EK MESAİ, PROTOKOL VE GERÇEKLER - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EkonomiKöşe YazarlarıSürmanşet

EK MESAİ, PROTOKOL VE GERÇEKLER

Kuzey Kıbrıs’ta ekonomik alanda ortaya konulan politikalar, bazı kişilerin şehir efsaneleri yaratırcasına, ortaya hiçbir veri koymadan ifade ettikleri söylemleri etrafında dönmekte ve maalesef bu kişiler halkımızı da gerçek olmayan bu şehir efsanelerine inandırmaktadırlar.

Bu yöndeki en büyük şehir efsanesi ise Kamudaki Ek Mesai ödenek miktarlarının, bütçenin en büyük sorunu olarak gösterilmesidir. Hatta o kadar büyük bir sorun olarak gösterilmektedir ki KKTC olarak TC ile imzaladığımız mali işbirliği protokollerine de gündem olmaktadır.


Peki gerçekler böyle midir ?  Gelin 2020 bütçe gerçekleşme verileri ile bilimsel olarak konuyu inceleyelim.

Maliye Bakanlığı’nın resmi internet sitesinde yayınladığı 2020 Bütçesi Genel Gelir-Genel Gider Raporunda toplam genel giderlerimiz 8 Milyar 696 Milyon 193 Bin 650 TL’dir. Bu giderler içerisinde tahakkuk eden ek mesai gideri 189 Milyon 502 Bin 603 TL’dir. Tahakkuk eden diyorum çünkü bugün olmuş hala daha Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları bütçede giderleştirilmesine karşın fiilen çalışanlara ödenmemiştir.

Bu çerçevede baktığımızda ek mesai giderlerimiz genel giderlerimizin %2.18’ine tekabül etmektedir. Yani bütçenin en büyük sorunu ek mesaidir söylemi ilk başta da söylediğim gibi bir şehir efsanesidir ki burada esas önemli olan bu ek mesainin nerelere ödendiği ve tasarruf yapılıp yapılamayacağı veya protokollerde nasıl bir tasarruf yapılması ön görüldüğüdür.

2020 bütçemizde tahakkuk eden toplam 189 Milyon 502 Bin 603 TL ek mesainin bugün %50’ye yakını sağlık çalışanlarımıza %20’ye yakını da polisimize ödenmektedir. Yani ek mesai giderlerimizin %70’i olan 132 Milyon TL’si pandemi dönemi olmazsa olmazımız olan sağlık emekçilerimize ve güvenlik güçlerimize ödenmektedir.

Yaklaşık %10’luk bir rakamı ise yani 18.9 Milyon TL’si ise ek mesai çalışıldığı zaman ek mesai ücreti tüccar tarafından maliyeye ödenen yani devlete külfeti SIFIR TL olan Gümrük Çalışanlarının ek mesai ödenekleridir. Yani Gümrük Çalışanlarına ödenen ek mesai giderini tüccar hali hazırda maliyeye ödediği için bütçesel açıdan bakacak olursak bunun kamu bütçesi üzerinde bir maliyeti yoktur.

Özellikle pandemi döneminde, sağlık ve güvenlik alanında olmazsa olmazımız olan bu alandaki çalışan emekçisi dostlarımız, aileleri ile görüşmeden canla başla çalışmakta olup çalışma yöntemleri de vardiya şeklindedir. Yani bu alanda görev ifa eden kamu çalışanları hafta sonu çalıştıklarında yasa gereği ek mesai almamaktadırlar vardiyaları hafta sonuna geldiği için.

Bu çerçevede aylık çalışma saatlerinin dolduğu noktada da yapılan ek mesai ödemeleri çoğunlukla saat başı ücretlerinin 1.1 katı yani %10 fazlası olarak ödenmektedir.
Peki bu çerçevede protokollere yazılan şehir efsanesini nasıl azaltmak istiyorlar ?

Aklınıza ilk olarak gelen niye 1.1 alıyorlar 1’e 1 alsınlar oluyordur eminim ki bu da yaklaşık %10’luk bir tasarruf demektir. Hade resmi tatillerde yapılan ek mesai oranınını da 1’e 1’e düştüğümüzü düşünürsek toplam ek mesailerden yaklaşık olarak elde edilecek tasarruf toplam ek mesai giderinin yaklaşık %15’idir ki bu rakam da 28 Milyon TL olup bugün bu rakam, pandemi otel ve/veya yurtlarında konaklasın veya konaklamasın ödeme yapılma taahhütlerinin devlet tarafından sözleşmeler ile verildiği 3-5 lobici kesme ödenen paraların %20’si bile değildir.

Diğer yandan 28 Milyon TL ek mesailerden tasarruf etmeyi taahhüt edenlerin sadece seçim öncesi sağlık alanı dışında istihdam ettiği 216 geçici işçinin devlet bütçesine maliyetinin de yıllık 19 Milyon 440 Bin TL olduğunu da kimse unutmasın lütfen.

Hem bu rakamlara hem de kamuda her bir emekliye bir istihdam yapılacağı maddesinin 2021 protokolünden çıkarılmasına baktığımızda  asıl amacın ek mesai üzerinden bir tasarruf yapmak olmadığını, kamu düşmanlığı yaratarak sanki de sağlıkçılarımız ve polislerimiz hiçbir emek ortaya koymadan oturduğu yerden para alırmış algısı yaratarak, kamu ve özel çatışmasını körükleyip yani böl yönet politikası izleyerek ülkeyi yönetme hedefinde oldukları çok açık bir şekilde görülmektedir dostlar.

Bu çerçevede yaptığım araştırmada ise gördüğüm yani yapılmak istenenin çok daha farklı bir çalışma olduğudur. Yapılmak istenen TC’deki düzenlemedir.

O da fazla çalışılan saatlere binaen ödenen saat başı ek mesai ücretini, normal çalışma saatine binaen ödenen saat başı ücretin neredeyse yarısı yapmaktır.

Yani mesai çalışan bir kişi mesaisinde 10 TL saat başı ücret alıyorsa bu kişi fazla çalıştığı zaman fazla çalıştığı saat başına 5 TL almasıdır ön görülen.

Mesai saatinde alınan saat başı ücretin yarısı bir ücretin özellikle sağlık ve güvenlik alanında canla başla çalışan sağlık emekçisi ve polislerimize ön görülmesi değil tasarruf şahsi kanaatimce tam bir insanlık ayıbıdır ki bu durum da Anayasaya kesinlikle aykırıdır.

Tasarruf yapılması bahsedilen alanın özellikle %70’lik kesiminin pandemi döneminde Halkımız için ne kadar büyük öneme sahip olduğunu başka söylememe gerek yok herhalde.

Bu yönde anlamsız ve şehir efsanesi haline getirilen gerçek dışı rakam ve oranlar ile plansız programsız çalışma saatlerini yani hizmeti kısmaya yönelik yapılacak her hamle Halkın sağlığı ile oynamakla eşdeğerdir dostlar.

 

 

 

 

Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar