KıbrısManşet

Gözler Ankara’da


Başbakan Ersin Tatar, Havadis’in geleneksel öğle yemeğine konuk oldu, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Tatar, mali protokol konusunda çok önemli açıklamalarda bulundu

 

“ÇİFTE PROTOKOL”: Tatar: 2019-20-21 protokolünün pek anlamı kalmadı. Yılın ortasındayız. Dolayısıyla 2019 yılı için ayrı bir protokol imzalanacak. 2019 protokolünün 1 ay içinde imzalanacağını düşünüyorum. 2020-21-22 protokolünün ise bütçe öncesi ortaya çıkması için çalışılacak

 

“KAMU ÖZEL ORTAKLIĞI”: Tatar: Kamunun etkinliği arttırılacak, özel sektörlerin önü açılacak. Limanların, Telefon Dairesinin ve Kıb-Tek’in pozisyonu bellidir. Yatırım yapmaya paran yoksa, borçlanma kabiliyetin de söz konusu değilse, daha iyi hizmet için kamu – özel ortaklığı olmalıdır

 

“HEPSİ BANA BAĞLI”: Tatar: Hazine ve Muhasebe Dairesi ile Bütçe Dairesinin ‘Başbakanlığa bağlı olmasa da hareketleri izleyebilirim’ dedim ve bu iki dairenin Maliye Bakanlığında kalması konusunda bir anlayış sağlandı. Zaten neticede hepsi bana bağlıdır

 

“POLİSTE GÖREVDEN ALMA”: Tatar: Asayişte bir takım sıkıntılar olduğu malumdur. Polise göre, sorun personel yetersizliği. Görevden alma konusu tartışılıyor. Halen görevde olan bir kişi için şuanda konuşmak istemiyorum. Fakat süreç içerinde bazı değerlendirmeler de yapılabilir

 

 

Başbakan Ersin Tatar, yılın ortasına gelinmesi sebebi ile 2019-20-21 protokolünün pek bir anlamı kalmadığını ancak kaynak akışının da bir an evvel yapılması gerektiğini söyleyerek 2019 ve 2020-21-22 protokolü olmak üzere çifte protokol imzalanacağını kaydetti.

Bir ay içerisinde imzalanması öngörülen 2019 yılı mali protokolünün içeriğine ilişkin çok önemli açıklamalarda bulunan Tatar, akışının sağlanması ile hükümetin ilk icraatının borç kapatmak olacağını akabinde yol projelerinin hayata geçirileceğini söyledi.

Tatar, ayrıca poliste görevden alma, polis teşkilatındaki FETÖ depremi, milletvekillerin dokunulmazlığının kaldırılması, yolsuzluk iddiaları,  konularında da soruları yanıtlayan Başbakan Tatar ayrıca hükümetin Kıbrıs konusundaki tavrına ilişkin açıklamada bulundu.

Başbakan Ersin Tatar, Havadis’in geleneksel öğle yemeğine konuk olarak, Genel Müdür ve Genel Yayın Yönetmeni Başaran Düzgün, Magazin ve Spor Müdürü Mustafa Özsoy, Haber Müdürü Duygu Alan ve Havadis Yazarları Cenk Diler ile Mehmet Moreket’in sorularını yanıtladı.

 

Soru: Mali Protokol ne zaman imzalanacak?

Tatar: Türkiye ile yaptığımız temaslarda protokolün çok çalışmaları olduğu ifade edildi. Bu çalışmaların bir an evvel sonuçlandırılması için ekiplerimiz, ilgili heyetlerle en yakın zamanda görüşmeye başlayacaktır. 2018-19’dan beklenen alacaklarımız vardır, onlar bile alınamıyor. Çünkü protokol yok. Fakat 2019-20-21 protokolünün de pek anlamı kalmadı. Yılın ortasındayız, ta imzalansın yılın sonuna gelinecek. Kaynağın bir an önce gelmesi için protokolün imzalanması şarttır. Kısa vadede çözüm amacı ile 2019 yılı için ayrı bir protokol ön görülmektedir. 2020-21-22 üç yıllık protokolün de bütçe öncesi ortaya çıkması için çalışılacak. 2019 protokolünün 1 ay içinde imzalanacağını düşünüyorum.

 

Soru: Protokolün içeriği nedir?

 Tatar: Protokol, kamunun etkinliğinin arttırılması, özel sektörlerin önünün açılması için bir takım çalışmalar, reformlar içeriyor. Limaların, Telefon Dairesinin, Elektrik Kurumunun pozisyonu bellidir. Protokol tüm bunları içeriyor. Özelleştirme ya da kamu-özel işbirliği. Yatırım yapmaya paran yoksa, borçlanma kabileyi de söz konusu değilse ve Telefon Dairesinde halk daha iyi hizmet alacaksa veya limanlarda bu verimsiz yapı ortadan kalacaksa kamu – özel ortaklığı olmalıdır. Ama olanı biteni benim devletimin de bilmesi lazımdır. Dolayısıyla sağlam sözleşme yapıp ortaklıkta gerçekten bizi temsil eden insanların da olmaları lazım ki süreci gelişmeleri takip edelim. Gelir paylaşımı adil olsun. Daha önce ortağımın bu hususta dediği de ‘Alt yapıyı devlet kiralasın’ şeklindeydi ve bana göre de makuldür.

 

Soru: Protokolün imzalanması ile toplamda kaç para gelecek?

Tatar: 2019 için 550 milyon hibe, diğeri kredi olmak koşulu ile 1.2 milyar TL kaynaktan bahsediliyordu. Ama bilindiği üzere bir kısmı gerçekleşmez, yıllardan beridir hepsi ertelenir, gider. Savunma harcamaları yılda 400 milyon TL’dir.  En azından onun bir kısmının gelmesi lazımdır. 3 yıl için de 3 milyar TL en az toplam bir miktardan bahsediliyor ama tabi o krediler de hiçbir zaman tahsil edilmedi. O hesapta birikir gider. Bizim şuanda bunları ödeyebilecek kapasitemiz yok, zaten Türkiye de bunu biliyor.

 

Soru: Acil çözüm bekleyen çok sorun var, hükümet olarak önceliğiniz nedir, ilk icraatınız ne olacak?

Tatar: Bu protokol eğer çok kısa bir zamanda imzalanır, kaynak akışı olursa acil olarak borçlar ödenecek. 200 milyon TL maliyenin borcu var, bunu öncelikle çözmek lazım. Sonra ekonomiye vereceğimiz güven, istikrar ve bir takım olumlu işlerle çarkların dönmesi biraz daha para hareketlerinin canlanması daha sonra da yollar. Yolların hali rezillik. Lefkoşa Çevre Yolunun açılması lazım. 50 milyon TL kaynak lazımmış, bulacağız açacağız. Diğer çevre yolu projelerinin de hayata geçirilmesi çok önemlidir. Ciklos’taki çalışmanın biran önce bitmesi lazım. Ondan sonra bazı özelleştirmeler var. Telefon Dairesi çöktü. Orayı canlandırmak lazımdır. Belediyeler reformu kesinlikle olacak. Ben daha yeni geldim ama uzmanların görüşleri, 6 ilçede, 6 belediye. Lefkoşa, Gönyeli ve Değirmenlik birleşecek, kaynaklar daha etkin kullanılacak,  israf önlenecek yönünde.

 

Soru: Maliye eski Başkanı Serdar Denktaş’ın başarısız bir dönem geçirdiğini düşünüyor musunuz? Bu hususta ortağınız ile hem fikir misiniz?

Tatar: Şimdi onun dediği bu arazi meseleleri var bildiğiniz gibi. Ki o Tufan Beyi de bağlar. Ki bu meseleleri biz zamanında gündeme getirdiğimizde Tufan Bey ile Serdar Bey’in mecliste kavgaları vardı. O videolar mevcut. O videolardan sonra tedbir almaları lazımdı. Ama kalktılar, Serdar Bey ile hükümet kurdular. Madem ortaklık kurulacaktı ben olsaydım o arazi meselelerinden sonra kesinlikle Serdar Denktaş’ın Maliye Bakanı olmasını kabul etmezdim. O zaman bu mesele olmuştu. ‘Sen misin gardaş bu memleketin sahibi vs.’ neler neler söylendi. Akabinde tekrar Maliye Bakanlığını teslim ettiler ve bu meseleler devam etti. Bunu geçiyorum, şimdi bunların meselesi; kamu maliyesi milyar TL açık verdi. Sıkıntı budur. Orada maliye bakanının bunun tedbirini alması gerekiyordu ya gelire göre artış vermesi lazımdı ya da o kadar artış vermeyecekti. Ben ana muhalefet olarak çıkıp ‘bu kadar artış vermeyin’ diyemezdim ama kendileri verdi, kendileri bu kadar açık yarattılar. Bu da bazı çevrelerde rahatsız yarattı. Ben maliye bakanı iken yüzde 14.5 artış hiç veremedim. Evet halk dayağı yedik ama neticede hesap kitap tutmalı. Ben vereceğim de Türkiye bana verecek diyemezsin.”

 

Soru: Hazine ve Muhasebe Dairesi ile Bütçe Dairesinin Başbakanlığa bağlanması konusunda ortağınız ile bir pazarlığınız olmuştu…

Tatar: Bana, Maliye Bakanlığı görevi için Ahmet Havutçu’yu söylediler, ben kabul etmedim. Evet Ahmet Havutçu’ya çok güveniyorum, çok da sağlamdır, onun olduğu yerde kesinlikle yanlış olmaz. Ama siyaseten bu doğru olmaz ve ben bunu partime izah edemem. Teknokrat kökenli olduğu için Olgun Amcaoğlu Maliye Bakanı olarak kabul edildi. O tartışmalar içerisinde ‘bu daireler başbakanlığa bağlı olmasa da hareketleri izleyebilirim’ dedim ve bir anlayış, ahenk sağlandığı için o iki dairenin başbakanlığa bağlanmasına gerek kalmadı. Zaten neticede de hepsi bana bağlıdır.

 

Soru: Bakan atarken kriteriniz ne oldu?

Tatar:  ‘İlk kez seçilenlere bakanlık verilmesin’ diye düşündüm. Ama bu kuralı Maliye Bakanlığında bozdum, bozmak zorunda kaldım. Teknokrat kökenli olduğu için… Zaten hak etti de. Oğuzhan Hasipoğlu da çok değerli, o da arzu edebilirdi ama ilk defa seçildi. ‘Ağabeyler var, bekleyelim’ dedik. Ekonomi Bakanlığına ise Sayın Hasan Taçoy’u uygun gördüm. Çünkü iş dünyasının da tanıdığı popüler bir isim. Sunat Atun konusu da çok tartışıldı. Sayın Atun, bugüne kadar hep bakanlık yaptı. Ben bir yaştan sonra becerdim de geldim maliye bakanı oldum. O çok genç bir adamdı, kontenjandan girdi, başarılı oldu. O günden beri de hep bakan, ama başkaları da var. Kıb-Tek Yönetim Kurulu Başkanlığı için de Erdal Onurhan ismi gündemimizde. Kendisinin ODTÜ’de de çok tecrübeleri var. Bir ağırlığı da var. BRT Müdürlüğü için de Meryem Çavuşoğlu Özkurt düşünülüyor ama netleşmedi.

 

Soru: Poliste görevden alma söz konusu mu? Polis teşkilatında FETÖ depremi de yaşanıyor…

Tatar: Bu çok hassas bir konudur. Süreç içerinde bazı değerlendirmeler yapılabilir ama görevde olan bir kişi için şuanda konuşmak istemiyorum. Asayişte bir takım sıkıntılar olduğu malumdur. Ama onlara göre de sorun polis sayısının yetersiz olmasıdır. Bana göre teknolojinin de imkânları kullanılarak mevcut polisi daha iyi değerlendirmek lazımdır.

Polisteki FETÖ soruşturmasına gelince açıkçası o iş benim çok da anladığım bir iş değil ama bildiğim bir şey var ki; o da bu işin bu kadar zaman almaması gerektiğidir. Bu işin içinde ya varsındır ya da yoksundur. Ortada iddia varsa araştırılıp bir an önce sonuçlandırılmalıdır. Benim aklım ve vicdanım bir insanın zan altında bırakılmaması gerektiğini söyler.

 

Soru: Kıbrıs konusunda kabinenin bugünlerde olağanüstü toplanacağı doğru mu? Kıbrıs konusundaki tavrınız nedir?

Tatar: Böyle bir toplantı yok, bu yanlış bir haber. Kıbrıs sorunu ile ilgili bizim pozisyonumuz da görüşlerimiz de bellidir. Çok da abartılı iddialı konuşmayalım ama neticede federal temelli bir anlaşma süreci tükenmiştir. Eğer müzakereler tekrar başlayacaksa bu da bir kenarda dursun ama mutlaka alternatif yöntemlerin de masada olması gerektiğini söyledik. Evet, zor bir süreçtir ama göre doğrusu budur.

 

Soru: Hükümet kurma aşamasında Cumhurbaşkanlığına adaylık konusu pazarlık edildi mi?

Tatar: Kesinlikle böyle bir şey konuşulmadı. Ben aday olamayacağımı söyledim. Parti tabanında ‘UBP kendi adayını çıkarsın’ şeklinde bir eğilim var. Ben de parti başkanı olarak bu sese kulak vermeliyim tabiî ki.

 

Soru: Spor ve sanat desteklenecek mi?

Tatar: Bütçe imkânları çerçevesinde sanat ve sporu da desteklememiz lazımdır. Spor ve sanat KKTC için iki çok önemli unsurdur. Çok sayıda sanatçımız vardır.

 

Soru: Tabi bir de uzun süre gündemi meşgul eden Özgürgün olayı var… Oldu ki dosyalar meclise geldi. UBP’nin bu yöndeki tavrı ne olur?

Tatar: Sayın Hüseyin Özgürgün, UBP’nin bir milletvekilidir. O konuda bugüne kadar herhangi bir şey de göremedik. Mal beyanında yanlışlık var gibisinden birkaç şey geldi, o kadar. Bana göre bunlar bu kadar gündemi meşgul edecek meseleler değildir. Başka bir şey gelirse o zaman oturur, bakarız. Her hafta bu konu gündeme getiriliyor. Onun da bir itibarı var. Varsa bir şey bugüne kadar neden bir şey gelmedi?  Sayın Çaluda meselesi de tam bir olaydır. Ön izinsiz çalışma izni yapmış ama rapor yazar ki bu adamın ne bir çaldığı var ne bir yolsuzluğu. Sadece iyilik olarak bir şey yapmış. Evet, yapmamalıydı ama ortada bir kamu zararı da yok. 6 sene sonra geldi bu konu gündeme… 6 sene nerdeydi bu devlet?  Haksız yere adam mağdur oldu.

 

Soru:  Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, genel sekreterlik görevini bırakmayacağını kesin bir dille ifade etti. Bu süreç nasıl izlenecek?

Tatar: Parti tabanının bu konuda beklentileri var, ayrıca iki görev pek kabul edilebilir bir şey değildir. Ayrıca, ben Sayın Taçoy’a bakanlık görevini verirken ‘genel sekreterlik görevini bırakacaksın’ dedim, O da ‘tamam’ dedi. Ama tamamlanacak işler olduğunu söyledi. Bu işlerin tamamlanmasını bekliyoruz. 3 aydan kısa bir sürede genel sekreterlik görevini bırakacak. Neyse usulü o yönde bir süreç izlenecek.

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı