KıbrısManşetRöportaj

Dr. Hüseyin Değirmenci: Gıdayı elinizle değil gözünüzle seçin






Koronavirüsten korunmada doğru beslenme ve una bağlı olarak gıda alışverişlerinde bilinmesi gereken detaylar daha da önem kazanıyor. Gıda Güvenliği ve Mikrobiyolojisi Uzmanı Dr. Hüseyin Değirmenci’den hayat kurtaran öneriler

 

Muazzez Gazihan

Pandemi sürecinde insanlar evlerine kapandı. Birçok işyeri evden çalışma düzenine geçti. Tüketiciler bu süreçte günlük harcamalarını kısıtlasa da gıda ve market alışverişinden ödün veremedi. Markete alışverişleri hız kesmeden devam ediyor, bu durumun da ivme kazandığı bu dönemde gıda alışverişinde nelere dikkat etmeliyiz? Marketten eve getirdiklerimizi tüketmeden önce neler yapmalıyız? Korona virüsü riskine karşı et ve et ürünlerini nasıl pişirmeliyiz? Ve bunun gibi birçok soruya, Gıda Güvenliği ve Mikrobiyolojisi Uzmanı Dr. Hüseyin Değirmenci cevap verdi.

 

Çin’in Wuhan Kenti’nde ortaya çıkan ve dünya ülkelerinde etkili olan Yeni Tip Korona Virüsü’nün KKTC’de görülmesinin ardından birçok alanda önlemler alındı. Bu kapsamda toplumun temel ihtiyaçlarını karşılamak adına varolan  önemli sektörlerden birisi de gıda sektörü oldu.

Vatandaşların market alışverişinde ürünlere temas etmekten  kaçınması gerektiğini belirten Dr.Değirmenci, ürün seçimimizi olabildiğince elimizi değil  gözümüzle  yapmamız gerektiğini, alışverişin ardından ürünleri suda yıkamanın ya da silmenin daha doğru olduğunu kaydetti.

Gıda denetim sisteminin bütünüyle ele alınıp yaşanan sorunların uygun koşullar oluşturularak kamuda etkin bir denetim mekanizması sağlanmasına vurgu yapan Dr.Değirmenci; “Mevcut yasal düzenlemelerde gerekli değişiklikler gecikmeksizin yapılmalı, insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek gıda sektörü çalışanları “insan yaşamına kastetmek” hükmü doğrultusunda değerlendirilmeli ve cezai müeyyideler buna göre belirlenmelidir” dedi.

Dr. Değirmenci, korona virüsünün insanın temel ihtiyaçlarından biri olan beslenme yolu ile bulaşmasının pek mümkün olmadığını ancak bu dönemde gıda denetimlerinin sağlıklı bir şekilde yapılmasının çok önemli olduğunu ifade etti.

Ülkemizde, 3 belediye dışında diğer hiçbir belediyede kadrolu çalışan Gıda Mühendisi’nin bulunmadığına da dikkati çekerek ”Ne yazık ki belediyeler yüzlerce istihdam yaparken insan sağlığının ve beslenmenin temelini oluşturan gıdaların üretimi ve satışı noktasında denet bir gıda mühendisi ile çalışmayı tercih etmiyor” şeklinde konuştu.

 

 

“Markette geçirilen süreyi kısaltmak için önceden alışveriş listesi oluşturun, giderken yanınıza tüm aileyi almayınız”

Market alışverişlerinin de arttığı bu dönemde gıda alışverişinde nelere dikkat etmeliyiz?

Öncelikle vatandaşlarımız marketlere giderken kalabalığın en az olacağı saatleri tercih etsinler. Düzenli temizliğinin yapıldığı marketlerden veya bakkallardan alışveriş yapmaya dikkat etsinler ve mutlaka maske taksınlar. Temizlik kurallarını hiç aklımızdan çıkarmıyoruz, alışverişe giderken maske, eldiven, dezenfektanlı veya kolonyalı mendiller bulundurulmasının korunma seviyesini yükseltecektir.

Giderken yanınıza tüm aileyi almayınız. Alışverişe mümkün olduğunca tek kişinin gitmesini sağlayın. Alışverişe başlamadan önce mutlaka elinizi ve kullanacağımız market arabası ya da sepetin sapını dezenfekte edin. Alışverişe gitmeden önce ihtiyaç listenizi belirleyin. Bu sayede zaman kaybetmeden ihtiyaçlarınızı alabilir, mekân ve kişilere bağlı bulaş riskinizi azaltabilirsiniz. Listede geçirgen olmayan ve ambalajda bulunan makarna, yağ gibi ürünler ile geçirgen özelliği olan meyve, sebze gibi ürünleri mantıksal bir sıra ile ayrı yazınız.

 

Ne kadar sıklıkta markete gitmemiz gerekir?

Alışverişinizi haftada bir veya 2 kez gitmek gerekecek şekilde planlayınız. Gerekmedikçe markete gitmekten kaçınınız.

“Marketlerde ürünler elle değil gözle seçilmesi gerekir”

Markette alışveriş yaparken neler yapmalıyız?

İlk önce markete girerken ellerimizi mutlaka dezenfekte etmeliyiz. Mutlaka maskenizi de takınız. Mümkünse eldiven de kullanabilirsiniz. Alışverişe başlamadan önce mutlaka elinizi ve kullanacağınız market arabası ya da sepetin sapını dezenfekte edin.

Market içerisinde sosyal mesafemizi koruyarak alışveriş yapmaya dikkat edilmeli. Mümkünse aynı anda aynı raftan alışveriş yapmayın. Marketlerde ürünleri elle değil gözle seçmemiz gerekiyor. Gereksiz ürünlere ve yüzeylere temas etmekten kaçınınız.

“Alışveriş arabasının iç kısmına geçirgen gıdaları, dışına ise geçirgen olmayan gıdaları yerleştirin”

Markete gitmeden önce bir liste oluşturmalıyız demiştiniz, peki ilk önce hangi ürünlerden başlamamız gerekiyor?

Market içerisinde dikkatli ve bilinçli bir şekilde hızlıca alışverişimizi yapıp tamamlamalıyız. Alışveriş yaparken ilk önce geçirgen olmayan yağ, makarna, tuz gibi ürünleri alıp ardından meyve, sebze gibi geçirgen ürünleri alalım. Alışveriş arabasının iç kısmına geçirgen gıdaları dışına ise geçirgen olmayan gıdaları yerleştirmeliyiz.

“İhtiyaç fazlası ürün almaktan kaçınınız”

Hangi ürünleri satın almamalıyız?

Açıkta satılan kuru baklagil, tahıllar alınmamalı, özellikle bağışıklık sistemi rahatsızlıkları geçiren vatandaşlar açık ürünleri almaktan kaçınmalı. Paketli ürünlerin güvenlik şeridi açma yerlerinin bozulmamış olmasına da dikkat edilmeli.

Derin dondurucular virüsü öldürmek için güvenli ortamlar olmadığı için dondurulmuş ürünleri satın alırsanız da mutlaka ambalajından çıkarın.

Karantinanın ilk günlerinde hemen herkesin gıda stokuna, alışverişi planlamadan adeta markette ne var ne yok dercesine ihtiyacın çok üzerinde satın almaya yöneldiğine hepimiz şahit olmuştuk. Lütfen ihtiyaç fazlası ürün almaktan vatandaşımız kaçınsın. Alış veriş sırasında tanıdıklar ile sohbet edip markette kalma süresini uzatmayalım. Ödeme esnasında kullanacağınız post cihazını, kredi kartını ve sonrası ellerinizi dezenfekte etmeyi unutmayalım.

“Pandemi sürecinde konserve tüketimi arttı ama açıkta satılan gıda zehirlenmelerine sebep olabilir”

Vatandaşlar pandemi sürecinde açıkta satılan gıda yerine konserve ve kapalı gıdaları tercih mi etmeli? Öneriniz nedir.

Pandemi süresince insanlarda tedirginlik oluştu ve ambalajlı gıdalara ve konserve ürün tüketimine eğilim artmıştır. Açıkta satılan ürünler her zaman mikrobiyal anlamda daha fazla bulaşma riskine sahip olmuştur. Bu sebepten açıkta satılan süt, peynir, zeytin ve diğer gıdalara her zaman dikkatle yaklaşmak gerekir. Şüphe duyduğunuz hijyenik olmadığını düşündüğünüz yerlerde alıp tüketmeniz durumunda çok ciddi gıda zehirlenmelerine ve diğer enfeksiyonlara sebep olabilir. Ambalajlı ürünlerde ambalajın sağlamlığını ve güvenlik bandını kontrol etmek önemlidir. Ürünün sağlıklı bir ambalaja sahip olması üretim sonrası taşıma, depolama ve satış noktalarında ürün kalitesini ve tazeliğini koruması yanında mikrobiyal kalitesini de korumasını sağlayacaktır.

Konserve gıdalarda ise dolum öncesi veya sonrası yüz derecelere yakın sıcaklıklarda pastörizasyon işlemleri uyguladıkları için tüketimleri daha güvenilir bulunmaktadır. Bu işlemden sonra herhangi bir virüs, bakteri, mantar gibi mikroplar ürünlerin üründe kalmamakta. Bu şekilde de daha sağlıklı ve daha uzun ömürlü ürünler elde edilmektedir.

“Eve girerkenden eller yıkanmalıdır. Unutmayınız ki en iyi dezenfeksiyon ellerin sabun ile 20 saniye yıkanmasıdır

Marketten eve getirdiklerimizi tüketmeden önce neler yapmalıyız? 

Marketten gelen poşet ve ambalajlara dokunduktan sonra eller yıkanmalı. En iyi dezenfeksiyon ellerin sabun ile 20 saniye yıkanmasıdır. Kirli elbiseler çıkarılıp yıkamaya konulduktan sonra alınan ürünlerin temizlenmesi ve dezenfeksiyonu yapılmalıdır. Alınan ürünler poşetten çıkarılıp konserve ve ambalajlı ürünler uygun kimyasallar ile silinip dışları dezenfekte edilmelidir. Kutular, şişeler ve kavanozlar – cam, metal, plastik vb. gibi gıda ambalajlarını mutlaka dezenfekte etmelisiniz. Bunun için günlük dezenfektan mendillerinizi kullanabilirsiniz.

Konu taze meyve ve sebzeleri tüketmeye gelince gıda güvenliği kuralları yine değişmiyor. Meyve ve sebzelerinizi bol suyla yıkayın. Dilerseniz meyveleri ise sirkeli suda beklettikten sonra tek tek ve ovalayarak da yıkayabilirsiniz.

“Poşetler çöpe atılmalıdır”

Tek kullanımlık poşetleri saklayabilir miyiz?

Poşetler çöpe atılmalıdır. Tekrar kullanımı olan torbalar ise uygun deterjan veya sabunla eve dönerkenden yıkanmalıdır. Virüs karton kutuların üzerinde 24 saate yakın kalabildiği için mümkünse ürünleri karton ambalajından çıkarak saklayın. Cam ya da plastik gibi yıkanabilir ambalajları yıkayın, diğerlerini sabunlu bezle sildikten sonra yerleştirin. Poşetli ekmekleri ambalajından çıkarın. Tüm yiyeceklerinizi bıraktıktan sonra, çantalarınızın dokunduğu tüm yüzeyleri dezenfekte edin.

 

Yeni tip corona virüsünün bulaşı açısından paketlenmiş gıda ürünleri herkesi tedirgin ediyor. Ancak paketlenmiş üründe, paketten ürüne bulaşma riskinin neredeyse hiç olmadığını söyleyen Gıda Güvenliği ve Mikrobiyolojisi Uzmanı Dr. Hüseyin Değirmenci şöyle konuştu: “Virüsün, cam, teneke kutu, plastik ya da kağıt ambalajlarda canlı kalma süresi çok farklı. Ancak bu paketli ürünlerden çıkarılan gıdaların pişirilerek tüketileceği düşünüldüğünde virüsün gıda yoluyla bulaşma riskinin olmadığını söylemek mümkün.”

 

“Virüsün gıda yoluyla bulaşma riskinin olmadığını söylemek mümkün”

Yediğimiz içtiğimiz paketli ürünlerden corona virüs kapabilir miyiz?

Yeni tip corona virüs bulaşı açısından paketlenmiş gıda ürünleri herkesi tedirgin ediyor. Ancak paketlenmiş üründe, paketten ürüne bulaşma riskinin neredeyse hiç olmadığı düşünüle bilinir. Virüsün, cam, teneke kutu, plastik ya da kâğıt ambalajlarda canlı kalma süresi çok farklı. Burada en önemli nokta aldığımız gıdanın ambalajın sağlamlığının kontrol edilmesidir. En riskli ambalajlar karton ambalajlar olup gözenekli yapısından dolayı her türlü zararlı mikroorganizmaları ve virüsü üzerinde barındırabilir. Ancak bu paketli ürünlerden çıkarılan gıdaların pişirilerek tüketileceği düşünüldüğünde virüsün gıda yoluyla bulaşma riskinin olmadığını söylemek mümkün.

 

Et ve et ürünlerinin de çiğ olarak tüketilmemesi gerektiğini hatırlatan Dr. Değirmenci, “Gastroenterit etkeni olan parazitler açısından az pişmiş ya da pişmemiş et tüketilmesi çok riskli. Et ve et ürünlerini pişirmeden tüketmemek gerekiyor. Bu virüs her şekilde 65 derece ve üstüne dayanıksız olup öldüğü için et ve et ürünleri pişirildiği takdirde enfeksiyon riski olmayacaktır” dedi.

 

“Et ve et ürünlerini pişirmeden tüketmemek gerekiyor”

Korona virüsü riskine karşı et ve et ürünlerini nasıl pişirmeliyiz?  Et ve et ürünlerinden bu virüsü kapabilir miyiz? Buna karşı nasıl bir önlem alabiliriz?

COVID-19 için de et ve et ürünlerini pişirmeden tüketmemek gerekiyor. Bu virüs her türlü 65 derece ve üstüne dayanıksız olup öldüğü için et ve et ürünleri pişirildiği takdirde enfeksiyon riski olmayacaktır. Bu yüzden doğru yemek pişirme yöntemiyle virüse karşı tedbir almış olunuyor.

Et ve et ürünlerinin de çiğ olarak tüketilmemesi gerekmektedir. “Bazı parazitler ve patojen zararlı bakteriler açısından az pişmiş ya da pişmemiş et tüketilmesi çok riskli. Hatta hazırlık aşamasından itibaren diğer patojenler açısından da çok dikkat etmek gerekir. Genel bir gıda güvenliği önlemi olarak, enfeksiyon riskini azaltmak için çiğ et kullandıktan sonra daima ellerinizi yıkamalısınız.

“Kısıtlı kadro ile onca şeye yetişmek imkansız”

Yerel yönetimlerin ve Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Dairesi’nin yeterli denetimleri gerçekleştirdiğini düşünüyor musunuz?

Covid ile ilgili kontroller ve tüm gıda üretimi ve satışı yerlerinin denetimini Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Dairesi Uzmanları ile onların denetimde yetkilendirdiği yerel yönetimler yani Belediyeler tarafından yapılmaktadır.

Sağlık bakanlığında denetimi yapacak konusunda uzman kişilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmemekte ve bu kısıtlı kadro hem tüm gıdaların ön izinlerine bakarken hem de bulabildikleri her fırsat da gerek gece gerekse hafta sonu demeden canla başla çalışıyorlar. Hepsini her zaman takdirle takip ediyorum fakat bu kısıtlı kadro ile onca şeye yetişmek imkânsız.

“İstihdamlarda adama göre iş değil, işe göre adam seçilmesi ve uzmanı ile çalışılması çok önemlidir”

Peki Belediyeler?

Belediyelere gelirsek bildiğim kadarı ile 3 belediye dışında diğer hiçbir belediyede kadrolu çalışan Gıda Uzmanı Gıda Mühendisleri bulunmamaktadır. Ne yazık ki belediyeler yüzlerce istihdamlar alırken insan sağlığının ve beslenmenin temelini oluşturan gıdaların üretimi ve satışı noktasında denetimi için uzman bir gıda mühendisi ile çalışmayı tercih etmiyorlar. Gıda yasasının uygulanmadığı ve uzmanın çalışmadığı bir yerde denetimlerin de sağlıklı bir şekilde yapılması beklenemez. Covid dönemi Gıda konusunda Uzmanlar ile çalışmanın ne kadar önemli ve gerekli olduğu ortaya çıkmıştır. İstihdamlarda adama göre iş değil, işe göre adam seçilmesi ve uzmanı ile çalışılması çok önemlidir.

“İnsan yaşamına kastetmek” hükmü doğrultusunda değerlendirilmeli ve cezai müeyyideler buna göre belirlenmelidir.

Gıda denetimleri ile ilgili KKTC’de nasıl bir politika izlenmelidir?

Gıda denetimi sisteminin bütünüyle ele alınıp yaşanan sorunların uygun koşullar oluşturularak kamu denetiminde ivedilikle çözülmesi gerekmektedir. Mevcut yasal düzenlemelerde gerekli değişiklikler gecikmeksizin yapılmalı, insan sağlığını olumsuz etkileyecek gıda faaliyetinde bulunanlar “insan yaşamına kastetmek” hükmü doğrultusunda değerlendirilmeli ve cezai müeyyideler buna göre belirlenmelidir.

Gıda işletmelerinde “istihdamı zorunlu personel” olarak gıda denetçisi görevi yapan Gıda Mühendisleri, Ziraat Mühendisleri, Kimya Mühendisleri dâhil gıda konusunda öğrenim görmüş ilgili kişilerin yetki ve sorumlulukları açıkça düzenlenmeli, güvenilir gıda temininde toplumsal sorumlulukla birlikte bilimsel çalışmalarının önü açılmalıdır.

Gıda denetimleri, kamusal bir gereklilik olarak, özerk, bağımsız ve bilimsel esaslara göre yeterli gıda denetçisi ve uygun alt yapı hizmetleriyle uygulanmalı, bu faaliyetler Bakanlık ile iş birliği içinde ilgili Meslek Odalarınca etkin ve eşzamanlı denetlenmelidir. Kamusal gıda denetimine yönelik kamu personel sayısı artırılmalıdır. Üretim sonrası nakliye ve depolama uluslararası standartlara uygun yapılmalı, tüketicilerin gıda okuryazarlığının geliştirilmesi için, orta öğretim müfredatına gıda güvenliğiyle ilgili dersler konulmalı, kamu spotları gibi yayınlar ile halk bilgilendirilmelidir.

 

 







Başa dön tuşu