Bir zamanlar çocukluğunu geçirdiği evinin önünde durarak şunları düşündüğü anlatılıyor bir romanda: “Kimi zaman haftalarca çalışıldığı olurdu, ama ardından bir bayram havası kaplardı bütün evi!...
“…romanı bir kez yazıp yayınlayan yazar, o andan itibaren kendisinden bağımsız bir varlık kazanmış, ona yabancılaşmış bir metinle karşı karşıya kalır…” … Yakın bir geçmişte...
Yağmur yağarken yazı yazmak daha mı kolaydır yoksa daha mı zordur? Hangisi daha çok motive eder insanı? … Ortamına göre değişiyor olmalı, tabii insanın ruh...
Lüzinyan döneminin tarihçilerinden Leondiyos Mahera, Rumların Latinler tarafından Katolik yapmak istendiklerine dair bir olay anlatır: Yıl 1359’dur. 8 Aralık Pazartesi günü Girne limanına bir kadırga...
Roma döneminde Julius Sezar takvimin yeniden düzenlenmesini ister. O dönemde bir yıl dört aydan ibaret. Yetersiz görür Sezar. “Tekrar düzenleyin” der. Bu iş Mısırlı bir...
İnsanlar küçük şeylerle mutlu olurlardı ve hayat bu küçük şeyleri yaşayarak sürüp giderdi. Böyle kış zamanlarında ki kara bulutlar birdenbire çoğalır, yağmurlar sert ve keskin...
Leonardo da Vinci’nin 1481 yılında Kıbrıs’a geldiği, bu ziyareti esnasında Lefkara köyüne uğradığı, orada işlenen Lefkara nakış işine hayran kaldığı ve kimi tablolarında bu nakış...
Nereye baksan Kıbrıs. Bir buçuk asır ötesine kadar uzanıyor. Kök aynalar, çeyiz sandıkları, eski masalar ki eski köy kahvehane masaları dahil, pirinç karyolalar… Hangi köşesine...
Bir fotoğrafta vardı, siyah beyaz bir fotoğrafta, daha sonra renklendirilmiş, 40’lı yıllar olmalı, bir önceki yüzyılda, dönemin arabaları Lefkoşa Sarayönü’nde çemberin içinde ve çevresinde park...
Anayasa mahkemesi kararı için “Tanımıyorum, saygı da duymuyorum” demişti. Alkışladılar… … Bir gün kürsüye çıktı ki her gün üç kere çıkıyor olmalı, “Amerika’yı Colomb değil...