09 Aralık 2016

Reşat Akar, tetikçiler ve onları kullananlar…

Haber İçi Üst

Elbette böyle bir yazı yazmak içini bugünü beklemiş değilim…

Ama biliyorum ki, zamanında yazılmayan yazının da, daha sonra kıymeti yoktur…
Konumuz Reşat Akar…
Ama tek başına Reşat Akar değil…
Yaptıkları, yaptığını zannettikleri, yapmak için çaba harcadıkları…
Akar’ın hangi şartlarda ve ne için Asil Nadir tarafından Kıbrıs Gazetesi’nin başına getirildiğini en iyi bilenlerden biri de benim…
Akar göreve gelmeden iki gün önce istifamı Asil Nadir’e sunmuştum…
Nadir, Geçitkale Havaalanı ile başlayan, vergi borcunun silinmesini isteyen, internet şirketi ile devam eden birtakım talepleri ile dönemin hükümetinin karşısındaydı.
Konuşmayı net hatırlıyorum…
“Bu gazete artık Kıbrıs Türkü’nün değil, benim şahsi çıkarlarım için de yayım yapacak. Taleplerim yerine gelene kadar sadece bu hükümet değil, başka hükümet de gelse, düşecek. Patron gazeteciliği yapacaksınız” demişti…
Sonraki süreci biliyorsunuz…
Hele hele Havadis Gazetesi’ni yakından takip eden bu gazetenin okurları, süreci çok daha iyi biliyor.
Seçim sürecinde Kıbrıs Gazetesi’nin önce CTP, ardından Cumhurbaşkanı Talat için nasıl kullanıldığı…
Eroğlu’nun önce Başbakan, ardından da Cumhurbaşkanı olması için yapılan yayımlar…
Geçitkale Havaalanı’nın ihalesiz nasıl Nadir’e verildiği…
İnternet yayın hakkının Nadir’e ihalesiz verilmesi…
Bir önceki hükümet döneminde kabul ettiği verginin, UBP hükümeti döneminde nasıl kuşa çevrildiği…
Tüm bunlar Eroğlu’nun Başbakanlık’ı döneminde oldu…
Al gülüm- ver gülüm, Eroğlu hükümeti kamuya ait kaynakları, yüksek bedeline bakmaksızın Asil Nadir’in hizmetine sundu…
Bu bir strateji çerçevesinde yapıldı…
İşte bu süreçte, bir grup “gazeteci” olmayı reddetti.
Patron yalakalığına, siyasetin hizmetkarlığına soyundu.
Başına Reşat Akar’ın geçtiği ekip, sadece Asil Nadir’den emir almadı…
UBP hükümeti ve ardından da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda oluşturulan bir tim ile sadece Asil Nadir ve güç aldığı Eroğlu eksenli tehlike görülenlere değil, bizzat UBP’ye de operasyonlar yapıldı.

Havadis hedef yapıldı
Havadis Gazetesi de buna hedef yapıldı.
Bu saldırıların en önemli hedefi haline getirildi.
Şükür ki, alnımız açık, başımız dik…
Şükür ki sadece işimizi yaptık, ayin- oyuna sapmadık…
Onlar yazdıkça, biz büyüdük.
Yazdıklarını yazdılar, yazamadıklarını da tetikçilerine söylettiler…
“Paramı alırım her işi yaparım” eksenli tetikçiler, dostlukları, arkadaşlıkları hiçe saydılar…
“Sizi çok seviyorum ama paramı alırım, işimi yaparım. İşim size sövmek” diyecek kadar alçalanlarla, bir saadet zinciri kurdu kendisine Reşat Akar…
Sandı ki, bu yolla Havadis’e zarar verecek…
Şükür ki bu halk bizi de çok iyi tanıyor, bunları da…

Yolcular da kendi hancı sanıyor
Reşat Akar, bir süre sonra, “tetikçi” olduğunu unuttu.
Gerek bizlerin çok iyi tanıdığı personel arkadaşlarımıza…
Gerek kamuoyunda Havadis’e yakın birçok kişiye ciddi baskılar yaptı…
Kıbrıs Gazetesi’nin gücü var sandı, bu gücü de kendinin sandı…
Devran değişti…
Nadir’in bir zamanlar “yatırımlarda” olan çıkarı, “hapisten çıkmaya” döndü…
Hapisten çıkmak için de türlü pazarlıklara girildi.
Bu devrede Akar’ın önemi ortadan kalktı…
Akar’ın önemi kalktı da ne oldu?
Kullanılan ve bir köşeye atılan gazetecilerle doludur Asil Nadir’in geçmişi…
Sağladığı mali ve makam olanaklarını elinin tersi ile tepen az sayıda gazetecilerdeniz…
Akar ve “tetikçileri” bunu tercih etmedi…
“Aslancık” olmayı yeğledi…
Gün geldi…
İhtiyaç ortadan kalktı…
Üzerine bir de mali olarak Kıbrıs Gazetesi’ne zarar veren tiraj kaybı da eklenince…
Nadir’in “hade bay bay” dediği isimlere Reşat Akar da eklendi…

Göreceğiz
Şimdi kendi ile baş başa Akar…
Takke düştü, kel göründü…
Anketlerle…
TV ve radyoyu kullanarak…
Gazeteyi kullanarak…
Kendisini bu topluma “en büyük gazeteci” olarak sunan Akar da…
İşini yapmak için para aldığını unutarak, “tetikçilikten, patron yalakalığından kazanacağı paraya daha çok önem verenler” de şimdi kendileri ile baş başadır…
Vicdanları ile baş başadır…
Biz de buradayız…
İzlemeye devam edeceğiz… “Gazetecilik” adı altında yapılan kepazeliği…

***
Nur Nadir’in isyanı…

Asil Nadir’in eşi Neriman (Nur) Nadir Reşat Akar’ın atılması ile birlikte, ardı ardına attığı tweetlerle, tartışmaya dahil oldu.
Nur Nadir direk olarak Bilge Nevzat’ı, yani Asil Nadir’in kız kardeşini hedef aldı.
Bilge Nevzat’ı tanırım…
Eşi Fehim Nevzat’ı da… Hele hele, bir dönem yanlarında sekreter olarak işe başlayan Neriman (Nur) Nadir tarafından bu kadar ağır bir saldırıyı hak ettiklerini düşünmüyorum…
Üç tweet attı Nur Nadir:
1. Rabbim herkesi şer ruhlu, evliliğinde mutsuz ve gözünü para hırsı bürümüş kadınlardan korusun ki aileler dağılmasın.
2. Özellikle de kocası zayıf karakterli ve kapasitesi düşük, korkak ruhlu adamların eşleri ağabeylerini bile kıskanabiliyorlar. Allah ıslah etsin.
3. Bilge Nevzat’ın şerliğinden kimse kurtulamadı. Son kurbanı Reşat Akar. Büyük şerefsizlik. Kınıyorum. Tüm çalışanlar çok üzgün.
Evet, bu üç tweette Nur Nadir, eşinin kardeşine bu şekilde saldırıyor. Üzgün çalışan varsa, bunu gurur yapar. Akar’ın ardından istifa eder ve kader birliği yapar.
Bunun örnekleri de var…
Ama hayatı boyunca sadece “para için” çalışanların böyle bir davranış içinde olacaklarını düşünmüyorum. Akar’ı çoktan unutmuşlardır bile.
Neriman (Nur) Nadir de kendi duygularına karıştırıyor personeli belli ki…
Bu kavga daha da büyüyecek. Akıl yerini hırsa bırakmış besbelli…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil