak eğer bu pazarlıklar gerçekse, HP’nin arkasından iş çevriliyor demektir.

Öyle veya böyle, görünen o ki, Tatar’ın da tercih edeceği gibi Nisan’a kadar bir çeşit “gentlemen’s agreement” şeklinde devam edecek hükümetin, o seçimden sonra kullanım tarihi bitmiş olacaktır.

Peki bu pazarlıklar ve muhtemel uzlaşmaların cumhurbaşkanlığı seçimine etkisi ne olabilir? Onu tahmin edebilmek için biraz zaman ihtiyaç var. Bakalım böyle bir uzlaşıya partilerin tabanları ne tepki verecek, görmek lazım. Malum hiçbir partinin tabanını, liderin bir işaretiyle, firesiz şekilde bir başka parti adayına yöneltmek imkansızdır. Göreceğiz…

YERİN KULAĞI VAR

UBP, HP’NİN KUYUSUNU KAZIYOR:

UBP el altından HP’nin altını oyuyor. UBP, DP ve YDP ile cumhurbaşkanlığı seçimlerinde destek karşılığı hükümet pazarlığı yapıyor. Uzun zamandır ortağı HP ile icraatlar konusunda sıkıntı yaşadığı bilinen UBP kanadı alternatif hükümet ve erken seçim pazarlığını ortaya sürdü. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin hemen ardından DP ve YDP’li üçlü bir hükümet formülü üzerinde çalıştığı iddia edilen UBP’nin, buna karşılık Nisan seçiminde bu iki partinin desteğini şart koştuğu da dillendiriliyor.

 HAMASET VE GERÇEKLER:

Nisan ayındaki seçim, “federasyon isteyenler ve iki devletli çözüm isteyenler” arasında olacak demelerine bakmayın. Aslında, bir tarafta kazanması halinde ne yapabileceğini anlatanlar, diğer tarafta ise, “mavi deniz, şehit kanları ve özellikle de öne çıkarılan Türkiye ilişkileri” üzerinden oy devşirmeye çalışanlar var. “Çözümsüzlük çözümdür” mantığı bir tarafta, “çözüm tek kurtuluşumuz” diyenler diğer tarafta. Bakalım seçmen kuru kuruya hamasete ne kadar itibar edecek.

 200 LİRA ARTIŞ NEYİNİZE YETMEZ:  

İşçinin merakla beklediği yeni asgari ücret rötara uğradı. İşçi tarafı 4300 brüt isterken, hükümet kanadı brüt 3604 TL önerdi. Toplantıda işveren tarafı ise çekimser kalmış, nasıl olmasa onları temsilen hükümet masada gereğini yapıyor. Bu işin sonunda işçiyi 200 lira civarında bir artışa razı edecekler. Artık bozdurup bozdurup harcasınlar…

 ETME BULMA DÜNYASI:

Büyükkonuk Belediye Başkanı Ahmet Sennaroğlu 3 aydır personel maaşlarını ödeyemiyormuş. Kim bu başkan diye soracak olursanız 22 Ocak’ta Meclis çatısına bayrak diken, Afrika gazetesini taşlayan gurubu Lefkoşa’ya taşıyan zat. Kendi çalışanlarını ve belediye müdürünü cumhurbaşkanlığı önüne gönderip olmadık laflar ettiren başkan. Hani insanın, “olacağı buydu” diyeceği var ama, aylardır maaş alamayan belediye çalışanlarına yazık…

 

RESMEN UTANDIM:

Lapta’da paralarını ödeyip aldıkları evlerinin ellerinden alınması tehlikesiyle karşı karşıya kalan mağdurları Başbakan ile gösteren bir fotoğraf vardı. İngilizleri o fotoğrafta görünce bir kez daha utandım, kahroldum. Hem düştükleri duruma üzüldüğümden, hem de daha önce meydana gelen olaylardan sonra, internette KKTC aleyhine nasıl yayınlar yapıldığını okuduğumdan. Ondan bile ders almamışız. Umarım kurulan komite iş yapar, bir sonuca varır da yeni bir felaket yaşanmaz. Tam da İskele bölgesine yabancı yatırımlar yapılırken, Esentepe’de neredeyse bir İsveç kolonisi oluşurken…

 

DEMOKRASİ VE FAŞİZM:

Faşist Yunanlı milletvekilinin, ağzından köpükler saçarak Türk bayrağını yırtması olayına her kesimden tepki geldi. Ancak benim dikkatimi çeken bir durum vardı. Yunan Dışişleri Bakanlığı olayı kınarken, “kendi ülkesinde seçim kazanamayan” falan diyordu. E ama, o kişiyi Avrupa Parlamentosu’na yollayan seçmen kimdi?

 ZİRVEDEKİLER

Akıl Yolu: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, telefonla aradığı Rum lider Nikos Anastasiadis’e Coronavirüs salgınına karşı birlikte hareket etmeyi önerdi… İki Toplumlu Sağlık Komitesi, Akıncı’nın önerisi üzerine, salgın gündemiyle Pazartesi günü Ledra Palace’da toplanacak. Toplantıya Akıncı ve Anastasiadis de katılacak. Böyle can alıcı bir konuda, birlikte önlem alınacak olması ne güzel…

 

DİPTEKİLER

Okul Bahçesi Kumar Parkı: Bu kadar mı düştünüz. Utanmazlık bu. Dünyada bir örneği daha bulunmaz. Okul olmasa bile, kamuya ait bir yeri kumar müşterisinin emrine vermek ne demek? Yazıklar olsun bu kararı alan zihniyete. UBP tarafı, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu bir sakınca görmemiş, durun bakalım ilkelerin kahramanı HP ne gerekçe uyduracak. Merak ederim,

 





Başa dön tuşu