Köşe Yazarları

Çok dürtmeyin! (altından çapanoğlu çıkar!)


Yeni koalisyon hükümeti henüz “icraatlarına” başlamadı. Fakat toplumun orta yerine bir “Maraş bombası” bıraktı ki tartışmalarıyla evvel Allah 2019’a icraat adına nokta koymadan bile vaziyetleri ballı kaymaklı idare eder…

Üstelik önce “envanteri yapılacak” dendi… Baktılar ki halkta tık yok, ardından “açılacak” lafını da attılar ki işte şenlik o zaman başladı, devam ediyor!

Ha daha bir “üstelik,” yılların müzmin sorunu olan “Maraş’ın Evkaf malları üzerine inşa edildiği” de hatırlatıldı ki tartışmanın heyecanına katkı koya! Anlatayım:

*****

Ben 1965’lerde falan Bozkurt Gazetesindeki köşemde yazmaya başlarken, zaman zaman Maraş’taki “evkaf malları üzerine şu veya bu nedenle yorumlar yaptığımı hatırlarım.

Yine sonrası dönemlerde Mağusa’da yakın arkadaşlık kurduğum Mustafa Haşim Altan’ı da bu vesileyle hatırlatayım çünkü bakıyorum asıl konuşması gerekenlerin sesleri işitilmiyor.

“Neden asıl konuşması gerekir” dememin nedeni o yıllarda görevli olarak Türkiye gidip aylarca “Osmanlı arşivlerini didikleyerek ve mikro film haline getirerek adadaki Evkaf mallarını bircik bircik ortaya çıkarmasından dolayı…

Hatta bu arşivlerdeki tüm belgeleri de kitaplaştırmıştır ki elimizdeki en güvenilir ve doğru olan kaynaktır. (Haşim Altan’ın bu kitaplarını kaç kişi okudu bilmiyorum… Fakat bir devrelerde “adadaki Türk topraklarıyla ilgili bilgi almak amacında kendisine telefon ettiydim de bana, “Evkaf mallarımızla birlikte yüzde 45’e yaklaşır dediydi…”

Yani eğer Evkaf Malları elimizde olsaydı Rum tarafı tapulu topraklarının çokluğunu bahane ederek tüm ada egemenliği üzerinde hak iddia edemeyecekti…

Fakat Osmanlı döneminde önceleri tüm ada taşınmazlarıyla birlikte “Memaliki Metrukenin” yani “Padişahın” iken, İngiliz döneminde ne zaman ki koçanlar çıkarılmaya başlandı, pek çok Vakıf Malı ve ötesindeki Türk malları tutun ki alavere dalevere sonucu da olsa Rum’ların eline geçti…

Anlıyoruz, kentin içindeki Evkaf toprakları nedeniyle Maraş da  bu “gasp edilmişliğin” bir parçasıdır.

(Ha, İngiliz, Kıbrıs Cumhuriyeti kurulurken ileride üniter devlette tartışmalara neden olmasın diye hem bizim liderliğe ‘ayni zamanda Rumlara da’  sus payı olarak bir buçuk milyon sterlin verdi de ‘biz sustuk olayı’ sadece olayın hikâyesidir!)

Kaldı ki sırf Evkaf Malları üzerinden hak iddiasına baş koşsak, Türkiye’nin de arkasında bıraktığı Evkaf malları nedeniyle  bütün Balkan ülkelerini, Arabistan’ı geri alması gerekirdi!

Son söz. Bir süre önce de yazdım. Şöyle ki: “Eğer Rum tarafı “al Maraş’taki evkaf mallarını ama sen de 1974’de gasp ettiğin mallarımı iade et” derse…

Ne diyeceğiz Rum’a? O başka bu başka mı?

Söylemek istediğim evet Maraş’ta Evkaf mallarımız vardır, hakkımızdır ama Kuzey’deki koçanlı Türk mallarının kat katı üzerinde  Rum malları vardır!…

Kısaca gelin şu Maraş olayını çok dürtmeyin sonra altından çapanoğu çıkacak!

**********

KISACA TAKILDIKLARIM

Siz enflasyona bakın: Yüzde 30’lara dayandı da başta Tatar Hükümeti olmak üzere Kıbrıs Türk halkı dayanacak mı ya?

Nitekim geçen hafta Merkez Bankasından bir açıklama geldi de Maraş tartışmaları nedeniyle iltifat bulamadı!

Açıklama KKTC Merkez Bankası’nın 2019 yılı çeyrek bülteninde yayınlandıydı ki  vaziyeti umumiyemizi ayazlatıyordu! Şöyle ki “tahsili geciken toplam borç miktarı 85.3 TL’ye ulaşırken yıllık enflasyon da yüzde 30’lara vurdu” müjdelerinde!

Eğer “enflasyon” en basit ifadesiyle “tedavüldeki parayla satın alınan mal ve hizmetlerin toplamı arasındaki açığın büyümesi nedeniyle artan pahalılıksa,” zaten söylemeye gerek yok KKTC ne zaman “ucuz” oldu ki millet ayva yiyor! Tatar hükümetinin bu konuda ne yapacağını bilmiyorum ama yine “üretim” diyeceğim…

Fakat öyle bir olay ki bugün ektiğiniz domatesin ürününü ancak iki üç ay sonra alırınız! Bu ne demek? Bugünden üretim seferberliğine başlansa sonucundaki bereketine aylar yıllar sonra ellenebilir ki öylesi bir kıpırdanma da yok!

Fakat iki ay sonra okullar açılırken “yaz rehavetinden” çıkıp da önümüzde dağlar gibi yığılmış “sorun” buldukta şaşıracağız değil mi?

Geçen gün Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay da söyledi: Seçimler dolayısıyla Meclis iki ay çalışamadı, olumsuz ve büyük etkileri oldu…

Yani diyoruz eli kulağındadır, çiftçinin hayvancının Bakanlık kapılarına dayanacağı günlerin!

*****

Ah Sn. Arter, ne yaptın o Glapsides plajına öyle? “Güvenlik şeridiyle” sınarlarken o güzelim deniz  oldu havuz! Zaten kıyı sığ! Yüzmek için iki kulaç attın mı güvenlik şeridine toslanmakta!  Yoksa “balonlar” mı yetmedi? Yani belediyede durumlar o kadar mı feci!

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı