10 Aralık 2016

Çocuklara okutmayınız

Haber İçi Üst

Hayat Bilgisi 1. Sınıf Ders ve Çalışma Kitabı 2’ye Facebook’ta bir eleştiri yapıldı. Sayfa 36’da Kıbrıs’ta geçmiş ve bugünü anlatan bir metin mevcut.
Metinde özetle “eskiden Türk ve Rumların birlikte yaşadığı, zaman içinde sorunlar yaşandığı, en sonunda da sorunun gün geçtikçe büyüdüğü ve savaşa dönüştüğü, sonrasında adanın ikiye bölündüğü, Türklerin kuzeyde Rumların güneyde yaşadığı belirtiliyor. 1983’teyse Kıbrıslı Türklerin KKTC’yi kurduğu” yazılmış.
Kitabın yazılmasında komisyon başkanı da bendim. Bu nedenle konu ile ilgili bir kaç noktaya değinmek istedim. Yukarıdaki metinde öğrencileri silaha, ölüme, kine, nefrete, düşmanlığa götürecek iletiler yok. Sadece eleştiriyi yapanların savaş kelimesine odaklanabilecekleri ortada. Hayat Bilgisi öğretim programı birçok ülkede olduğu gibi bir toplumun nasıl oluştuğunu öğrencilere kazandırmayı hedeflemektedir. Öğrencilerin geçmişte adada iki halkın birlikte yaşadığı ve sonra savaş nedeniyle ayrı devletler oluşturduklarını öğrenmeleri, “Kıbrıs Türk toplumu olgusu”nu kavramaları için bilmeleri gereken bir gerçektir.
Kitap yazılırken ‘İnsan Hakları’ temele alınmıştır. Doğrudan insan haklarına aykırı düzenlemeler olmamasına, temel insan hakları kavramlarında yanlışlar yapılmamasına, kasti saptırmalarla görmezden gelmelere ve cinsiyet ayrımcılığına yer verilmemesine dikkat edilmiştir. Evrensel değerler, barışçıl değerler ve demokrasi bilincinin vurgulanması temele alınmıştır.
Ancak esas eleştiri bir öğrencinin, bir sonraki sayfada yer alan etkinlikte çizdiği resim kompozisyonudur. Öğrenci ‘ülkemizle ilgili geçmiş zamandan neler öğrendiğini çizerek anlat’ etkinliğinde resim çizdi. Boş beyaz bir sayfayı istediği gibi doldurdu. Resim, bireylerin uzun süreli belleklerindeki imajlarının bir yüzeye aktarılmasıdır. Öğrenci Cin Ali benzeri insanlar çizmiş. İnsanların ellerinde silahlar, silahtan çıkan kurşunlar, yerde yatan insan figürlerini resmetmiş.
Öğrencinin öğretmeninin veya hiç bir öğretmenin, öğrencilerin belleklerini bu tür imajlarla dolduracak mesajlar vermeyeceğini düşünmekteyim. Yukarıdaki metinde de öğrencinin resminde çizdiği hiçbir figürün karşılığı olacak tek bir kelime yok.
Esas soru ve problem şu noktada ortaya çıkmakta; öğrencinin belleğinde bu tür imajlar nasıl oluştu. Eleştiriden, resmi çizen öğrencinin anne ve babasının, eleştiri yapan kişi gibi aktivist olduğudur. Hatta aktivist bir ailenin 6 yaşındaki çocuğunun böyle bir resim çizmişse diğer ailelerin çocuklarının neler yapacağı da sorgulandı.
Öğrencilerin, eğitimin bir kısmını da aile ve yakın çevrelerinden aldıkları unutulmamalı. Onların da sorumlulukları var. Eleştiri yapan kişinin sayfasında  iki tane video yer almakta. Bir tanesi bir Kürt kızının gericiler tarafından dövülerek öldürülmesini içermekte. Sonunda kanları başının altında göl gibi olmuş, cansız bedeni üzerinde. Diğer video ise katliam içerikli. Güney Afrika’da polisler tarafından katledilen maden işçileri. Onlarca polis ellerinde silahlar, karşılarından yürüyerek getirilen maden işçileri ve silahlarını ateşleyen polisler. İşçiler 0.43 saniyede yerlerde ölü olarak yatıyor.
Resmi çizen çocuğa geri dönelim. Acaba öğrencilerin belleklerindeki silah, ölüm, düşmanlık, kin, nefret gibi imajların oluşmasında bunlar etkili değil mi? Önce kendi davranışlarımızın sonuçlarını düşünmekte fayda var. Çünkü kendi çocuklarımız da bizleri takip etmekte. Ne yaptığımız, neyle ilgilendiğimizle ilgilenmekte. Bizler farkında olmadan kendi çocuklarımızın belleklerinde bu imajların oluşmasına neden olabiliriz. Biz herhangi bir iletişim içeriğinin farklı kısmını deşifre etmeye çalışırken, diğer taraftan hiç arzu etmediğimiz davranışları en yakınımızdakilerin içselleştirmesine neden olmaktayız.
KKTC’de uyuşturucunun çok küçük yaşlara kadar inmesi olgusunda olduğu gibi. Birileri uyuşturucunun kötü olduğunu vurgulamak isterken, bütün toplumu uyuşturucu ile tanıştırdılar. Sonuç ortada uyuşturucu türlerini bile öğrenmiş olduk. Nedir, nasıl bulunur, kurtuluşu var mı? Ne işe yarar? Toplum olarak yediden yetmişe bütün bu soruların yanıtını öğrendik. Ne yaman çelişki değil mi?

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil