Köşe YazarlarıManşet

GERİCİLİK KÜLTÜR OLDU

İlkel inanışların devam ettiği Çin’in dağlık köylerinde “Hayalet Gelin” geleneği yeniden hortlamış.


Geleneğe göre eğer bir erkek evlenmeden önce ölürse “öteki dünyaya” tek başına kabul edilmezmiş. Eşlerin ruhları da “öteki dünyada” bir arada olacağı için yalnız ölen erkek sorununu! aşmanın yolunu şöyle bulmuşlar. Bölgede bir erkek evlenmeden ölürse evlenmeyen bir kız bulunur ve ölen erkeğin ailesine satılır. Aile sembolik bir düğün töreni yapıp kızı derhal öldürür ve oğullarının ruhunu  “öteki dünyaya” öldürdükleri kızın ruhuyla birlikte gönderirmiş.

Okuduğumda şok geçirdiğim bu habere göre Çinli yetkililer “Hayalet Gelin” geleneğini ortadan kaldırmak için sert tedbirler almışlar fakat henüz başarılı olamamışlar. Çünkü bu gelenekten para kazanan çeteler varmış. Fakir köylü kızlarını düşük paralar karşılığında ailelerinden satın alıp paralı ailelere satarlarmış. Çin polisi bir yandan gelenekle diğer yandan da çetelerle uğraşıyormuş.

***

“Gerici” değimi ideolojik maksatlarla bir siyasi tavrı tanımlamak için kullanılır.

En genel anlamda halkın ileriye gitmesini, ülkenin gelişmesini hilafına görüşler taşıyanlara “gerici” denir.

Peki gericilik bir ideolojik durum mudur?

Siyasetin gericisi olur da kültürün gericisi olmaz mı?

Çin’de hortlayan dehşetengiz “Hayalet Gelin” geleneği kültürel gericiliğin en tipik örneğidir.

Ve ne yazıktır ki günümüzde birçok coğrafyada benzer kültürel gericiliğe rastlanmaktadır.

Gece aç yatacak kadar korkunç fakirliğin, okuma yazma bilmeyecek kadar kötü cahilliğin girdabındaki insanlar “Hayalet Gelin” gibi veya benzeri kültürel geri kalmışlığın pençesine düşebiliyorlar.

Peki bu sadece geri kalmış toplumlara yönelik bir hastalık mı?

Meseleyi fakirlikle ve okumamışıyla açıklamak yeterli mi?

***

İnsanın kökenindeki şiddet sorunuyla yakından ilgilenen bilim dünyasının duayeni Albert Einstein,  ünlü Psikiyatrist Sigmund Freud’a sorar: “Üstat insandaki şiddet ve öldürme güdüleri nasıl ortadan kaldırılabilir.”

Freud’un verdiği yanıt Einstein için umut verici değildir.

Freud’a göre insan güdülerini yönlendiren genetik kodlardır. Genetik kodlar değişmedikçe bu sorunun ortadan kaldırılması mümkün değildir.

Şükür ki bilim insanları genetik yapımızı içeren DNA sarmalını çözmeyi başardılar.

Bazı genetik hastalıklara da müdahale edbiliyorlar.

Bunlar fiziksel hastalıklar için geçerli.

Peki psikolojik hastalıklar?

Kültürel geri kalmışlığın yarattığı dehşet?

Bilimden umudu kesmemek lazım.

Çünkü bilim terkedildiğinde gericilik kültür olur…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı