Köşe Yazarları

ERTELEME DE DEĞİL, DEĞİŞTİRECEKLERMİŞ


Her şeyi beklerdim de bu kadarına pes doğrusu.

Bakanlar Kurulu, Gazimağusa – İskele – Yeniboğaziçi bölgelerini kapsayan İmar Planı’nı askıya aldı, emirnameyi 6 ay daha uzatma kararı aldı.

Yok kardeşim yok, yetkiniz yok. Ne değiştirme, ne erteleme…

Yasaya göre yapılan hukuk dışıdır…

Yasa siyasilere, hükümetlere sadece Ülkesel Fiziksel Plan için onay yetkisi veriyor.

İmar Planı onaylama yetkisi Birleşik Kurul’un. O da birincide reddetti, ikincide onayladı. Bitti.

Bizde burada Başbakan’ın, “prosedür doğru işlemedi, Başsavcılığa soracağım” sözlerine kandık da, Başsavcılık ne diyecek diye merakla bekledik.

Aslında pekala biliyorduk seçime giderken, birilerinin ayağına basmak en son isteyecekleri şeydi.

Geçen gün de yazdım, tarihimize mal olmuş “sin de gülle geçsin” politikası, kamış politikası. Başka bir şey değil.

Halkın Partisi’nin cumhurbaşkanlığı  adaylığı için parti başkanlığından geçici süre için vazgeçmiş milletvekili ve de Başbakan Yardımcısı, doğruların efendisi Kudret Özersay hala çıkmış, “UBP’nin plan olgunlaşmadı görüşü var” falan demekte.

Bu ertelemeden de korkunç, daha da ellemeye niyetleri var demek ki.

Ayşegül Baybars öyle demiyordu ama, “değiştirilemez” diyordu. Planın olgunlaşmasını sağlayacak olan da sizler değildiniz zaten. Katılımcı demokrasinin bir organı olan Birleşik Kurul’du. Size bağlı Şehir Planlama Dairesi Planı hazırladı, paydaşlarla tartıştı, icranın görevi orada bitti. Hala daha Temmuz’a kadar görüş gelirse değiştirilebilirmiş… Bu saatten sonra planda yapılacak herhangi bir değişiklik doğrudan hukukun ihlali olacak.

Yani suç…

Göstere göstere… Hiç çekinmeden, hiç korkmadan…

Baktım Ersan Saner, “halk istemedi” diyor. Referandum mu yaptınız da biliyorsunuz? Halkın arzusu, bu konuda Birleşik Kurul tarafından ortaya konan iradedir. Siz bu iradeyi yok saydınız. Şimdi de kalkmış halk dalkavukluğu yapıyorsunuz.

UBP’ye çok bir şey söylemek boşuna. Böyle bypass’lar geleneğidir. Geleneksel politikasıdır. Onu seçen, bunların olacağını bilir. Gerçi şunu da not etmek lazım ki; bugüne kadar UBP’nin gelmiş geçmiş hiçbir başkanı ya da bakanı böyle bir hukuk dışılığa tevessül etme cesaretini göstermemiştir. Bu UBP için de bir ilk olacak…

Ama HP? En doğru, en dürüst, en şu, en bu… Bu muydu?

Ayşegül Baybars ne diyor bu işe? Daha geçen hafta “Plan değişmeyecek” diye atıp tutuyordu.

Ya HP’nin tabanında, kuruluş ilkelerinin peşinden giden o dürüst insanlar? Onlar da içlerine sindirdiler mi? Aldatıldıklarını düşünmüyorlar mı? Yoksa hepsi için de tek mesele ne olursa olsun hükümette kalmak, cumhurbaşkanlığını almak mı?

Şu Plan kendi kıymetinden çok daha fazlasını ortaya koydu. Bu ülkede siyasi çıkar için rant çevrelerini tatmin etme kafasının hala var olduğunu yüzümüze vurdu.

Bu nedenle de ülke demokrasisi ve de hukuk devleti yara almaya devam etmekte.

Verilen sözler, dürüstlük, doğruluk, ilkesellik, prensipler falan hepsi martaval.

Yazıklar olsun. Kurulduğu gün, o yasalar çıkarıldığı gün çaba gösteren o insanların inançlarına yazık.

Bir ülke kendi kendine ancak bu kadar zarar verebilirdi. Plan hazırlanırken birkaç yüz dönüm daha imara açılsaydı, emin olun bundan daha az zarar verilirdi.

Ve tüm bunları yapabilen zihniyetler, bir de cumhurbaşkanlığına adaydır… Kazanıp, KKTC’nin hukuk devleti olduğuna dair yemin mi edecekler?

 

 YERİN KULAĞI VAR

AL SANA HUKUKSUZLUK:

Dörtlü hükümeti “hukuksuzluk” bahanesiyle bir günde yıkan HP, Başbakan Tatar’ın imar planını geri çevirmesini “hukuksuzluk” olarak değerlendirmesine rağmen dik durup gereğini yapamıyor. Hele de cumhurbaşkanlığı seçimlerine giderken diklenmeye hiç gerek yok değil mi sevgili HP’liler…

 GÜVEN SIFIR:

Cumhuriyet Meclisi, Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi toplanmış, Türkiye ile Sahil Güvenlik Alanında Destek ve İşbirliği Protokolü (Onay) Yasa Tasarısı’nı görüşmüş, onaylamış. Bir de fotoğraf var, gülümsüyorlar. Sizler, adında “hukuk” olan komitenin üyesi sevgili milletvekilleri, aranızda hukukun ihlal edilmesine onay verenler var. Nasıl bu kadar rahat olabiliyorsunuz?

YASALAR BİR DEFA DELİNDİ Mİ ARKASI GELİR:

Sendikalar bar bar bağırıyor, hayat pahalılığı, asgari ücret, yollar falan. Diğer yanda hükümet yasaları çiğniyor. Kimsenin umurunda değil. Böyle bir durumda hala başka konuların peşinde koşturan bir sivil toplum varken, hükümetler de böyle pervasız olur. Zaten toplumun nabzını çözdükleri için bu kadar rahatlar. Yasalar bir defa delinmeye görsün, arkası gelir. Gelir de size de dokunur sonunda.,,

İYİ DAYANIYOR:

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars vallahi iyi dayanıyor. Onca saldırı ve eleştiriye rağmen sinirlerine hakim olmayı beceriyor. Önce hayata geçirmek istediği “İkamet ve Vize Tüzüğünü” elleye elleye kuşa çevirdiler. Şimdi de aylarca üzerinde çalışılıp emek verilen İmar Planını uygulamamak için direniyorlar. Bir kadın olarak partisinin bile kendisine destek olmadığı bu dönemde, tüm bu yapılanlara iyi dayanmış doğrusu …

 HP PANİKTE:

HP milletvekili Gülşah Manavoğlu’nun sosyal medyada “yanlışlıkla” yaptığı iddia edilen paylaşım, HP’lilerin tam bir panik havasında olduğunu gösteriyor. Partililere “hadi canlanın” diye çağrı yapan Manavoğlu, partililerinden karşılaştıkları eleştiri ve soruları cevaplayacak olan argümanları hazırlamalarını isteyerek, aksi takdirde cumhurbaşkanlığı seçim propagandasında sıkıntı yaşanabileceğini söylüyor…

MÜLTECİ YA DA SIĞINMACI DEĞİL, GÖÇMEN:

Yakalanan 34 Suriyeli için hala daha “mülteci” yazanlar var. Mülteci, ülkesinde ırkı, dini, siyasi düşüncesi nedeniyle zulme uğrayıp kaçandır. Sığınmacıların da benzer gerekçeleri vardır. Bunlar da geri gönderilemez. Ancak son yıllarda bölgede yaşadığımız, düzensiz göçmen olayıdır. Maddi durumlarını düzeltmek adına, koşulları daha iyi olan ülkelere girmeye çalışanlar. Bunların hukuki statüleri farklıdır. Aman dikkat…

 

ZİRVEDEKİLER

Tufan Erhürman: “Hükümet ortaklarından biri ‘plan hazır’, diğeri ‘değişiklik lazım’ diyor. Yedi buçuk ayda giderilemeyen anlaşmazlığın giderilmesi için ‘her nedense’ seçim sonrasına sarkacak bir süre belirleniyor. Maalesef tam da beklendiği gibi sorunu çözmeye değil ertelemeye, günü kurtarmaya ve seçimleri atlatmaya yönelik bir hareket…”.

 

DİPTEKİLER 

Karpaz Koruma Derneği: “Avustralya’da Allahın suyunu fazla içtikleri için binlerce Deve ve At İtlaf Edilecek. Dipkarpazlı ne yapsın, devletimiz 40 yıldır Dipkarpazlının ekili arazilerine zarar veren, ölümcül trafik kazalarına sebep olan eşeklere bir türlü çare bulamadı. Takdiri halka bırakıyoruz…”.




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı